Dsp Genel Başkanı Masum Türker:
DSP Genel Başkanı Masum Türker, CHP Ankara milletvekili adayı Sinan Aygün‘e cevap vererek, "Bir Başbakan hakkında vasi tayin etmeye kalkışan adamın vasiye ihtiyacı vardır" dedi.
Türker, Tv8‘de yayınlanan bir programa katılarak, Hedef 2023 ve Kanal İstanbul projelerini değerlendirirken, iktidar ve muhalefete yönelik de sert eleştirilerde bulundu. Türker, Sinan Aygün‘ün merhum Başbakan Bülent Ecevit‘e vasi tayin edilmesine ilişkin konuşmalarına tepki gösterdi. Türker, "Ecevit‘e vasi tayin edilmesini isteyen kişi sizin adayınız. Böyle bir dilekçeyi veren ne oyunlar içindedir. Ben burada Sinan Aygün‘ü kınamıyorum, o da kendine ön açmak, seçilmek istiyor. Onu, Ecevit‘i kendine bayrak
edinenlerin alıp aday yapmasından dolayı, ne olduklarını anlasınlar diye söylüyorum. Bir Başbakan hakkında vasi tayin etmeye kalkışan adamın vasiye ihtiyacı vardır!" açıklamalarında bulundu" dedi.
"BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE FEDERAL DEVLETE DE GEÇMİŞ OLACAĞIZ"
Türkiye‘nin iki partili olmasını dünyadaki egemen güçlerin istediğini belirten Türker, "Bakın Anayasa değiştirilecek. Anayasa‘da ‘başkanlık sistemine geçiyoruz‘ dedikleri zaman federal devlete geçmiş olacağız" diye konuştu.
Türkiye‘de tartışılan iki konu olduğunu ve bunların da ‘Hedef 2023‘ ve ‘Kanal İstanbul‘ projeleri olduğunu ifade eden Türker, "Hedef 2023 projesine 2000 yılının Haziran ayında, 13 Haziran‘da başladık. 26 Haziran‘da onaylandı. Merak eden, 27 Haziran 2000 tarihli Resmi Gazete‘de TBMM‘nin kararını görecektir. 2023 yılının hedefleri ve stratejisini de içerir. Oysa ki 2000 yılında daha AK Parti kurulmamıştır" dedi.
Parti olarak kıskanmak kavramlarının olmadığını da belirten Türker, "Mesela ben şimdi Başbakan bizim kanal projemize sahip çıktı diye kızmıyorum hatta müteşekkirim. Bülent Ecevit ne kadar iyi yapmış da bu kanal meselesini anlatmış. Tayyip Erdoğan da İstanbul Büyükşehir adayı olarak herhalde gıpta duymuş. Almış broşürü bir yere saklamış. Çıktı, ‘çılgın proje‘ dedi. Demek ki Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit‘i dinleyince çıldırmış" diye konuştu.
Türker, Kanal İstanbul‘un Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın projesi olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"27 Mart 1994, DSP‘nin İstanbul Büyükşehir seçim bildirgesinde boğaz ve DSP‘nin kanal projesini görebilirsiniz. Bu projenin finansmanı dahil her şeyi düşünülmüştür ve amaç rant yaratmak değil; boğazdaki tıkanan geçişleri açmak, İstanbul‘un su havzasını korumaktır. 17 Ocak 1994‘te seçim bildirgesini Bülent Ecevit ve Nejdet Özkan birlikte açıklıyorlar. Mart ayında boğazda tanker kazası oluyor, onun ardından Ecevit‘in önerisi gündeme geliyor. Bu Başbakan‘ın ülke projesi değildir. Ecevit ve Nejdet Özkan‘ın
vizyonudur. Tayyip Erdoğan o sırada Belediye Başkanı adayıdır."
"BAŞÖRTÜ KAVGASININ ELE BAŞI ERDOĞAN‘DIR"
Türker, başörtüsü tartışmalarıyla ilgili olarak da, "Bizim başörtüsüyle ilgili hiçbir düşüncemiz olmadı. Kimse 87 yılına kadar birbirine dokunmadı. Bu konu, 12 Eylül‘ün ürünüdür. Bunun sonucu Türkiye‘de kavga çıktı. Bu kavganın da ele başı o tarihlerde Refah Partisinin Beyoğlu İlçe başkanı olan Sayın Tayyip Erdoğan‘dır. Üniversiteler özgür ve özerk olsun. Biz bunun kaldırılmasından yanayız" açıklamasını yaptı.
Kaynak: İHA
edinenlerin alıp aday yapmasından dolayı, ne olduklarını anlasınlar diye söylüyorum. Bir Başbakan hakkında vasi tayin etmeye kalkışan adamın vasiye ihtiyacı vardır!" açıklamalarında bulundu" dedi.
"BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE FEDERAL DEVLETE DE GEÇMİŞ OLACAĞIZ"
Türkiye‘nin iki partili olmasını dünyadaki egemen güçlerin istediğini belirten Türker, "Bakın Anayasa değiştirilecek. Anayasa‘da ‘başkanlık sistemine geçiyoruz‘ dedikleri zaman federal devlete geçmiş olacağız" diye konuştu.
Türkiye‘de tartışılan iki konu olduğunu ve bunların da ‘Hedef 2023‘ ve ‘Kanal İstanbul‘ projeleri olduğunu ifade eden Türker, "Hedef 2023 projesine 2000 yılının Haziran ayında, 13 Haziran‘da başladık. 26 Haziran‘da onaylandı. Merak eden, 27 Haziran 2000 tarihli Resmi Gazete‘de TBMM‘nin kararını görecektir. 2023 yılının hedefleri ve stratejisini de içerir. Oysa ki 2000 yılında daha AK Parti kurulmamıştır" dedi.
Parti olarak kıskanmak kavramlarının olmadığını da belirten Türker, "Mesela ben şimdi Başbakan bizim kanal projemize sahip çıktı diye kızmıyorum hatta müteşekkirim. Bülent Ecevit ne kadar iyi yapmış da bu kanal meselesini anlatmış. Tayyip Erdoğan da İstanbul Büyükşehir adayı olarak herhalde gıpta duymuş. Almış broşürü bir yere saklamış. Çıktı, ‘çılgın proje‘ dedi. Demek ki Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit‘i dinleyince çıldırmış" diye konuştu.
Türker, Kanal İstanbul‘un Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın projesi olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"27 Mart 1994, DSP‘nin İstanbul Büyükşehir seçim bildirgesinde boğaz ve DSP‘nin kanal projesini görebilirsiniz. Bu projenin finansmanı dahil her şeyi düşünülmüştür ve amaç rant yaratmak değil; boğazdaki tıkanan geçişleri açmak, İstanbul‘un su havzasını korumaktır. 17 Ocak 1994‘te seçim bildirgesini Bülent Ecevit ve Nejdet Özkan birlikte açıklıyorlar. Mart ayında boğazda tanker kazası oluyor, onun ardından Ecevit‘in önerisi gündeme geliyor. Bu Başbakan‘ın ülke projesi değildir. Ecevit ve Nejdet Özkan‘ın
vizyonudur. Tayyip Erdoğan o sırada Belediye Başkanı adayıdır."
"BAŞÖRTÜ KAVGASININ ELE BAŞI ERDOĞAN‘DIR"
Türker, başörtüsü tartışmalarıyla ilgili olarak da, "Bizim başörtüsüyle ilgili hiçbir düşüncemiz olmadı. Kimse 87 yılına kadar birbirine dokunmadı. Bu konu, 12 Eylül‘ün ürünüdür. Bunun sonucu Türkiye‘de kavga çıktı. Bu kavganın da ele başı o tarihlerde Refah Partisinin Beyoğlu İlçe başkanı olan Sayın Tayyip Erdoğan‘dır. Üniversiteler özgür ve özerk olsun. Biz bunun kaldırılmasından yanayız" açıklamasını yaptı.
