AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulundu! 'Özgür Özel dopingli çıktı"

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulundu! 'Özgür Özel dopingli çıktı
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulundu! 'Özgür Özel dopingli çıktı'
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Beyaz Tv'de yayınlanan Sürmanşet programında, açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:

ANKARA HAVALİMANI AÇILDI

'Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugün, 8 ay gibi bir kısa bir süreç içerisinde, biliyorsunuz Ankara Havalimanı'nın yapımları tamamlandı ve zannediyorum 44 adet olması gerekiyor ya da 42 adet uçağın, aynı anda park edebildiği güzel bir tesisi Ankara'ya kazandırmış oldular. Ben saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza, Sevgili Ulaştırma Bakanımıza ve bu konuyla ilgili emeği geçen müteahhit firmasından tüm işçilerine kadar herkese çok teşekkür ediyorum. Yani Ankara Havalimanı dediğimiz biliyorsunuz bizim Etimesgut Havalimanı diye aslında vatandaşlarımızın bildiği, neredeyse cumhuriyetle eşdeğer bir tarihi olan, hakikaten şehrin göbeğinde olan ve ulaşımı çok daha kolay olan şehiriçinde bir havalimanımız oldu. Bundan dolayı Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza bir Ankara milletvekili olarak çok teşekkür ediyorum. Ankara'mıza her gün yeni bir değer katıyorlar.'

'Özellikle NATO zirvesi için çok ciddi bir önemi var biliyorsunuz. Devlet büyüklerinin geleceği bir yer haline geldi ve hakikaten mimarisi, içerideki ağırlanacak yerler, pistleri bir başka güzel olmuş. Dünyada da bunun birçok örneği var aslında. Yani işte Fransa'da var, İngiltere'de var, Amerika'da var. Yani bu şekilde devlet protokolünün de indiği ayrı havalimanlarının olduğu yerler var. Bunlardan birisi de Ankara'da olmuş oldu. Bundan dolayı hakikaten sevinçliyiz.'

SEL, ANKARA'YI TESLİM ALDI

'Çöp konteynerlerini dahi suların alıp götürdüğü, özellikle Kazan bölgemizde hakikaten vatandaşlarımız bu noktada çok ciddi mağduriyetler yaşadılar. Allah muhafaza her yerde sel olabiliyor veya sıkıntılar gerçekleşebiliyor ama siz bu sıkıntıları önleyecek önlemleri almazsanız ve bu sıkıntılar olurken başka bir dünyadaysanız o zaman biz bu konuda bir eleştiri ortaya koyarız. Geçen sefer Ankara'da sel oldu, bayramdan hemen önce Sayın Mansur Yavaş Londra'daydı. Bu sefer Ankara'da ciddi bir sel hadisesi yaşandı. Sayın Mansur Yavaş neredelerdi? Sayın Musavat Dervişoğlu ile birlikte bir görüşme içerisindelerdi.'

'Çukurlar oluştu Ankara'da. Şimdi ben şunu soruyorum. Sayın Mansur Yavaş, Ankara bu tip bir durumun içindeyken Allah aşkına siyasi görüşmeler yapmak sizce ne kadar doğru? Şimdi bir kere şuna bir karar vermesi lazım. Özellikle Ankaralının da bu konuda bir karara varması lazım. Biz belediye başkanlarımızı siyasi bir figür olarak mı kullanacağız? Yani işte o parti senin, bu parti benim arabuluktu vesaireydi. Bu konularla uğraşan bir figür mü olacak? Yoksa Ankara'nın yolu, suyu, kanalizasyonu, metroları biliyorsunuz sular bastı, bunlarla ilgilenen bir kişi mi olacak? Biz Ankara'ya Ankara ile ilgilenecek bir belediye başkanı arıyoruz. Bakın bu çok önemli bir şey. Yani bir zaman gidip de Londra'da kızının süper lüks evinde tatil yapan, hemen onun arkasından kalkıp gelip bugün siyasi görüşmeler yaparak Ankara'nın bu tür sorunlarında hiçbir şekilde burada olmayan bir belediye başkanı bizim istediğimiz bir kişi değil. Şunu unutmayın. Bir sandıktan yüksek oy alarak seçilmeniz sizin vatandaşa her türlü zulmü edeceğiniz anlamına gelmez. Ben trafiğe sorun bulmam. Ben altyapıya sorun bulmam ya. Ankara'yı metroya Allah aşkına buraları su basıyor. Bu konularla ilgili siz çıkıyorsunuz televizyonda Musavat Bey'le bir röportaj veriyorsunuz. Ben burada Sayın Musavat Dervişoğlu'na bir şey diyemem ama kalkıp da Mansur Bey'in böyle bir pozisyonda 'Ankara'yı sel bastı görüşmeyi 3 gün sonraya atalım. Şimdi benim vatandaşımla ilgilenmem gerekiyor.' demesi gerekirken maalesef Ankara bu tür manzaralarla karşı karşıya geldi. Ankara'da mazgallar temizlenmiyor.'

'AK Parti döneminde su basmayan alanları, yani Gökçek döneminde su basmayan alanları, bugün su basmasının bana birisi açıklaması yapması lazım. Bunun tek nedeni var. Mazgallar temizlenmiyor. Bunu sadece ben söylemiyorum. Bizim diğer milletvekili arkadaşlarımız da bu konuyu ortaya çıkartıyor. Mazgalların üstüne asfalt atıldı. Mazgallar şu anda ciddi inşaat harfiyatlarıyla tıkandı. Bunları temizlemeyen bir belediye maalesef bizi bu tür manzaralarla karşı karşıya getiriyor.'

KILIÇDAROĞLU'NA AĞZA ALINMAYACAK LAFLAR ETTİLER!

'Affedersiniz 'hain Kemal' dediler, 'Kirli Kemal' dediler, çok daha ağır kelimeler var da öteki taraf da onlara 'Fethullah'ın itleri' dedi. Çok özür diliyorum. Yani bu lafları söyledi. Şimdi tabii bu görüntüyü vermek istememiş olabilirler ama kendi kitleleri de bunları söylemeye çok müsait. Çünkü niye? Cumhuriyet Halk Partisi'nde bu tür maalesef bir kültür gelişmemiş. Yani Meclis'in önünde birbirlerine hakaret eden, birbirlerine küfürler eden hatta sinkaflı küfür eden kadınlar oldu. Bu bir simülasyon. Hep söylerim yayınlarda. Bir gün iktidarda olmuş olsalar, biz bu küfürlü konuşmaları iki bakanlık arasında görebiliriz veya partinin bir yetkilisiyle diğer bir yetkilisi arasında yine bu küfürleri, hakaretleri görebiliriz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisinde böyle bir kültürün oluştuğu aşikar. Ya Allah aşkına siz geçmişteki dönemdeki genel başkanınıza çok affedersiniz ben bu kelimeleri söylemek istemem ama mesela 'Pislik Kemal' der misiniz? 'Hain Kemal, Satılık Kemal' gibi daha var bir sürü laf söylüyorlar. Şimdi siz kendi eski genel başkanınıza bu tabirleri kullanırsanız, bu toplum sizden kendi aranızdaki kuramadığınız bu ahlaki ilişkiyi iktidar olduğunuzda milletle kuracağınıza nasıl inansın ya? Yani siz bu ülkenin tüm değerlerine bu küfürleri bir anda da edebilirsiniz. Bunu bilemiyoruz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin her an ne yapacağı belli değil. Yani tamamen yönünü kaybetmiş bir istikamette gidemiyor. Şimdi ben Kemal Kılıçdaroğlu'nu izliyorum. Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki 'Ben bu partiye ahlakı getireceğim tekrar.' diyor. Yani partiye ahlakı getireceğim demek tekrar bu partinin ahlakı kaybolmuş demek. Yani parti ahlaksızlar partisi olmuş demektir. Yani ben bunu böyle anlıyorum. Ahlakı tekrar getireceğim demek, bu partide ahlaksızlar var demek. Kim bu ahlaksızlar?'

KILIÇDAROĞLU'NU, YAVAŞ MI İKNA ETTİ?

'Tam tersine ben burada Sayın Yavaş'a, Kemal Bey'in tam tersine farklı bir mesaj yazdığını düşünüyorum, onun üstünden. Çünkü 'Parti içini bu şekildeki hale çevrilmesine müsaade etmeyeceğim.' diyerek bir mesaj attı hatırlarsanız. Aslında burada Kemal Kılıçdaroğlu'nun mesajı bence Mansur Yavaş'ın çağrısına evet demek değildi. Partiliyi bu ahlaksız duruma götürenlerden bir anlamda hesap soracağım. Bundan dolayı şu anda bu işi bitiriyorum şeklinde bir cevap verdi. Öteki türlü derdi ki Mansur Bey'in bu görüşüne saygı duyuyorum ve onun yaptığı çağrıya ben kulak veriyorum şeklinde bir şey yazardı. Ama ben öyle bir yazı görmedim.'

ÖZGÜR ÖZEL, MAHKEME KARARINI TANIMADI, 'DARBE YAPTI' DEDİ

'Bunu püskürttünüz' derken kapının önünde tekrar Cumhuriyet Halk Partililer de vardı. Ben tam tersine burada Kılıçdaroğlu'nun sağduyulu davranarak bu işi bitirdiğini görüyorum. Hani benim görüşüm bu yönde. Ama ancak şunu söylemek lazım. Darbe yaptı dediğiniz kişi kim? Size eğer birisi darbe yaptıysa sizin kendi Hatay Belediye başkanınız Lütfü Savaş bu davayı açtı. Sizin eski genel başkanınız şu anda koltukta oturuyor. Biz oturmuyoruz. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'nin içerisindeki bulunan mevcut milletvekilleri mesela Mahir Polat ve bunun gibi benzeri olan isimler Kılıçdaroğlu'nu destekliyor. Biz desteklemiyoruz. Siz kendi siyasi partiniz içerisinde kavga edip bir de bunun üstüne 'darbe' diye bir isim koyuyorsunuz. Üstüne basarak söylüyorum. Şikayet eden CHP'liler, oyların pavyonda çalındığını söyleyen CHP'liler, yargıya intikal ettiren CHP'liler, sonucunda verilen karar da yine CHP'lilerle ilgili bir karar. Yani mutlak butlan dediğimiz, eskiye dönme.'

'Geçen gün Yaşar Yıldırım'ın bir videosunu izledim. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Ankara Milletvekili, hakikaten öyle güzel bir konuya değinmiş ki, 'Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu bir güreşe tutuştular. Bu güreşte Özgür Özel yendi. Sonra Özgür Özel'e, gel kardeşim bir doping testine gir dedi, sağlık ekipleri. Bu testten Özgür Özel dopingli çıktı ve bu sefer madalyayı aldı ve tekrar iade edip ikinci olan kişiye verdi.' diyor. Yaşanan mesele aynen budur. Özgür Özel dopingli çıkmıştır. Bir iş bir yere cuk diye oturur derler ya. Aynen bu şekilde. Yani şu anda Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun arasındaki güreş yarışında Özgür Özel dopingli çıktığı için madalya Kılıçdaroğlu'na verilmiştir. Mesele bu kadar basit.'