Terörü bitirecek olanlar kadınlardır
Başbakan Erdoğan, Türk Metal Sendikası tarafından düzenlenen 16. Kadın Kurultayı'nda yaptığı konuşmada "Kadın oy deposu değildir" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın konuşması şöyle;
Kadına şiddet alçaklıktır. Bizim medeniyetimiz Cennet annelerin ayakları altındadır der. Bizim medeniyetimiz annenize babanıza yanınızda yaşlandıklarında öf bile demiyeceksiniz diye emreder. Bizim medeniyetimiz kültürümüz kadın erkek demeden yaşlı çocuk demeden canı hayatı insanı kutsal görür, mübarek görür, dokunulmaz görür. Hiç kimse aksini iddia etmesin. Hiç kimse kendi kaba şiddetini meşru bir çaba gibi göstermesin. Bizim geleneklerimiz kadını evinde ekonomik hayatında en merkezinde görür ve böyle kabul eder.
8 Yıldır işkenceye nasıl 0 tölerans gösteriyorsak aynı şekilde şiddete kadın ve çocuklara yapılan şiddete de 0 tölerans gösteriyoruz. Toplumda eskiden bu yana kanayan bir yara olduğunu biliyoruz. Ne yazık ki bu konunun her zaman üstü örtüldü aile içinde tutulmaya çalışıldı. Ben kolu olmayan bir vücudu ne yapayım? Böyle saçmalık mı olur? İlk kez bizim dönemimizde mesele ciddiyetle ele alındı ve istatistikler tutulmaya başlandı. Kadın kolları başkanlığımız kadına karşı şiddetin önlenmesi için bir çalıştay topladı. 3 Martta ikinci bir çalıştay düzenlenerek acil yapılması gerekenler arkadaşlarıma aktarıldı. TBMM'de tesis ettiğimiz kadın erkek fırsat eşitliği şiddeti önlemek adımları üzerinde çalışıyor. Şiddeti önlemek üzere tedbirleri yoğunlaştırıyor.
1 Haziran 2005'te TCK'yı değiştirdik ve töre cinayetlerine müebbet hapis cezası getirdik. Anayasa'da yaptığımız değişiklikle kadın erkek eşitliğini çok güçlü bir zemine kavuşturduk. Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık getirdik. Artık genelgelerde veya yasalarda değil daha üzerine çıktık. Anayasal teminat altına aldık. Daha güvenilir ve daha güvenli olmasını temin için. Evinde şiddet gören kadınlar için sosyal evler yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.
Kadının siyasette yer alması için en önemli mücadeleyi biz verdik. Şu anda bizim grubumuzda 30 bayan arkadaşımız parlamentoda görev yapıyor. CHP'nin 8, diğer partinin 2 tane milletvekili var. Bu bu işe ne kadar önem verdiğimizi gösteriyor ve inşallah bu seçimlerde bu sayı çok daha artacaktır. Şunun altını çizmek istiyorum. Az önce Tuğrul Bey birşey söyledi. Ben tabi Egemen Bağış beyin ekibini iyi aaliz etmesini tavsiye ederim. Şuanda Başmüzakereci Arkadaşımın yanındaki müsetşar yardımcısı bir bayan arkadaşımdır. AB Genel Sekreterliği'nin 14 tane üst düzey yöneticisi vardır. Bu 14 üst düzey yöneticisinin 8'i bayandır. Geliyorum tüm çalışanların AB Genel Sekreterliği'nde yüzde 58'i bayandır. Bunu özellikle ifade etmek istedim. Biz kadın haklarının erkekler eli ile değil bizzat kadınlar tarafından savunulması gerektiğine inanıyoruz. Nasrettin Hoca'nın hikayesini biliyorsunuz. damdan düştüğünde hemen doktor arıyorlar bana doktor getirmeyin bana damdan düşen birini getirin diyor. Erkekler hanımların derdini şöyle yada böyle anlar asıl anlayan kimdir hanım kardeşimdir. Dolayısıyla bu işin kavgasını da hanım kardeşlerimizin vermesi lazım. Yerel yönetimlere kadın elinin daha fazla değmesini istiyor, siyasette hanım kardeşlerimizin daha fazla yer almasını istiyoruz. Yeni kuşaklar yeni nesiller onların elinde yetişsin istiyoruz. Onyıllar boyunca TBMM'de kadın milletvekili oranı yüzde 4'ü geçememiştir. İlk kez bu dönemde yüzde 9,4 olmuştur. İl Genel Meclis'lerinde kadınların daha fazla yer almasını sağladık. Fakat bütün bunlara rağmen bu rakamları yeterli görmüyoruz. Daha fazla olması için çaba gösteriyoruz. Nasıl ki kadın emeğinin ucuz iş gücü gibi görünmesine karşı çııyorsak kadınların üzerinden siyaset yapılmasına, kadınların bir oy deposu gibi görünmesine de aynı şekilde karış çıkıyoruz. Bugün partimin kadın kolları vardır ve kadın kollarımız tüm Türkiye'de 81 vilayette tüm ilçelerde beldelerde örgütlüdür. Türkiye'deki tüm seçim sandıklarında bugün bizim bayan görevli arkadaşlarımız vardır. Ana kademede bayan arkadaşlarımız var gençlik kollarında genç bayan arkadaşlarımız var. Şu anda kadında en örgütlü teşkilat biziz.
DEVLETİN VERDİĞİ SADAKA DEĞİLDİR
Sağolsunlar Türkiye'yi fellik fellik dolaşıyorlar. Tüm bayan kardeşlerimizle halkımızla buluşuyorlar. Son günlerde kadınlara dönük şiddet olayı medyanın baskısı ile sanki artıyormuş gibi gösteriliyor. Elbette bir tek kişinin canının yanmasına biz eyvallah edemeyiz. Biz biliriz ki bir tek kişinin ölümü tüm insanlığın ölümü gibidir. Biz çalışmaları başlatana kadar bu ülkede şiddete uğrayan kadınların istatistiği bile tutulmuyor, bunlardan kimsenin haberi olmuyordu. Bugün artıyormuş gibi gösterilen şiddet, artık aslında azalmaya başlayan ve eskiden tutulmayan rakamlardan başka birşey değildir. Biz medyadan bu konuda sorumlu yaklaşmayı bekliyoruz. Kadınlar üzerinden yapılan istismar siyasetini de aynı şekilde fırsatçılık olarak görüyorum. Sosyal yardımları hep bayanlara kadınlara yaptık. Eğitim noktasında başlattığımız seferberlikle kadınların okulun uzağında kalmasını engelledik ve engelliyoruz. Özellikle eşimin de içinde bulunduğu 'Haydi kızlar okula' kampanyası ile 350 bin kızımızı okulla tanıştırdak anneleri de yanında okula gitti.
Annelerin doğum iznini doğumdan önce 8 doğumdan sonra da 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftaya çıkardık. Kadınların doğum izinlerini borçlanma imkanı getirdik. Evde üretimi vergiden muaf yaptık. Kimseyi rahatsız etmeden yardımları ulaştırıyoruz. Bazıları bunu sadaka diye ifade ediyor. Sadaka zengin bireyin yapmış olduğu yardımdır orada da bizim medeniyetimizde sağ elin verdiğini sol el görmez. Ama devletin verdiği sadaka değildir. Sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Siz sosyal bir devletseniz fakir fukarayı garip gurebayı arayıp bulacaksınız. Siz zannediyor musunuz ABD'nin fakir fukarası yok, garip gurebası yok. Var hemde nasıl. New York'un ortasında apartmanların dibinde onların halini görürsünüz var. Bizde de var arayacağız bulacağız.
Biz kendi cebimizden vermiyoruz ki. Benim vatandaşımın verdiği vergiyi biz tekrar halkımıza veriyoruz. Bizim yükümüz bu kadar ağır. Onun için Valime diyorum ki ben her yere yetişemem. Sen dolaşacaksın nerede bir ses var nerede bir sıkıntı var oraya gideceğiz. O Ömer gidiyor hazineden ununu alıyor, suyunu alıyor. Abbas'a söylediği çok önemli Abbas az önce görmedin mi koca karının söylediğini bu ancak bana yakışır diyor. Ömer Un çuvalını sırtına alıyor yağ çömleğini de Abbas'aı veriyor ve çorbayı kendisi yapıyor. Diyor ki yarın gel sana maaş bağlansın diyor. Anlayış bu bunu başarmamız lazım.
Biz hiçbir sorunun çözümsüz olduğuna inanmıyoruz. Türkiye'nin her sorununa mutlaka ve mutlaka kadın eli değmelidir. Evet kadına yönelik şiddeti birlikte çözeceğiz. Ayrımcılığı birlikte ortadan kaldıracağız. Bunun dışında ülkemizin ekonomik sorunlarına demokratikleşmeye daha fazla kadın elinin değmesini istiyor ve arzuluyoruz. Bu sorunlar arasında terör ve demokratikleşme meselesinde Türkiye'nin tüm kadınlarının daha fazla rol almalarını kendilerinden rica ediyorum. Ben ülkemde özellikle Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle vs. Hiçbir kardeşimin arasında ayrım gözetmiyorum gözetmiyoruz. Çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Farkımız bu. Terör ülkemizin tamamını etkiledi ama en fazla kadınları etkiledi. Gençler öldüğünde hepimiz üzüldük ama eşler, anneler çok daha fazla üzüldü. Terörün sebep olduğu yoksulluk herkesten fazla kadınları hedef aldı. Onun için diyorum ki terörü bitirecek olan da ağırlıklı olarak yine bizzat kadınlardır.
Milli Birlik ve kardeşliği en ideal şekilde en güzel şekilde yine tesis edecek yine kadınlardır. Kendi çocuklarına, eşlerine bir kartal misali kol kanat geren kadınları Türkiye'nin çocukları için de kol kanat germeye davet ediyorum. Türkiye'nin kadınları kendi hakları için olduğu kadar başka kadınların hakları için de seslerini yüksetlmelerini istiyorum. Sürece el atsınlar istiyorum. Yarının Türkiye'si sizin emeğinizle, sizlerin sürece daha fazla dahil olmanızla inşa edilecek. Türkiye aydınlık yarınlara sizlerle ve sizin aydınlık yüzü ile kavuşacak. Bir kez daha tüm dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum. Kadınların hak mücadelesini her zaman destekledik aynı şekilde desteklemeye devam edeceğimizi ifade ediyor sizleri saygı ile selamlıyorum. Kalın esenlikle...
