Mersin'de Akkuyu Gerginliği
Mersin`in Gülnar ilçesi Büyükeceli beldesinde yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili olarak düzenlenen bilgilendirme toplantısına nükleer karşıtlarının tepkisi damgasını vurdu.

AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ`NİN TEKNOLOJİSİ Nükleer karşıtlarının tepkisinin ardından devam eden bilgilendirme toplantısında NGS A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Rauf Kasumov tarafından, nükleer güç santraliyle ilgili detay bilgiler verildi. Santralin teknolojisinden bahseden Kasumov, Akkuyu`da kurulacak olan nükleer güç santrali teknolojisinin `3 + jenerasyon sınıfı`na ait olan bir teknoloji olduğunu belirterek, "Bu yeni nesil bir teknolojidir ve diğer teknolojilerden farklıdır. Bu santralin Rusya`da referansı da vardır ve bir kaç ünitesi de yapılmışdurumdadır. Aynı reaktör şu anda Çin`de de faaliyet göstermektedir. Çalışma tecrübe süresi 1400 reaktör/yıl olarak hesaplanmaktadır" dedi. Güvenlik konusunda bu reaktörün çok büyük avantajları bulunduğunu kaydeden Kasumov, bu reaktörün tavanda kapalı bir sistem devresi bulunduğunu ifade ederek, "Yani dışla hiç bir bağlantısı yok. Radyasyon salımı hiçbir şekilde mümkün değildir. Çernobil nükleer güç santralinin ortaya çıkma sebebi tamamen insan kaynaklı bir durumdur. Fukişima Nükleer Güç Santrali dahil olmak üzere diğer nükleer güç santrallerinin kaynağı aslında insandır. Bizim reaktörde insan kaynaklı faktörler tamamen devre dışıçıkarılmaktadır. Bu koruma sistemi reaktörü hızlı şekilde kapatarak devre dışı bırakmaktadır. Bu reaktör 400 tonluk uçak kazalarına karşı tertiplenmiş durumdadır ve 9 şiddetinde depreme karşı dayanıklıdır. Fukişima`da soğutma sistemi ile ilişkili pompalarla ilgili reaktörler devre dışı bıraktıktan sonra bu tür bir durum ortaya çıkmıştır ama bizim nükleer güç santralinde bu ihtimal tamamen ortadan kalkmaktadır. Yeni reaktörlerin hazırlanmasında Fukişima, Çernobil ve ABD`dedeki bazı kazalardan sonraaraştırma yapılmakta ve bu araştırmalar baz alınarak yeni nükleer güç santralleri projeleri yapılmaktadır" diye konuştu
"İLK REAKTÖR 2019 YILINDA FAALİYETE GEÇECEK" Şu anda nükleer santralle ilgili saha çalışmalarının sürdüğünü anlatan Kasumov, şöyle devam etti; "İlk betonu 2013 yılında dökmeyi düşünüyoruz. Umarım 2019 yılında ilk reaktörün devreye alma işlemi yapılacaktır. Ondan sonra her yıl diğer üniteler devreye alınacaktır. Reaktör ünitesi kısmı tamamen Rus uzmanlar tarafından yapılacaktır. Diğer tüm inşaat ve montaj işleri Türk firmalarınca yapılacaktır. Bunun yanı sıra malzemeler ve mekanizmalar olabildiğince en yüksek düzeyde Türkiye`den alınacaktır.Bunların Türkiye`den alınacak olması siyasi bir amaç değil tamamen ticari amaçlıdır. Çünkü ticari açıdan buradan daha ucuza mal edilebilecektir ve Türk firmaları inşaat konusunda uzmanlar." Santralin fonksiyonu ve işletimi ile de bilgiler veren Kasumov, santralde yaklaşık 2 bin 500 kişinin çalışacağını dile getirerek, "Dolayısıyla bu yıl itibariyle biz uzmanları hazırlamaya başladık. Bu amaçla ilk katılımı oluşturduk ve 50 kişilik bir üniversite öğrencisini seçtik. Bu öğrenciler de ekim ayı itibariyle Moskova`daki Mifi Üniversitesi`nde eğitime başladılar. Mifi Üniversitesi dünyada nükleer enerji endüstrisi konusunda uzman bir üniversite" ifadelerini kullandı
"TÜRKİYE EKONOMİSİNİN BÜYÜME HIZINA AVRUPA VE ASYA ÜLKELERİ YETİŞEMİYOR" Konuşmasında nükleer güç santralinin yapımından en aktif bir şekilde vazgeçen ülkelerden bahseden Kasumov, şu bilgileri verdi; "Bundan en aktif biçimde vazgeçen ülke Venezüella`dır. Bu ülkede nükleer güç santrali yok. Ama bu ülkede 1 litre benzinin fiyatı 3 cent`tir. Almanya`da bir kaç üniteyi kapatma kararı aldı. Almanya`nın kapatma kararı aldığı üniteler kendi çalışma süresinin sonuna gelmiş ünitelerdir. Burada siyasi bir konuyu değil ülkenin ekonomik açıdan kalkınması gereken konuları tartışıyoruz.Dünya haritasına bir bakın ve nükleer güç santralinin nerelerde konuşlandığını görün. Üçüncü dünya ülkelerinde var mı? Hayır. Bunlar bu kadar zararlı ise neden Fransa`nın enerji tüketiminin yüzde 70`i nükleer güç teknolojisine dayanıyor. Bu santraller en zengin ve gelişmekte olan ülkelerde konumlanmaktadır. Fransa`da Nice ve Cannes şehirleri turizmde öne çıkan şehirler. Nükleer santraller de bu şehirlere bir kaç dakikalık mesafededir. Neekilde mümkün değildir. Çernobil nükleer güçükleer güç santralleri turizmi kesinlikte etkilememektedir. İspanya`nın turizm kıyılarında da bunları görebilirsiniz. İspanya`nın en ünlü tatil şehirlerinde nükleer güç santralli konumlanmış durumdadır. İspanya ve Fransa`daki nükleer güç santrali 3. nesil tiptedir. Biz ise `3+ nesil` olarak bilinen nükleer güç santralini kuracağız Türkiye`de." Türkiye ekonomisinin çok hızlı bir şekilde ilerlediğini vurgulayan Kasumov, "O kadar hızlı adımlarla ilerliyor ki, buna Avrupa veya Asya`nın her hangi bir ülkesi yetişemiyor. Türkiye gelişiyor Türkiye`nin enerjiye ihtiyacı var. Tüm gelişmiş ülkeler gibi Türkiye`de kendi enerji sepetini yaymaya çalışıyor. Diğer enerji kaynakları su ve güneş, Türkiye`nin karakterine cevap veremez" diye konuştu.
