Başbakan Erdoğan, Ankara İçin Projelerini Açıkladı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara‘nın diğer 80 vilayetin, umutlarını bağladığı, çözüm beklediği, vizyon beklediği bir şehir olduğunu belirterek, "Ne yazık ki Ankara, uzun yıllar boyunca, bırakınız diğer 80 vilayetin derdine çare olmayı, kendi köylerine, kendi ilçelerine dahi çözüm üretememiş, derman bulamamıştır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara‘nın diğer 80 vilayetin, umutlarını bağladığı, çözüm beklediği, vizyon beklediği bir şehir olduğunu belirterek, "Ne yazık ki Ankara, uzun yıllar boyunca, bırakınız diğer 80 vilayetin derdine çare olmayı, kendi köylerine, kendi ilçelerine dahi çözüm üretememiş, derman bulamamıştır. Kızılcahamam‘dan, Çamlıdere‘den, Çubuk‘tan tutunuz, güneyde Bala, Haymana, Şereflikoçhisar, Evren‘e kadar; Doğuda Elmadağ‘dan tutunuz, Batıda Güdül, Beypazarı, Nallıhan‘a
kadar, Ankara yıllarca hizmete hasret kalmıştır; ta ki AK Parti gelene kadar" dedi.
Başbakan Erdoğan, ATO Konferans Salonu‘nda gerçekleştirilen ‘Yeni Vizyonuyla Ankara‘ programı ile başkente yönelik projelerini açıkladı. Erdoğan, İstanbul projelerini açıklarken, benzeri projelerin başka kentler için de hazırlandığını söylediğini hatırlatarak, şu anda 81 ilin tamamında çok büyük projeler uygulandığını kaydetti. Bölünmüş yollar, hastaneler, üniversiteler, derslikler, stadyumlar, adalet sarayları, yerel hizmetler ve kentsel dönüşümlerle 81 ilin çehresinin değiştiğini ifade eden Başbakan
Erdoğan, "Bütün bu projelere ek olarak, İstanbul‘un ardından, Ankara, İzmir ve Diyarbakır için yine büyük projelere hazırlandık ve hazırlanıyoruz. İşte bugün, Ankara için hazırlanan bu projeleri sizlerle paylaşacağız" dedi.
Ankara‘nın köklü bir tarihe sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, konuşmasında ‘Beş Şehir‘ adlı eserin yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın, Ankara ile ilgili ‘Asırlar içinde uğradığı istilalar, üst üste yangınlar ve yağmalar, Ankara‘da geçmiş zamanların pek az eserini bırakmıştır. Türk kültürünün kendinden evvel gelmiş medeniyetlerden kalan şeylerle bu kadar canlı surette rastgele karıştığı, haşır neşir olduğu pek az yer vardır. Kale‘de ve onun eteğine serpilmiş mahallelerde, Türk velileri, Roma ve Bizans
taşlarıyla sarmaş dolaş yatarlar. Dedelerimizin mezarlarından çıkan yeşillikler, hangi itikatların etrafında yontuldukları belli olmayan çok eski taşları kendi rahmaniyetleri ile yumuşatırlar‘ dizelerine yer verdi.
"ANKARA GRİ DEVLET BİNALARI VE DEVLET ADAMLARININ ŞEHRİ DEĞİL"
"Ankara, gri devlet binalarından, kravatlı, takım elbiseli ciddi devlet adamlarından, sadece modern bir şehir hüviyetinden ibaret değildir" diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ankara, Selçuklu hükümdarları Alaaddin Keykubat, 2. Kılıçarslan, Sultan Muhiddin Mesut‘un; Osmanlı Sultanları Orhan Gazi‘nin, II. Murad‘ın; elbette ki Akşemseddin ve Hacı Bayram Veli‘nin, üstat Necip Fazıl‘ın hocası, Bağlum‘da medfun Abdulhakim Arvasi‘nin şehridir. Ankara, İstiklal şairimiz Mehmet Akif‘in şehridir. Ankara 23 Nisan 1920‘de, Gazi Mustafa Kemal‘in önderliğinde, bir Cuma namazının ardından, Ulus‘ta, eski Meclis binası önünde, Kur‘an-ı Kerim ve dualarla açılmış Türkiye Büyük Millet
Meclisi‘nin şehridir. Yani Ankara, Cumhuriyetimizin filizlendiği, bir çınara dönüştüğü, İstiklal Savaşımızın sevk ve idare edildiği bir şehirdir. Ankara, hem modern bir Avrupa başkenti, hem modern bir Cumhuriyet şehri, hem de bir tarih, kültür ve medeniyet şehridir."
Ankara‘nın, 1923‘te başkent ilan edildiğinde, 40 bin nüfuslu bir Anadolu kasabası olduğunu kaydeden Erdoğan, şu anda ise nüfusun 5 milyona yaklaştığını söyledi. Ankara‘nın nüfus olarak çok hızlı şekilde büyürken, şehrin buna hazırlıklı şekilde planlanmadığına da dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
"Böyle bir nüfus projeksiyonu yapılmadığı için, Ankara‘da kentleşme çok çarpık şekilde gelişti. Sadece artan nüfus değil, büyüyen, gelişen kamunun ihtiyaçları da sağlıklı bir plana tabi tutulmadı. AK Parti olarak, tüm şehirlerimiz gibi, Ankara‘ya da nefes aldırmak, Ankara‘nın Başkent vasfını güçlendirmek, çehresini değiştirmek için çok yoğun gayret sarf ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Ankara, Cumhuriyetin kalbi, bu milletin idare merkezidir. Ankara, diğer 80 vilayetin, umutlarını bağladığı, çözüm
beklediği, vizyon beklediği bir şehirdir. Ne yazık ki Ankara, uzun yıllar boyunca, bırakınız diğer 80 vilayetin derdine çare olmayı, kendi köylerine, kendi ilçelerine dahi çözüm üretememiş, derman bulamamıştır. Kızılcahamam‘dan, Çamlıdere‘den, Çubuk‘tan tutunuz, güneyde Bala, Haymana, Şereflikoçhisar, Evren‘e kadar; Doğuda Elmadağ‘dan tutunuz, Batıda Güdül, Beypazarı, Nallıhan‘a kadar, Ankara yıllarca hizmete hasret kalmıştır; ta ki AK Parti gelene kadar. Her zaman ifade ediyorum: Ankara, sadece Hakkari‘ye,
Iğdır‘a, Edirne‘ye, Muğla‘ya değil yanı başındaki Çankırı‘ya, Kırıkkale‘ye, Konya‘ya, Eskişehir‘e dahi binlerce kilometre uzakta kalmıştır. Ankara‘da ticaretin, Ankara‘da sanayinin gelişmesi, tıpkı Kayseri, Konya, Denizli gibi, Anadolu kaplanlarının kendi çabalarıyla, kendi mücadeleleriyle olmuştur. 3 Kasım seçimlerinden itibaren ise Ankara, farklı bir kimliğe, farklı bir hüviyete bürünmüştür. Ankara bugün, sadece diğer 80 vilayete değil, Kabil‘e, Sana‘ya, Beyrut‘a, Kahire‘ye, Saraybosna‘ya, Bağdat‘a dahi
çok ama çok yakın bir şehir haline gelmiştir. Ankara bugün, sadece Türkiye‘nin başşehri değil, dünyanın takip ettiği, izlediği, ‘acaba ne diyecek‘ diyerek merakla takip ettiği, gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir başşehir, bir başkent oldu. Dün, Ayaş‘a, Sincan‘a, Keçiören‘e elini uzatamayan Ankara, bugün Açe‘ye, Şili‘ye, Haiti‘ye kadar elini uzatıyor. Dün Kazan‘a, Gölbaşı‘na, Kalecik‘e, Mamak‘a sesini duyuramayan Türkiye, bugün Medeniyetler İttifakına başkentlik yapıyor. Dün Altındağ‘ı,
Yenimahalle‘yi, Akyurt‘u, Polatlı‘yı, Pursaklar‘ı, Etimesgut‘u duymayan, duyamayan Ankara, bugün bütün uluslararası denklemlerde ‘ben de varım‘ diyor. Biz sadece Ankara‘yı büyütmekle, Ankara‘yı güzelleştirmek, Ankara‘nın çehresini değiştirmekle kalmadık, aynı zamanda Ankara‘yı uluslararası bir kent, uluslararası bir başkent haline dönüştürdük. Şimdi açıklayacağımız büyük projelerle, işte Ankara‘nın bu vasfını daha da güçlendiriyoruz. Ankara‘nın başkent vasfını, modern görünümünü, itibarını şimdi bu
projelerle daha da ileri standartlara kavuşturuyoruz. Ankara‘daki bu projelerle, Türkiye‘nin kalbi Ankara‘yı, dünyaya örnek bir şehir, vizyon bir şehir, marka bir şehir haline getiriyoruz."
Kaynak: İHA
kadar, Ankara yıllarca hizmete hasret kalmıştır; ta ki AK Parti gelene kadar" dedi.
Başbakan Erdoğan, ATO Konferans Salonu‘nda gerçekleştirilen ‘Yeni Vizyonuyla Ankara‘ programı ile başkente yönelik projelerini açıkladı. Erdoğan, İstanbul projelerini açıklarken, benzeri projelerin başka kentler için de hazırlandığını söylediğini hatırlatarak, şu anda 81 ilin tamamında çok büyük projeler uygulandığını kaydetti. Bölünmüş yollar, hastaneler, üniversiteler, derslikler, stadyumlar, adalet sarayları, yerel hizmetler ve kentsel dönüşümlerle 81 ilin çehresinin değiştiğini ifade eden Başbakan
Erdoğan, "Bütün bu projelere ek olarak, İstanbul‘un ardından, Ankara, İzmir ve Diyarbakır için yine büyük projelere hazırlandık ve hazırlanıyoruz. İşte bugün, Ankara için hazırlanan bu projeleri sizlerle paylaşacağız" dedi.
Ankara‘nın köklü bir tarihe sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, konuşmasında ‘Beş Şehir‘ adlı eserin yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın, Ankara ile ilgili ‘Asırlar içinde uğradığı istilalar, üst üste yangınlar ve yağmalar, Ankara‘da geçmiş zamanların pek az eserini bırakmıştır. Türk kültürünün kendinden evvel gelmiş medeniyetlerden kalan şeylerle bu kadar canlı surette rastgele karıştığı, haşır neşir olduğu pek az yer vardır. Kale‘de ve onun eteğine serpilmiş mahallelerde, Türk velileri, Roma ve Bizans
taşlarıyla sarmaş dolaş yatarlar. Dedelerimizin mezarlarından çıkan yeşillikler, hangi itikatların etrafında yontuldukları belli olmayan çok eski taşları kendi rahmaniyetleri ile yumuşatırlar‘ dizelerine yer verdi.
"ANKARA GRİ DEVLET BİNALARI VE DEVLET ADAMLARININ ŞEHRİ DEĞİL"
"Ankara, gri devlet binalarından, kravatlı, takım elbiseli ciddi devlet adamlarından, sadece modern bir şehir hüviyetinden ibaret değildir" diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ankara, Selçuklu hükümdarları Alaaddin Keykubat, 2. Kılıçarslan, Sultan Muhiddin Mesut‘un; Osmanlı Sultanları Orhan Gazi‘nin, II. Murad‘ın; elbette ki Akşemseddin ve Hacı Bayram Veli‘nin, üstat Necip Fazıl‘ın hocası, Bağlum‘da medfun Abdulhakim Arvasi‘nin şehridir. Ankara, İstiklal şairimiz Mehmet Akif‘in şehridir. Ankara 23 Nisan 1920‘de, Gazi Mustafa Kemal‘in önderliğinde, bir Cuma namazının ardından, Ulus‘ta, eski Meclis binası önünde, Kur‘an-ı Kerim ve dualarla açılmış Türkiye Büyük Millet
Meclisi‘nin şehridir. Yani Ankara, Cumhuriyetimizin filizlendiği, bir çınara dönüştüğü, İstiklal Savaşımızın sevk ve idare edildiği bir şehirdir. Ankara, hem modern bir Avrupa başkenti, hem modern bir Cumhuriyet şehri, hem de bir tarih, kültür ve medeniyet şehridir."
Ankara‘nın, 1923‘te başkent ilan edildiğinde, 40 bin nüfuslu bir Anadolu kasabası olduğunu kaydeden Erdoğan, şu anda ise nüfusun 5 milyona yaklaştığını söyledi. Ankara‘nın nüfus olarak çok hızlı şekilde büyürken, şehrin buna hazırlıklı şekilde planlanmadığına da dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
"Böyle bir nüfus projeksiyonu yapılmadığı için, Ankara‘da kentleşme çok çarpık şekilde gelişti. Sadece artan nüfus değil, büyüyen, gelişen kamunun ihtiyaçları da sağlıklı bir plana tabi tutulmadı. AK Parti olarak, tüm şehirlerimiz gibi, Ankara‘ya da nefes aldırmak, Ankara‘nın Başkent vasfını güçlendirmek, çehresini değiştirmek için çok yoğun gayret sarf ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Ankara, Cumhuriyetin kalbi, bu milletin idare merkezidir. Ankara, diğer 80 vilayetin, umutlarını bağladığı, çözüm
beklediği, vizyon beklediği bir şehirdir. Ne yazık ki Ankara, uzun yıllar boyunca, bırakınız diğer 80 vilayetin derdine çare olmayı, kendi köylerine, kendi ilçelerine dahi çözüm üretememiş, derman bulamamıştır. Kızılcahamam‘dan, Çamlıdere‘den, Çubuk‘tan tutunuz, güneyde Bala, Haymana, Şereflikoçhisar, Evren‘e kadar; Doğuda Elmadağ‘dan tutunuz, Batıda Güdül, Beypazarı, Nallıhan‘a kadar, Ankara yıllarca hizmete hasret kalmıştır; ta ki AK Parti gelene kadar. Her zaman ifade ediyorum: Ankara, sadece Hakkari‘ye,
Iğdır‘a, Edirne‘ye, Muğla‘ya değil yanı başındaki Çankırı‘ya, Kırıkkale‘ye, Konya‘ya, Eskişehir‘e dahi binlerce kilometre uzakta kalmıştır. Ankara‘da ticaretin, Ankara‘da sanayinin gelişmesi, tıpkı Kayseri, Konya, Denizli gibi, Anadolu kaplanlarının kendi çabalarıyla, kendi mücadeleleriyle olmuştur. 3 Kasım seçimlerinden itibaren ise Ankara, farklı bir kimliğe, farklı bir hüviyete bürünmüştür. Ankara bugün, sadece diğer 80 vilayete değil, Kabil‘e, Sana‘ya, Beyrut‘a, Kahire‘ye, Saraybosna‘ya, Bağdat‘a dahi
çok ama çok yakın bir şehir haline gelmiştir. Ankara bugün, sadece Türkiye‘nin başşehri değil, dünyanın takip ettiği, izlediği, ‘acaba ne diyecek‘ diyerek merakla takip ettiği, gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir başşehir, bir başkent oldu. Dün, Ayaş‘a, Sincan‘a, Keçiören‘e elini uzatamayan Ankara, bugün Açe‘ye, Şili‘ye, Haiti‘ye kadar elini uzatıyor. Dün Kazan‘a, Gölbaşı‘na, Kalecik‘e, Mamak‘a sesini duyuramayan Türkiye, bugün Medeniyetler İttifakına başkentlik yapıyor. Dün Altındağ‘ı,
Yenimahalle‘yi, Akyurt‘u, Polatlı‘yı, Pursaklar‘ı, Etimesgut‘u duymayan, duyamayan Ankara, bugün bütün uluslararası denklemlerde ‘ben de varım‘ diyor. Biz sadece Ankara‘yı büyütmekle, Ankara‘yı güzelleştirmek, Ankara‘nın çehresini değiştirmekle kalmadık, aynı zamanda Ankara‘yı uluslararası bir kent, uluslararası bir başkent haline dönüştürdük. Şimdi açıklayacağımız büyük projelerle, işte Ankara‘nın bu vasfını daha da güçlendiriyoruz. Ankara‘nın başkent vasfını, modern görünümünü, itibarını şimdi bu
projelerle daha da ileri standartlara kavuşturuyoruz. Ankara‘daki bu projelerle, Türkiye‘nin kalbi Ankara‘yı, dünyaya örnek bir şehir, vizyon bir şehir, marka bir şehir haline getiriyoruz."
