Çelik‘ten Muhalefete Eleştiri

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "Muhalefet, seçim beyannamesini Allah korusun uygulama fırsatı bulursa Türkiye bir hafta içinde batar" dedi.

Partisinden Adana milletvekilliği için aday adayı olanlarla Hilton Otel‘inde düzenlenen akşam yemeğinde bir araya gelen Çelik, AK Parti geleneğinde yol arkadaşlığının çok önemli olduğunu söyledi.

Muhalefetin seçim beyannamesini geceden sabaha kadar okuduğunu, okuduğu zamana acıdığını ifade eden Çelik, "Muhalefet, seçim beyannamesini Allah korusun uygulama fırsatı bulursa Türkiye bir hafta içinde batar. Türkiye‘yi battığı yerden de kimse çıkaramaz" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nu eleştiren Çelik, Gandi‘yi örnek alan bir ana muhalefet partisi genel başkanı bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Gandi‘nin kitabını okuyanlar bilirler. Onun ‘Yedi ölümcül günah‘ dediği günah listesi vardır. Birincisi şudur, Gandi‘yi örnek alan genel başkanın bunu çok iyi anlaması lazım. İlkesiz siyaset. Şimdi sayın Kılıçdaroğlu ne söylese bir başka parti yetkilisi onu tekzip ediyor, tekzip edecek bulunmazsa kendi kendi kendini tekzip ediyor. Ortaya attıkları aile sigortası gırgır dergilerindekileri andırıyor. Böyle bir şeyin uygulanma imkanı yok, matematiksel olarak da sosyal olarak da yok. Kim ne veriyorsa ben beş

fazlasını veriyorum devri devam ediyor. İyi bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz, iyi bildiğimiz işlerle uğraşacağız, bunlarla uğraşmayacağız, onların kendi kendilerine yapacakları yeter" şeklinde konuştu.

İnsanın insanca, insan şeref ve haysiyetine yakışır standartlarda hayat sürme hakkının her zaman öncelikli olduğunu bu nedenle bunu seçim beyannamesinin ilk bölümüne koyduklarını belirterek şöyle devam etti:

"Sonra ikinci haklar, ihtiyaçlar gelir, ekonomiyle kültürle ilgili. 12 Haziran‘dan sonra Anayasa Değişik Anayasa Değişikliği reformuyla Türkiye ileri demokrasi konusunda gerçek kararını vermiş olacak. Bunun için çok bedel ödedik. Bir başbakanımız 27 Mayıs darbesinde şehit oldu. Bu ülkeye vatanseverlik gibi sundular darbeciliği. Milli iradenin hakim olması, hukukun hakim olması bu ülkede insani değerler konusunda tartışmanın söz konusu olmaması için ustalık döneminde AK Parti iktidarının Türkiye‘nin

değişim sürecini tamamlaması ve bu süreci taçlandırması gerekiyor. Mesele iktidara gelmekte değil, mesele millet odaklı, halkın lehine, halk odaklı bu değişimi gerçekleştirmek üzere iktidar olmamız gerekiyor. Yoksa bir sürü iktidar geldi, gitti biz de gelir gideriz. Bugün Türkiye‘de demokrasi sağlam olmasaydı ekonomisi de sağlam olmazdı. Ekonomisi sağlam olmasa dış politikası sağlam olmazdı. İyi bir anayasal düzeniniz yoksa, toprağa iyi bir tohum ekemezseniz iyi bir ürün alamazsınız. O ürünü sağlam

olmazsa satamazsınız. Bunların her biri diğerini etkiler. Bunlardan birini çekip attığınızda sistem darmadağın olur."

Kaynak: İHA