Meclis'i parti militanı gibi yönetiyor
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün akşam TBMM'de yaşanan kavga ve Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasını basma iddialarıyla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenlidi.
Arınç dün akşam yaşanan olayların üzüntü verici olduğunu belirterek Güldal Mumcu'nun makam odasına gitmesiyle ilgili olarak konuştu.
Bülent Arınç şunları söyledi:
Dün akşam hepimizin üzüntüyle izlediği TBMM’de yaşanan gerginlik sebebiyle bazı konuları açıklama ihtiyacı duyduk.
Sonu kavgaya varan bu gerginlik, bir eski Meclis Başkanı olarak, grup başkanvekillerini derinden üzmüştür. Böyle bir olayın geçmişte de yaşanıyor olması, bugün de artırılan gerginlik sebebiyle kavgaya varan gelişmeler üzücüdür. Bu davranışlar TBMM’nin saygınlığını zedeleyecektir.
Sayın Mumcu, takriben bir saat sonra çıktı ve konuşmasında, Benim içeriye girerek kendisine talimat verdiğini, bunun da yürütmenin yasamaya müdahalesi olarak değerlendirdi.
Aslında nöbetçi bir bakan değilim, gensoru benimle de ilgili değil. Ama bir milletvekili olarak bunları takip etmek benim de hakkımdı.
Sayın Başbakan’ın konuşması sırasında yaşanan tatsız olaylar sebebiyle genel kurulda konuşma imkanı olmadı.
Bu yaşanan olayların sorumlusu Meclis'i yöneten Başkan veya Başkanvekilidir. Geçmişte de Güldal Mumcu'nun yönettiği Genel Kurullarda kavga yaşanmıştı. Mumcu CHP'li gibi hareket etmekte.
Dün yaşanan olayların sorumlusu Meclis'i yöneten Başkan ya da başkanvekilidir. Bir haftadır sayın Mumcu adil ve tarafsız bir yönetim sergilememektir. Bir CHP'li vekil gibi hareket etmektedir.
CHP'den kim el kaldırırsa sonuna kadar onaylamakta, ne konuşulursa onaylamakta, iç tüzüğe ragmen bazen taraf olmaktadır.
Başkan vekillerimiz dün hafakanlar geçirmekte ve kendisinden tarafsız yönetim beklendiği söylenmiştir. Kendisine sayın Meral Akşener gibi olmasını istemektedirler.
Daha önce de yönettiği oturumların tutanakları incelenirse yaşanan tartışmalar ve medyana gelen olaylar gözlemlenecektir.
Anayasa’mızın 94. maddesinin 4. fıkrası diyor ki TBMM Başkanı, başkanvekilleri, üyesi bulunduğu siyasi partinin veya parti grubunun, meclis içinde dışında faaliyetlerine katılamaz diyor. Bunun sayın Mumcu’yla ne ilgisi var?
Her Salı günü CHP Grup toplantısı yapıldığı gün, Sayın Mumcu birinci sıradadır. Anayasa’nın bu maddesini görmezden gelemezsiniz. 94. maddesi başkanvekillerine tarafsız yönetim konusunda faaliyetlere katılamayacağını söylüyor.
Bu Sayın Başkan, grup toplantılarında en önde bulunmaktadır. Grup toplantısından sonra kürsüye çıktıktan sonra da tarafsızlığı kalmıyor. Meclis tutanlarında da geçiyor, Sayın Güldal Mumcu hakaret içeren sözlere müdahale etmedi.
Üzüldüm ve sıkıldım. Gecenin 8-9'u olmuş biz daha bir gensoruyu bitirememişiz. Biraz da gergindim. Odasına gittim “Sayın Hanfendi oturumu iyi yönetemiyorsunuz. Siz partisinin bir militanı olan bir başkanvekili olarak burada bulunuyorsunuz. İçtüzüğe uyacaksınız." dedim.
Ben hakaret etmedim. Benim edebim, ahlakım saygım buna izin vermez. Benden sonra Sayın Elitaş gelmiş.
Sayın Başkan diyor ki "Yürütmenin yasamaya müdahalesi. "Bana talimat verdi" diyor. Ben hükümetin bir üyesiyim. Spontane gelişen olayda bir milletvekili olarak odasına gittim. Bakanlık sıfatıyla değil, 5 yıl TBMM Başkanlığı yapmış, bir milletvekili olarak gittim.
Sayın Güldal Mumcu bize bir emanettir. Böyle bir emanete bizim saygısızlık yapmamız haddimiz değildir.
Mumcu'ya yönelik eleştirilerim içtüzüğe uyuncaya kadar sürecektir. Mumcu adil yönetim gösterirse kendisini TBMM huzurunda tebrik edeceğim. En azından kendisini hemcinsi olan Meral Akşener gibi adil olmaya davet ediyorum.
Bülent Arınç şunları söyledi:
Dün akşam hepimizin üzüntüyle izlediği TBMM’de yaşanan gerginlik sebebiyle bazı konuları açıklama ihtiyacı duyduk.
Sonu kavgaya varan bu gerginlik, bir eski Meclis Başkanı olarak, grup başkanvekillerini derinden üzmüştür. Böyle bir olayın geçmişte de yaşanıyor olması, bugün de artırılan gerginlik sebebiyle kavgaya varan gelişmeler üzücüdür. Bu davranışlar TBMM’nin saygınlığını zedeleyecektir.
Sayın Mumcu, takriben bir saat sonra çıktı ve konuşmasında, Benim içeriye girerek kendisine talimat verdiğini, bunun da yürütmenin yasamaya müdahalesi olarak değerlendirdi.
Aslında nöbetçi bir bakan değilim, gensoru benimle de ilgili değil. Ama bir milletvekili olarak bunları takip etmek benim de hakkımdı.
Sayın Başbakan’ın konuşması sırasında yaşanan tatsız olaylar sebebiyle genel kurulda konuşma imkanı olmadı.
Bu yaşanan olayların sorumlusu Meclis'i yöneten Başkan veya Başkanvekilidir. Geçmişte de Güldal Mumcu'nun yönettiği Genel Kurullarda kavga yaşanmıştı. Mumcu CHP'li gibi hareket etmekte.
Dün yaşanan olayların sorumlusu Meclis'i yöneten Başkan ya da başkanvekilidir. Bir haftadır sayın Mumcu adil ve tarafsız bir yönetim sergilememektir. Bir CHP'li vekil gibi hareket etmektedir.
CHP'den kim el kaldırırsa sonuna kadar onaylamakta, ne konuşulursa onaylamakta, iç tüzüğe ragmen bazen taraf olmaktadır.
Başkan vekillerimiz dün hafakanlar geçirmekte ve kendisinden tarafsız yönetim beklendiği söylenmiştir. Kendisine sayın Meral Akşener gibi olmasını istemektedirler.
Daha önce de yönettiği oturumların tutanakları incelenirse yaşanan tartışmalar ve medyana gelen olaylar gözlemlenecektir.
Anayasa’mızın 94. maddesinin 4. fıkrası diyor ki TBMM Başkanı, başkanvekilleri, üyesi bulunduğu siyasi partinin veya parti grubunun, meclis içinde dışında faaliyetlerine katılamaz diyor. Bunun sayın Mumcu’yla ne ilgisi var?
Her Salı günü CHP Grup toplantısı yapıldığı gün, Sayın Mumcu birinci sıradadır. Anayasa’nın bu maddesini görmezden gelemezsiniz. 94. maddesi başkanvekillerine tarafsız yönetim konusunda faaliyetlere katılamayacağını söylüyor.
Bu Sayın Başkan, grup toplantılarında en önde bulunmaktadır. Grup toplantısından sonra kürsüye çıktıktan sonra da tarafsızlığı kalmıyor. Meclis tutanlarında da geçiyor, Sayın Güldal Mumcu hakaret içeren sözlere müdahale etmedi.
Üzüldüm ve sıkıldım. Gecenin 8-9'u olmuş biz daha bir gensoruyu bitirememişiz. Biraz da gergindim. Odasına gittim “Sayın Hanfendi oturumu iyi yönetemiyorsunuz. Siz partisinin bir militanı olan bir başkanvekili olarak burada bulunuyorsunuz. İçtüzüğe uyacaksınız." dedim.
Ben hakaret etmedim. Benim edebim, ahlakım saygım buna izin vermez. Benden sonra Sayın Elitaş gelmiş.
Sayın Başkan diyor ki "Yürütmenin yasamaya müdahalesi. "Bana talimat verdi" diyor. Ben hükümetin bir üyesiyim. Spontane gelişen olayda bir milletvekili olarak odasına gittim. Bakanlık sıfatıyla değil, 5 yıl TBMM Başkanlığı yapmış, bir milletvekili olarak gittim.
Sayın Güldal Mumcu bize bir emanettir. Böyle bir emanete bizim saygısızlık yapmamız haddimiz değildir.
Mumcu'ya yönelik eleştirilerim içtüzüğe uyuncaya kadar sürecektir. Mumcu adil yönetim gösterirse kendisini TBMM huzurunda tebrik edeceğim. En azından kendisini hemcinsi olan Meral Akşener gibi adil olmaya davet ediyorum.
