Tobb 66. Genel Kurulu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "12 Haziran seçimlerine 27 gün kalmasına rağmen Türkiye‘de ekonomiye ilişkin hiçbir belirsizlik, hiçbir kaygı söz konusu değil" dedi.
TOBB 66. Genel Kurulu, TOBB-ETÜ Üniversitesi‘nde gerçekleştirildi. Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, genel kurulun 12 Haziran seçimlerine 27 gün kala gerçekleştiğini belirterek, bu platformu bir seçim aracı olarak kullanmaktan özenle kaçınacağını söyledi. Erdoğan, toplantıya katılanlara bugünün muhasebesini yapmayı gelecek adına bir vizyon ortaya koymayı daha çok önemsediğini kaydetti. Parti ismi vermeyeceğini ve hiçbir polemik başlatma gayesinde olmadığına işaret eden Erdoğan, şöyle devam
etti:
"Ancak miting yaptığımız illerin bir tanesinde 2 yıl önce verilmiş vaatleri, sözleri hatırladım. Belgeleriyle 2 yıl önce yerel seçimde kullanılan afişler önüme getirildi. Aman Yarabbi. Elektrik bedava, su bedava, doğalgaz bedava olacak; 10 bin kadına, 5 bin gence iş verilecek. Her çocuğa her gün süt dağıtılacak. Sınırsız sözler verilmiş. Bu sözleri veren de orada seçiliyor. Şimdi şöyle verilenleri bir incelettim. Gerçekten bunlar gerçekleşti mi, yerine geldi mi? Böyle bir işe yerleştirme oldu mu?
Çocuklara süt veriliyor mu? Hayır, böyle birşey yok. 500-600 öğrenciye süt veriliyor ve 4 anaokuluna kahvaltı veriliyor; bu kadar. Elektriğin, doğalgazın bedava verilmesi diye bir şey yok. Ve şimdi o sözleri veren zat çıkıp ‘ne yapayım ellimde sihirli değnek yok‘ diyor. Elbette bunun bir müeyyidesi var. Müeyyideyi seçim sandığında milletim uyguluyor. Ancak bu ülkede siyasetçinin millete, gençlere, seçmene karşı üst bir dil oluşturma sorumluluğu da var. Açık söylüyorum; bu ülke ne çektiyse ‘dün dündür, bugün
bugündür‘ anlayışından çekmiştir. Sizler ticaret hayatının, sanayinin içindesiniz. ‘Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasını veriyorum‘ siyasetinden bu ülke çok çekti. ‘İki anahtar veriyorum‘ diyenlerden çok çekti. Bu anahtarlardan acaba hangisi benim milletime ulaştı, soruyorum. Bu ülkede yıllarca devam eden yüksek enflasyonun, yüksek faizin, kamu açıklarının, yolsuzluk ve yoksulluğun en önemli sebebi işte bu anlayış. İstikrar ve güven zeminin tahrip eden, bozan; sağlıklı bir yatırım, üretim zeminini ortadan
kaldıran yaklaşım, bu yaklaşımdır. 8.5 yıldır Türkiye, istikrar ve güven zemininde ilerliyor. Yatırımcı, üretimci, girişimci artık önünü görüyor; ileriyi görüyor".
"ÇİFTÇİ, ANKARA‘NIN HAVASINA BAKMADAN TOHUM EKİYOR"
Geçmişte Çukurova‘nın, Menderes Ovası‘nın, Trakya‘nın çiftçisinin tarlaya topum atarken, oradaki havaya değil, Ankara‘nın havasına baktığını belirten Başbakan Erdoğan, "Bugün çiftçi, esnaf, sanayici, Ankara‘nın havasından emin, artık güvenle toprağa tohumunu atıyor. Fark bu. Güvenle yatırım yapılıyor. Artık Türkiye sanayisinde fabrikalarımız çöplük değil. Artık bakıyorsunuz birinci sınıf, bilemediniz ikinci sınıf makineler ülkemize giriyor" dedi.
İş dünyasının temiz, dürüst, ilkeli siyaset konusunda artık çok duyarlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Proje siyasetiyle popülist siyaset arasında iş dünyasının çok net bir çizgi çizdiğini görüyoruz. Nitekim 12 Haziran seçimlerine 27 gün kalmasına rağmen Türkiye‘de ekonomiye ilişkin hiçbir belirsizlik, hiçbir kaygı söz konusu değil" dedi.
Bütçenrin 1 milyar dolar fazla verdiğini, 12 Haziran sonrasında çıkacak sonuçların piyasalarda şimdiden satın alındı ifade eden Erdoğan, Türkiye‘yi bu seviyelere taşımış olmanın memnuniyetini yaşadıklarını kaydetti.
"KİMSE KALKIP DA YOKSULLUĞUN İSTİSMARINI YAPMASIN"
İşsizlikte Şubat ayı rakamlarının açıklandığını ve yüzde 11.5‘a düştügünü belirten Erdoğan, "Daha da düşecek. Şu anda mevsim lehimize gelişiyor. Şu anda 11.5 olan bu oranın Mart, Nisan, Mayıs verileri gelmeye başlasın, daha aşağı düştüğünü göreceksiniz" dedi.
Merkez Bankası rezervlerindeki artışa ve IMF borç miktarındaki düşüşe işaret eden Erdoğan, "Kimse kalkıp da yoksulluğun istismarını yapmasın. Onun da 19 milyondan, 12 milyon 750 bine düştüğünü lütfen görelim" dedi.
Başbakan Erdoğan, seçim sürecinde olunmasına ve küresel kriz sürecine rağmen her göstergede 2010 yılından daha iyi durumda olduklarını belirterek, 2008 seviyelerinin yakalandığını söyledi.
Kaynak: İHA
etti:
"Ancak miting yaptığımız illerin bir tanesinde 2 yıl önce verilmiş vaatleri, sözleri hatırladım. Belgeleriyle 2 yıl önce yerel seçimde kullanılan afişler önüme getirildi. Aman Yarabbi. Elektrik bedava, su bedava, doğalgaz bedava olacak; 10 bin kadına, 5 bin gence iş verilecek. Her çocuğa her gün süt dağıtılacak. Sınırsız sözler verilmiş. Bu sözleri veren de orada seçiliyor. Şimdi şöyle verilenleri bir incelettim. Gerçekten bunlar gerçekleşti mi, yerine geldi mi? Böyle bir işe yerleştirme oldu mu?
Çocuklara süt veriliyor mu? Hayır, böyle birşey yok. 500-600 öğrenciye süt veriliyor ve 4 anaokuluna kahvaltı veriliyor; bu kadar. Elektriğin, doğalgazın bedava verilmesi diye bir şey yok. Ve şimdi o sözleri veren zat çıkıp ‘ne yapayım ellimde sihirli değnek yok‘ diyor. Elbette bunun bir müeyyidesi var. Müeyyideyi seçim sandığında milletim uyguluyor. Ancak bu ülkede siyasetçinin millete, gençlere, seçmene karşı üst bir dil oluşturma sorumluluğu da var. Açık söylüyorum; bu ülke ne çektiyse ‘dün dündür, bugün
bugündür‘ anlayışından çekmiştir. Sizler ticaret hayatının, sanayinin içindesiniz. ‘Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasını veriyorum‘ siyasetinden bu ülke çok çekti. ‘İki anahtar veriyorum‘ diyenlerden çok çekti. Bu anahtarlardan acaba hangisi benim milletime ulaştı, soruyorum. Bu ülkede yıllarca devam eden yüksek enflasyonun, yüksek faizin, kamu açıklarının, yolsuzluk ve yoksulluğun en önemli sebebi işte bu anlayış. İstikrar ve güven zeminin tahrip eden, bozan; sağlıklı bir yatırım, üretim zeminini ortadan
kaldıran yaklaşım, bu yaklaşımdır. 8.5 yıldır Türkiye, istikrar ve güven zemininde ilerliyor. Yatırımcı, üretimci, girişimci artık önünü görüyor; ileriyi görüyor".
"ÇİFTÇİ, ANKARA‘NIN HAVASINA BAKMADAN TOHUM EKİYOR"
Geçmişte Çukurova‘nın, Menderes Ovası‘nın, Trakya‘nın çiftçisinin tarlaya topum atarken, oradaki havaya değil, Ankara‘nın havasına baktığını belirten Başbakan Erdoğan, "Bugün çiftçi, esnaf, sanayici, Ankara‘nın havasından emin, artık güvenle toprağa tohumunu atıyor. Fark bu. Güvenle yatırım yapılıyor. Artık Türkiye sanayisinde fabrikalarımız çöplük değil. Artık bakıyorsunuz birinci sınıf, bilemediniz ikinci sınıf makineler ülkemize giriyor" dedi.
İş dünyasının temiz, dürüst, ilkeli siyaset konusunda artık çok duyarlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Proje siyasetiyle popülist siyaset arasında iş dünyasının çok net bir çizgi çizdiğini görüyoruz. Nitekim 12 Haziran seçimlerine 27 gün kalmasına rağmen Türkiye‘de ekonomiye ilişkin hiçbir belirsizlik, hiçbir kaygı söz konusu değil" dedi.
Bütçenrin 1 milyar dolar fazla verdiğini, 12 Haziran sonrasında çıkacak sonuçların piyasalarda şimdiden satın alındı ifade eden Erdoğan, Türkiye‘yi bu seviyelere taşımış olmanın memnuniyetini yaşadıklarını kaydetti.
"KİMSE KALKIP DA YOKSULLUĞUN İSTİSMARINI YAPMASIN"
İşsizlikte Şubat ayı rakamlarının açıklandığını ve yüzde 11.5‘a düştügünü belirten Erdoğan, "Daha da düşecek. Şu anda mevsim lehimize gelişiyor. Şu anda 11.5 olan bu oranın Mart, Nisan, Mayıs verileri gelmeye başlasın, daha aşağı düştüğünü göreceksiniz" dedi.
Merkez Bankası rezervlerindeki artışa ve IMF borç miktarındaki düşüşe işaret eden Erdoğan, "Kimse kalkıp da yoksulluğun istismarını yapmasın. Onun da 19 milyondan, 12 milyon 750 bine düştüğünü lütfen görelim" dedi.
Başbakan Erdoğan, seçim sürecinde olunmasına ve küresel kriz sürecine rağmen her göstergede 2010 yılından daha iyi durumda olduklarını belirterek, 2008 seviyelerinin yakalandığını söyledi.
