Bağış‘tan Kılıçdaroğlu‘na Eleştiri

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ‘‘Sıkıştıkları yerde ‘Bunların gizli gündemi var‘ diyorlar. Sorarım onlara, dokuz yıldır iktidardayız. Dokuz yıldır hala bizim gizli bir gündemimiz kaldıysa, herhalde dünyanın en iyi saklanan sırrıdır bu‘‘ dedi. 

Bağış, partisinin Kartal İlçe Başkanlığınca, Kartal Emexx Otel‘de düzenlenen programda yaptığı konuşmada, AK Parti‘nin milletin vicdanında kurulduğunu ve milletten başka kimseden talimat almadığını söyledi.

Bu ülkenin, Atatürk‘ten sonra ilk kez cemevine giden bir cumhurbaşkanı gördüğünü belirten Bağış, ülkenin ilk defa Alevi vatandaşlarıyla aynı sofrayı paylaşan, onlarla iftar yapan bir başbakan gördüğünü kaydetti.

On yıl önce bu ülkede insanlar ‘Kürdüm‘ demeye korkarken, günde yirmi dört saat Kürtçe yayın yapan bir televizyon kanalı gördüğünü dile getiren Bağış, ‘‘Ve o kanal, eskiden çocuklarını dağa göndermeye teşvik eden, onları şiddete davet eden kanalı izleyenlerin, devletin onlarla paylaşmak istediği doğru mesajı, gerçek haberi, kaliteli eğlence programlarını izlemelerine vesile oldu‘‘ dedi.

Bağış, bu ülkede demokrasiyle ilgili sorunu olan bir değil birçok kesim bulunduğunu belirterek, ‘‘Bu ülkede Kürt kardeşlerimizin de demokratik sorunu var, Alevi kardeşlerimizin de demokratik sorunu var, işçi kardeşlerimizin de kadın kardeşlerimizin de farklı inançlara mensup azınlık gruplarının da demokratik sorunu var. Ama her birinin bireysel özgürlüklerini artırarak, hür düşüncenin önünü açarak inşallah bu ülkede kimsenin hor görülmediği, herkesin huzur içerisinde, kardeşçe yaşadığı günleri de birlikte inşa edeceğiz‘‘ diye konuştu.

Ülkede yapay korkulara girmek isteyenlere de müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Bağış, şunları söyledi:

‘‘Sıkıştıkları yerde ‘Bunların gizli gündemi var‘ diyorlar. Sorarım onlara, dokuz yıldır iktidardayız. Dokuz yıldır hala bizim gizli bir gündemimiz kaldıysa herhalde dünyanın en iyi saklanan sırrıdır bu. Dokuz yıldır bizi bizzat fiiliyatta, iktidarda bu ülkeyi yönetirken gördünüz. Bir Allah‘ın kulu, ‘Benim hayat tarzıma karıştılar‘ diyebilir mi? Kimsenin kılık kıyafetine biz laf ettik mi? Kimsenin yediğine, içtiğine biz laf ettik mi? Kimsenin nerelerde kimle dolaştığına biz laf ettik mi? Bu ülkede hala yapay korkular yaymaya çalışan, insanları ürkütmeye çalışan bir ana muhalefet zihniyeti var.

‘Değişim, değişim‘ dediler, değişe değişe bir statükocu gitti, bir statükocu geldi. Hindistan‘ın Gandi‘sine özenen bir ‘Çakma Gandi‘ geldi başımıza. Ecevit‘in otuz, kırk yıl önceki kasket şapkasını giymekle halkçı olacağını zannetti. Ama partisini Cumhuriyet Halk Partisinden Cumhuriyet Çark Partisi‘ne dönüştürdü. Bir gün diyor ki ‘genel af‘, ertesi gün ‘vazgeçtim‘. Bir gün ‘baş örtüsüne özgürlük‘ diyor, ertesi gün ‘vazgeçtim‘ diyor. Hakkari‘de gidiyor ‘özerklik‘ diyor, başka bir gün ‘AB özerklik şartlarından bahsetmiştim‘ diyor. ‘AB‘nin özerklik şartı‘ diye bir şey yok. Avrupa Konseyinin var. Türkiye bunu yirmi yıl yıl evvel imzalamış, imzalarken de otuz altı maddenin otuz birine şerh koymuş. Tek şerh koyan da biz değiliz, Fransa‘da şerh koymuş. Bir sürü ülke şerh koymuş. Bilmiyor, öğrenmeye de niyeti yok. Yürüyen merdiveni bile ters tarafından çıkmaya çalışan bir arkadaş. Kukla gibi.‘‘

Kaynak: AA