Genç Siviller'in ilginç eylemi
Geçen gün internet haber sitelerinde okudum haberi:Kendilerini “genç siviller” olarak adlandıran bir gurup genç CHP Genel Merkezinin önüne gelip Anayasa Mahkemesine dosya taşıma yarışması düzenlemişler
Ellerine temsili dosyaları alan gençler CHP Genel Merkezinin önünden arabalarına binerek ( oldu mu şimdi gençler ? Ne biçim gençsiniz siz ? Genç adamın arabası olur mu ? Çok çok belediye otobüsüne biner ,hatta böyle bir eylem şerefine CHP Genel Merkezinden taa İncek teki Anayasa Mahkemesi binasına yürür ki genç olduğunuzu anlayalım ) Anayasa Mahkemesi binasına gitmişler.
Amaç CHP nin bazı konuları yargıya götürmesini protesto etmek.Zekice denebilecek ,barışcıl bir eylem.
Ama yanlış.
Yanlış çünkü demokrasilerde esas olan “hukuk devleti” ve “hukukun üstünlüğünü” gözardı ettiği için yanlış.
Demokrasi bir kurallar rejimidir.Ülkeyi seçilen hükümetler yönetir evet ama yapılan her icraat da evrensel hukuka,anayasaya ve mevcut yasalara uygun olmak zorundadır.Halkı iktidarın keyfiliğinden,despotizminden ,diktatörlüğünden koruyabilecek yegane yol hukuk yani bağımsız yargıdır.Demokrasi çoğunluğun yönetmesidir evet ama tüm halkın temel hak ve hürriyetlerine halel getirmeden yönetmesidir.Gençlerimizin bunu bilmemelerini gençliklerine verelim.Ama kendilerinden beklentilerimiz de en kısa zamanda ekonomi,siyaset,sosyoloji,hukuk okuyup kendilerini geliştirmeleridir.Yoksa bazılarının amaçları için kullanılma potansiyelleri mevcuttur.
Şimdi sevgili gençlerimize birkaç lafımız var.
Öncelikle “genç” denildiğinde içerisinde adalet duygularını barındıran,haksızlığa tahammülü olmayan,mazlumun yanında,eşitlikçi,özgürlükçü düşünceler barındıran kişler aklımıza gelir ( yani bizim zamanımızda bu böyleydi.Yoksa zamanla birlikte gençler de kendilerinin pozisyonunu “daha çok menfaat” prensibine göre mi şekillendirdiler ? ).
Yani gençler haksızlığa uğrayan, zulüm gören,sıkıntılar çeken geniş halk kitlelerinin yanında olmalı ve onların haklarını savunuyor olmalıdırlar.Kendilerinden bu beklenir.Sebebi de genç olmaları,hayatın dalavereleri ve/veya nimetleri ile henüz karşılaşmamış olmaları nedeniyle düşüncelerinde daha samimi ve dürüst olmalarıdır.
Sevgili gençlerimiz, sizin protesto ettiğiniz anlayışı biraz irdeleseydiniz altından bazı ipuçları çıkarabilirdiniz. Mesela bir arap şirketine ihalesiz 240 milyon dolara verilen İETT garajı arsasında emlak geliştirme projesinin, o beğenmediğiniz ve alaya almaya kalktığınız parti ve hukuk kurumları sayesinde iptali ve sonrasında açılan ihale sonucunda aynı işin bir milyar dolara verilmesi konusunu düşünebilirdiniz. Genç olduğunuz için anlatayım bunun ne anlama geldiğini size. Bir milyar dolardan ikiyüz kırk milyon doları çıkarırsanız yedi yüz altmış milyon dolar kalır.İşte bu rakam tüyü bitmemiş yetimin parasıdır ve eğer alay ettiğiniz o parti ve hukuk kurumları olmasaydı bu para o arap şirketi ile onlara bu işi ihalesiz verenler arasında paylaşılacaktı.
Yani kısacası sizlerden beklenen elinde hiçbir güç bulunmayan muhalefeti eleştirme kolaycılığına kaçacağınıza.Gücü elinde bulunduran ve ülkeyi yönetenlerin yaptıkları yanlışları, geniş halk kitleleri adına,bulup eleştirmenizdir.
Yoksa size “genç” değil. Kurşun asker derler
Amaç CHP nin bazı konuları yargıya götürmesini protesto etmek.Zekice denebilecek ,barışcıl bir eylem.
Ama yanlış.
Yanlış çünkü demokrasilerde esas olan “hukuk devleti” ve “hukukun üstünlüğünü” gözardı ettiği için yanlış.
Demokrasi bir kurallar rejimidir.Ülkeyi seçilen hükümetler yönetir evet ama yapılan her icraat da evrensel hukuka,anayasaya ve mevcut yasalara uygun olmak zorundadır.Halkı iktidarın keyfiliğinden,despotizminden ,diktatörlüğünden koruyabilecek yegane yol hukuk yani bağımsız yargıdır.Demokrasi çoğunluğun yönetmesidir evet ama tüm halkın temel hak ve hürriyetlerine halel getirmeden yönetmesidir.Gençlerimizin bunu bilmemelerini gençliklerine verelim.Ama kendilerinden beklentilerimiz de en kısa zamanda ekonomi,siyaset,sosyoloji,hukuk okuyup kendilerini geliştirmeleridir.Yoksa bazılarının amaçları için kullanılma potansiyelleri mevcuttur.
Şimdi sevgili gençlerimize birkaç lafımız var.
Öncelikle “genç” denildiğinde içerisinde adalet duygularını barındıran,haksızlığa tahammülü olmayan,mazlumun yanında,eşitlikçi,özgürlükçü düşünceler barındıran kişler aklımıza gelir ( yani bizim zamanımızda bu böyleydi.Yoksa zamanla birlikte gençler de kendilerinin pozisyonunu “daha çok menfaat” prensibine göre mi şekillendirdiler ? ).
Yani gençler haksızlığa uğrayan, zulüm gören,sıkıntılar çeken geniş halk kitlelerinin yanında olmalı ve onların haklarını savunuyor olmalıdırlar.Kendilerinden bu beklenir.Sebebi de genç olmaları,hayatın dalavereleri ve/veya nimetleri ile henüz karşılaşmamış olmaları nedeniyle düşüncelerinde daha samimi ve dürüst olmalarıdır.
Sevgili gençlerimiz, sizin protesto ettiğiniz anlayışı biraz irdeleseydiniz altından bazı ipuçları çıkarabilirdiniz. Mesela bir arap şirketine ihalesiz 240 milyon dolara verilen İETT garajı arsasında emlak geliştirme projesinin, o beğenmediğiniz ve alaya almaya kalktığınız parti ve hukuk kurumları sayesinde iptali ve sonrasında açılan ihale sonucunda aynı işin bir milyar dolara verilmesi konusunu düşünebilirdiniz. Genç olduğunuz için anlatayım bunun ne anlama geldiğini size. Bir milyar dolardan ikiyüz kırk milyon doları çıkarırsanız yedi yüz altmış milyon dolar kalır.İşte bu rakam tüyü bitmemiş yetimin parasıdır ve eğer alay ettiğiniz o parti ve hukuk kurumları olmasaydı bu para o arap şirketi ile onlara bu işi ihalesiz verenler arasında paylaşılacaktı.
Yani kısacası sizlerden beklenen elinde hiçbir güç bulunmayan muhalefeti eleştirme kolaycılığına kaçacağınıza.Gücü elinde bulunduran ve ülkeyi yönetenlerin yaptıkları yanlışları, geniş halk kitleleri adına,bulup eleştirmenizdir.
Yoksa size “genç” değil. Kurşun asker derler
