ATB Temmuz Meclisi Toplandi

Antalya Ticaret Borsasi (ATB) Temmuz Ayi Meclis Toplantisi, ATB Meclis Baskani Erdogan Ekinci baskanliginda Meclis Salonu’nda yapildi.

ATB Temmuz Meclisi Toplandi
ATB Meclis Baskani Erdogan Ekinci, annesi kaybeden ATB Yönetim Kurulu Baskan Yardimcisi Halil Bülbül ve ailesine bassagligi diledi. Ekinci, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasi Baskani Ali Bahar’in vefatindan duydugu üzüntüyü dile getirirken, "Genç yasta elim bir kazada hayatini kaybeden Ali Bahar’a Allah’tan rahmet, Bahar ailesine, is dünyasi ve sevenlerine Meclisimiz adina bassagligi dileklerimizi sunuyorum" dedi.

Yönetimin bir aylik çalismasiyla ilgili üyelerin bilgilendirildigi toplantida, ATB Yönetim Kurulu Baskani Ali Çandir, tarim, ekonomi ve kente iliskin degerlendirmelerde bulundu. Çandir, Yönetim Kurulu Baskan Yardimcisi Halil Bülbül’ün annesi Hikmet Bülbül’ün vefatindan duydugu üzüntüyü dile getirirken, "Merhumeye Allah’tan rahmet, Halil kardesim ile ailesine bag sagligi ve sabir dilerim. Mekani cennet olsun" dedi.

Çandir, Meclis’te ATSO Baskani Ali Bahar’i anarken, "Elim bir kaza sonucu kaybettigimiz Antalya Ticaret ve Sanayi Odasi (ATSO) Yönetim Kurulu Baskani Ali Bahar’in vefati ise hepimizi derinden etkiledi. Ali kardesime Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve camiamiza bas sagligi diliyorum. Mekani cennet olsun" dedi.



"Dünyada gida fiyatlari düserken bizde artiyor"

Is dünyasinin ülke, dünya ve rakip ülkelerde olup bitenden dogrudan veya dolayli olarak etkilendigini belirten Çandir, sunlari söyledi:

"Hatirlayacaginiz gibi 2019 yilinda OECD ve FAO, “2019-2028 Tarimsal Görünüm” isimli ortak bir rapor hazirladilar. Özünde dediler ki dünyada önümüzdeki 10 yilda tarimsal tüketimin yillik yüzde 1 ve üretimin de yüzde 1.2 artacagini öngörmekteyiz. Esasen her yil bu görünüm raporunu güncelliyorlar. Bu öngörünün ilk 5 yili dünyada gerçeklesti. Ancak bizdeki gerçeklesmeler oldukça karisik seyretti. Örnegin son 5 yilda tarimsal üretimimiz ton olarak yüzde 17 artti (117,3 milyon tondan 136,9 milyon tona yükseldi). Bu artis, tarim alanlarimiz arttigi için degil (aksine yüzde 5 azalmistir.), büyük ölçüde verimlilik artisi ve üretim deseni degisimden kaynaklanmistir. Bu sayede dünya öngörüsünden yüksek artis saglanmistir. Ancak dünya tarim ve gida ürün fiyatlari bu dönemde yüzde 20’den fazla düserken bizde inanilmaz artislar göstermistir.

Yani dünyada üretim artisi tüketim artisindan fazla oldugu için ve diger sebeplerle fiyatlar düserken bizde üretim artisina ragmen fiyatlar yükselmistir. Bu açmazi; sektörümüzün yüksek kar hirsi ile açiklamak; hedef saptirmaktan ve kafayi kuma gömmekten baska bir sey degildir. Çünkü TÜIK verileri bile bu tespitimizi destelemektedir. TÜIK verilerine göre son 5 yilda; Tüketici fiyatlari (TÜFE) yani talep enflasyonu yüzde 398, üretici fiyatlari (YiÜFE) yani maliyet enflasyonu yüzde 610 artmistir. Dolar ise yüzde 600 yükselmistir. Benzin yüzde 523, motorin yüzde 587, elektrik yapilan son zamla yüzde 313 yükselmis, tarimsal üretici fiyatlari yüzde 575 ve tarimsal girdi fiyatlari ise yüzde 470 yükselmistir."

Anket sonucunu paylasti

Ocak ayinda ve Temmuz’da ATB meslek komitesi üyeleriyle yaptiklari ankette de benzer ticari degerlendirmeler ile karsilastiklarini anlatan Çandir, "Is hayatinin içinde yasayan ve sahada olup biteni bire bir gözlemleyen üyelerimizin yasadiklarini ve degerlendirmelerini özet olarak sizlerle paylasmak isterim" dedi.

Çandir, anket sonuçlariyla ilgili sunlari paylasti:

"Önümüzdeki 6 ayda daha iyi ekonomik sartlari bekleyenlerin orani ülkemiz için yüzde 11 ve Antalya için yüzde 9 düzeyindedir. Kendi ticaretinin yil sonu itibariyle miktar olarak artacagini bekleyenlerin orani yüzde 22 iken ciro hacimlerinin enflasyonun üzerinde artacagini bekleyenlerin orani ise yüzde 11 düzeyindedir. Maliyetlerinin ilk 6 ayda enflasyonun üzerinde arttigini belirtenler yüzde 91 iken yilsonunda enflasyonun üzerinde maliyet artisi bekleyenler yüzde 70’tir. Ilk 6 ayda borçlarinin enflasyonun üzerinde arttigini belirtenler yüzde 61 iken yil sonu için artis bekleyenlerin orani yüzde 55’tir. Yine ilk 6 ayda alacaklarinin enflasyon üzerinde arttigini belirtenler yüzde 45 iken yil sonunda enflasyon üzeri artis bekleyenlerin orani yüzde 54’tür. Üyelerimizin ilk 6 ayda karsilastiklari en olumsuz durumun maliyet artisi ve enflasyon oldugunu belirtenlerin orani yüzde 80 düzeyindedir. Bütün resmi rakamlardan ve is hayatinin içinde yasayanlarin degerlendirmelerinden açik, berrak ve net bir sentez yapmak gerekirse; tarimsal faaliyette bulunanlar, maliyetlerini karsilayamama pahasina üretimlerini artirmistir. Tarimsal faaliyette bulunanlardan ilave sermaye ya da borçlanma imkani bulamayanlar sektörü terk etmek zorunda kalmistir. Tarimsal faaliyette bulunanlar, kendi çabalari ve öngörüleriyle üretim deseni degistirmek zorunda kalmistir. Tarimsal faaliyette bulunanlar, bu faaliyetlerini destekleyecek yan islere yönelmislerdir. Tarimsal faaliyette bulunanlar, tarimsal destekleme ve tesviklerden umudunu kesmistir. Tarimsal faaliyette bulunanlar yeni arayislarin ve ayakta kalma çabalarinin son raddesinde bulunmaktadir."

"Enflasyon maliyet odakli"

Yaklasik 1,5 yildir rasyonel ekonomi politikalari modelinin uygulandigini belirten Çandir, "Bu süre içinde talebin sogutulmasi yoluyla mevcut darbogazdan bir çikis yolu ariyoruz. Ancak büyümeden taviz vermiyoruz. Üstelik temel tespitimiz, enflasyonun talep odakli oldugu yönündedir. Halbuki biraz önce paylastigim TÜIK verileri ve anketlerimizin sonuçlari, enflasyonun açikça maliyet odakli oldugunu gösteriyor. Yani temel tespitimizde bir hata yapiyoruz diye düsünüyorum. Esas olan maliyet yapimizdaki yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar basta olmak üzere asiri yükselisleri dizginlemektir. Bunu yapmaya ne zaman baslayacagiz diye politikalari ve uygulamalari izliyoruz" diye konustu.

Bu yil dünyadaki ve Türkiye’deki kurumlarin ülkemiz için büyüme tahminin ortalama yüzde 3,6 civarinda oldugunu hatirlatan Ali Çandir, "2025 yilinda ise yüzde 2,7 büyüme beklemektedirler. Yani 2024 yilindan daha zor bir yil bizi beklemektedir. Dünya ve gelismekte olan ülkeler ortalamasinin oldukça altinda bir büyüme öngörüsü ile karsi karsiyayiz. Demek ki 2024 ve 2025 yillarinda nispi olarak asiri yüksek faiz vermeye devam edecegiz. Bu durum, kredi kullanmak zorunda olan is dünyasi için dayanilmaz bir ortam hazirlayacaktir. Söz konusu dünya ve ülkemiz kurumlarinin öngörüleri tutturulacaksa acil olarak is dünyasinin sürdürülebilir kredi imkanlarina kavusturulmasi gerekir. Aksi halde sizlerle uzun bir süredir paylastigim gibi daha önce görülmedik oranlarda borç ödeyememe ve sirket kapanma verileriyle karsilasabiliriz. Nitekim son açiklanan Haziran ayi sirket kapanma ve kurulma verileri bu tehlikeyi yine gündeme getirmistir" degerlendirmesinde bulundu.

Ticaretin isleyisi bakimindan öncü göstergelerden biri olan çekle islem hacminin yilin ilk yarisinda yillik olarak Antalya’da yüzde 70 artarken ülke genelinde yüzde 84 artigini belirten Çandir, sunlari kaydetti:

"Yani kentimiz aslinda reel olarak ticaretini artiramamistir. Ayni dönemde karsiliksiz çek tutari kentimizde yüzde 422 artarken ülkemiz ortalamasi yüzde 255 artmistir. Protestolu senet tutari ise kentimizde yüzde 369 artarken ülkemiz ortalamasi yüzde 182 artmistir. Kurulan-kapanan sirket verileri de bu dönemde kentimiz için ülke ortalamasina göre aleyhte seyretmeye devam etmistir. Kurulan sirketler kentimizde yüzde 40,4 azalirken ülkemizde yüzde 29,9 azalmis, kapanan sirketler ise kentimizde yüzde 21 artarken ülkemizde yüzde 8,3 artmistir. Kentimizin haziran ayi ihracati geçen yilin ayni dönemine göre yüzde 0,7 azalarak 167 milyon dolar olarak gerçeklesti. Yilin ilk yarisinda ise yüzde 0,6 azalisla 1 milyar 92 milyon dolar ihracat gerçeklesti. Ihracattaki bu gerilemede yas meyve ve sebze sektöründeki düsüs etkili oldu. Kentimizin haziran ayi yas meyve ve sebze ihracati, geçen yilin ayni ayina göre yüzde 8 azalarak 47 milyon dolar olarak gerçeklesti. Yilin ilk alti ayinda ise geçen yilin ayni dönemine göre yüzde 11 azalarak 361 milyon dolar olarak gerçeklesti. Aslinda yilbasindan beri her ay benzer verileri sizlerle paylasmaktayim ve kentimiz ülke ekonomisinin altinda bir performans göstermektedir. Bunu düzeltmenin yollarini arastirmali, önerilerimizi paylasmali ve kentimizin gelecegi için birlikte çalismaliyiz."

"Iklim degisikligi tehdit ediyor"

Konusmasinda iklim degisikligine dikkat çeken Baskan Ali Çandir, "Iklim degisikligi toprak ve su kaynaklarini tehdit ederken, bu durumdan en çok etkilenen sektörlerin basinda tarim gelmektedir" dedi.

ATB üyelerinin Korkuteli ve Elmali ile Aksu’dan Gazipasa’ya kadar ilçelerde derinlesen su sorunu yasandigini söyledigini kaydeden Çandir, "Yagislar kisa süreli rahatlama olustursa da uzun vadede bu soruna çözüm olamamaktadir. Çözüm için etkili bir su yönetimine ihtiyaç vardir. Ürün deseni havzalardaki su durumuna göre planlanmalidir. Tamamen kapali devre sulama sistemlerine geçilmelidir. Su hasadi konusu, kamunun altyapi yatirim planlamasina acil olarak alinmalidir" diye konustu.

Su kaynaklarini verimli kullanmak ve iklim degisimine karsi sorumlu olan tek sektörün tarim olmadigini vurgulayan Çandir, "Sanayiden hizmet sektörüne, kamudan hane halkina kadar hepimiz su kaynaklarini verimli kullanmaliyiz. Çünkü bu degisimden hepimiz sorumluyuz" dedi.

Tarim ve Orman Bakanligi tarafindan yeni hayvancilik desteklerinin ilk kez üç yil için performansa ve verime göre açiklandigini belirten Çandir, "Yeni modelin iyi bir baslangiç olacagi kanaatindeyiz. Ancak sonuçlari konusunda yeterli bir etki analizi yapilmali ve konunun taraflariyla paylasilmalidir" dedi.

Ali Çandir, Tarim ve Kirsal Kalkinmayi Destekleme Kurumu’nun tarimsal yatirimlari destekledigi IPARD programindan bu dönem Antalya’nin faydalandigini belirten Çandir, "Nitekim, geçtigimiz ay tamamlanan birinci çagri döneminde Antalya’dan toplam 527 milyon TL yatirim ve 266 milyon TL hibe destegi ile 25 proje basvurusu yapilmistir. Program kapsaminda ikinci çagri da ilan edilmistir. Bu çagridan üyelerimizin ve tüm üreticilerimizin daha fazla yararlanmasini diliyorum" dedi.

Meclis’te üyeler sektörleriyle ilgili degerlendirmelerde bulundu.
Kaynak: İHA