Tek İsteği Huzurevine Yerleşmek
Komşularına daha fazla yük olmak istemediğini söyleyen Naile Gündeş Coşkuner: ``Bana yapılacak en büyük iyilik, bir huzurevine yerleştirilmemdir`` (fotoğraflı) ADANA (A.
A) - 17.10.2011 - Ömer Yıldız - Adana`da, 41 yıllık kocasını 4 ay önce kaybeden ve kimsesi olmayan böbrek hastası yaşlı kadın komşularının yardımıyla yaşamını sürdürüyor
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Adanalı Naile Gündeş ile Bekir Kazım Coşkuner çifti 1970 yılında yaptıkları evlilikten bir çocuk sahibi oldu. Doğumdan kısa süre sonra bebeklerini kaybeden çift, bir daha çocuk sahibi olmadı
Hayatın zorluklarını omuz omuza vererek aşan çiftin uzun yıllar süren mutluluğu, geçtiğimiz Temmuz ayında gelen ``kara haber`` ile haber sona erdi
Temmuz ayında ``incir toplayamaya gidiyorum`` diyerek evinden ayrılan Bekir Coşkuner`in Devlet Su İşleri`ne (DSİ)ait sulama kanalında boğulması sonucu, eşinden bugüne kadar hiç ayrılmayan Naile Gündeş Coşkuner ilk kez yalnız kaldı
Kocasının uzun zamandır işsiz olması nedeniyle maddi olarak zorluklar da yaşayan Coşkuner`e Kurttepe Mahallesi`ndeki komşuları sahip çıktı
-Kirayı zor ödüyor- Merkez Çukurova ilçesi Kurttepe Mahallesi`ndeki çatısı akan tek katlı çinkolu evde komşularının yardımı ile geçinen Coşkuner, 30 yıldır böbrek hastası olduğunu, severek evlendiği kocasının kendisiyle ölene kadar ilgilendiğini söyledi
Kocasının gündelik işlerde çalışarak hem kendisine baktığını hem de evini geçindirdiğini belirten Coşkuner, ``Zorluk da çeksek sıkıntı da çeksek kocamla birlikte güzel günler geçirdim. O benim elim ayağım gören gözümdü. Böbreklerimdeki rahatsızlığımdan dolayı bana soğuk su dahi içirmezdi. Hem bana bakıyordu hem de yıllık kirası bin 900 lira olan ev kirasını ödemeye çalışıyordu. Şimdi ise ortada kaldım kimsem yok. Kocam ölmeden önce evin kirasını ödemişti. Bu yıl nasıl ödeyeceğim bilmiyorum`` dedi
-Tek isteği huzurevi- Haftada üç gün diyalize giren yaşlı kadın, evliliğinden olan tek çocuklarını doğumdan kısa bir süre sonra kaybettiklerini, daha sonra ise çocuklarının olmadığını söyledi
Bekir Kazım Coşkuner ile geçim sıkıntısı çekmelerine rağmen mutlu olduklarını belirten, Naile Gündeş Coşkuner, kocası hayatta iken devletten 3 ayda bir aldıkları 280 lira `yaşlılık parası` ile geçindiklerini ancak kocasının ölümünün ardından maaşın kesildiğini, günlük ihtiyaçlarını ise komşularının yardımıyla karşıladığını söyleyerek, ``Yüksek tansiyonum nedeniyle ellerim sürekli uyuşuyor, çoğu zaman yemeğimi dahi komşularımın yardımıyla yiyorum ``dedi
Akşamları yatmadan önce 41 yıllık kocasının fotoğrafını öperek uyuduğunu anlatan ve ölümünün ardından yalnız kaldığını göz yaşları içerisinde anlatan Coşkuner, şunları kaydetti: ``Hayatta tek varlığım kocamdı. Onunla severek evlendik. Bütün sıkıntıları omuz omuza birlikte göğüsledik. Ancak onun ölümü ile yapayalnız kaldım. Kocamanın belli bir işi ve sağlık güvencesi yoktu. Devletin kocama 3 ayda bir verdiği 280 liralık bakım parası geçiniyorduk ancak onun ölümü ile maaşımız da kesildi. Tek güvencem yeşil kartımın olması. Fakat günlük ihtiyacımı karşılayacak bir gelirim yok. Çamaşırlarımı bulaşıklarımı komşularım yıkıyor. Evimin temizliğini de yapıyorlar. Ama artık onlara yük olmak istemiyorum. Bana yapılacak en iyi iyilik huzurevine yerleştirilmemdir.`` (ÖMY-ERS)
Kaynak: AA
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Adanalı Naile Gündeş ile Bekir Kazım Coşkuner çifti 1970 yılında yaptıkları evlilikten bir çocuk sahibi oldu. Doğumdan kısa süre sonra bebeklerini kaybeden çift, bir daha çocuk sahibi olmadı
Hayatın zorluklarını omuz omuza vererek aşan çiftin uzun yıllar süren mutluluğu, geçtiğimiz Temmuz ayında gelen ``kara haber`` ile haber sona erdi
Temmuz ayında ``incir toplayamaya gidiyorum`` diyerek evinden ayrılan Bekir Coşkuner`in Devlet Su İşleri`ne (DSİ)ait sulama kanalında boğulması sonucu, eşinden bugüne kadar hiç ayrılmayan Naile Gündeş Coşkuner ilk kez yalnız kaldı
Kocasının uzun zamandır işsiz olması nedeniyle maddi olarak zorluklar da yaşayan Coşkuner`e Kurttepe Mahallesi`ndeki komşuları sahip çıktı
-Kirayı zor ödüyor- Merkez Çukurova ilçesi Kurttepe Mahallesi`ndeki çatısı akan tek katlı çinkolu evde komşularının yardımı ile geçinen Coşkuner, 30 yıldır böbrek hastası olduğunu, severek evlendiği kocasının kendisiyle ölene kadar ilgilendiğini söyledi
Kocasının gündelik işlerde çalışarak hem kendisine baktığını hem de evini geçindirdiğini belirten Coşkuner, ``Zorluk da çeksek sıkıntı da çeksek kocamla birlikte güzel günler geçirdim. O benim elim ayağım gören gözümdü. Böbreklerimdeki rahatsızlığımdan dolayı bana soğuk su dahi içirmezdi. Hem bana bakıyordu hem de yıllık kirası bin 900 lira olan ev kirasını ödemeye çalışıyordu. Şimdi ise ortada kaldım kimsem yok. Kocam ölmeden önce evin kirasını ödemişti. Bu yıl nasıl ödeyeceğim bilmiyorum`` dedi
-Tek isteği huzurevi- Haftada üç gün diyalize giren yaşlı kadın, evliliğinden olan tek çocuklarını doğumdan kısa bir süre sonra kaybettiklerini, daha sonra ise çocuklarının olmadığını söyledi
Bekir Kazım Coşkuner ile geçim sıkıntısı çekmelerine rağmen mutlu olduklarını belirten, Naile Gündeş Coşkuner, kocası hayatta iken devletten 3 ayda bir aldıkları 280 lira `yaşlılık parası` ile geçindiklerini ancak kocasının ölümünün ardından maaşın kesildiğini, günlük ihtiyaçlarını ise komşularının yardımıyla karşıladığını söyleyerek, ``Yüksek tansiyonum nedeniyle ellerim sürekli uyuşuyor, çoğu zaman yemeğimi dahi komşularımın yardımıyla yiyorum ``dedi
Akşamları yatmadan önce 41 yıllık kocasının fotoğrafını öperek uyuduğunu anlatan ve ölümünün ardından yalnız kaldığını göz yaşları içerisinde anlatan Coşkuner, şunları kaydetti: ``Hayatta tek varlığım kocamdı. Onunla severek evlendik. Bütün sıkıntıları omuz omuza birlikte göğüsledik. Ancak onun ölümü ile yapayalnız kaldım. Kocamanın belli bir işi ve sağlık güvencesi yoktu. Devletin kocama 3 ayda bir verdiği 280 liralık bakım parası geçiniyorduk ancak onun ölümü ile maaşımız da kesildi. Tek güvencem yeşil kartımın olması. Fakat günlük ihtiyacımı karşılayacak bir gelirim yok. Çamaşırlarımı bulaşıklarımı komşularım yıkıyor. Evimin temizliğini de yapıyorlar. Ama artık onlara yük olmak istemiyorum. Bana yapılacak en iyi iyilik huzurevine yerleştirilmemdir.`` (ÖMY-ERS)
