Düzce Üniversitesi'nden Düzce Depremi Değerlendirmesi

12 Kasım 1999 Düzce Depreminin üzerinden 11 yıl geçti

12 Kasım 1999 Düzce Depreminin üzerinden 11 yıl geçti. Depremin 11.yılında Düzce'de yapılan imar çalışmalar ve öneriler ile ilgili olarak Düzce Üniversitesi Gölyaka Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hakan Polat yapılan çalışmalar ve uygulamaları değerlendirdi.
1980 sonrası uygulanan imar afları ile yapı yoğunlukların artırılması gerçekleri 12 Kasım 1999 felaketinin ana sebeplerini oluşturduğunu belirten Polat "1999 yılında da insanların güvenle oturabileceği alanların belirlenmesi çalışması yapılmış, tıpkı 1963 yılı planında önerildiği gibi ovanın kuzey ve kuzey doğusu güvenli alan olarak belirlenmiş. 2000 yılında şehri güvenli bölgeye taşımak için yapılaşma çalışmaları belirlenen bu alanda başlamış ve kısa sürede tamamlanarak iskana açılmıştır.
Yapılan imar planı çalışmaları, ticari ve psikolojik sebeplerden dolayı yapılaşmayı tamamen mevcut şehir merkezi etrafında öngörmüş, önerilen yeni yerleşim alanlarının geliştirilmesine yönelik plan çalışması yapılmamıştır. İmar planlarında tüm alanlar için iki kat yapılaşmaya izin verilirken, bu sınır 3 yıl sonra 3 kata yükseltilmiş ve akıllara 4 katın talep edilmesi fikrinin gelmesinin yolunu açmıştır. Kesinleşen çevre düzeni plan ile de kentsel yerleşim alanı mevcut eksenleri doğrultusunda genişletilerek 62.49 kilometrekare'ye çıkartılarak mevcut imar planına uyumlu bir gelişme göstermiştir" dedi.
Polat önerilerini ise şu şekilde sıraladı. "Kentin güneyinde yeni imar alanları açılmamalı. Yeni imara açılacak tüm alanlarda zemin etütleri ve mikro bölgelendirme çalışmaları yapılarak tasarım ve yapılaşma kriterleri belirlenmeli. Kent merkezinde üç kat sınırı kesinlikle aşılmamalı. Yeni imara açılacak alanlarda mikro bölgelendirme çalışması sonuçlarına göre kat adedi belirlenmeli. Mümkün olabildiğince yeni yerleşim alanına yakın alanlarda imar adaları oluşturulmalı ve ulaşım ağı planlanmalı. Yerel yönetimlerce Coğrafi Bilgi Sistemi genişletilerek işlerlik kazandırılmalı. Mevcut yapı stoku, altyapı ve zemin özelliklerine ait tüm bilgiler bu sistemde toplanmalı. Yerel yöneticiler, ilerleyen zaman içerisinde ülkemizde deprem önetmeliğinin yeniden değişeceği gerçeğini bilerek gelecek için mevcut yapı stokunun güvenlik seviyesi belirleme çalışmalarını planlamaları. Yerel yönetimler farklı deprem ve afet risk senaryoları hazırlayarak gelecek için hazırlıklı olmalı. Şehrin tüm yöneticileri popülist-dönemlik kişilere özel yaklaşımlar değil uzun vadeli planlar ortaya koymalı ve uygulamalı."