Sessiz Tehlike Agizda Gizleniyor
Kulak, Burun ve Bogaz Hastaliklari Uzmani Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, tükürük bezlerinde olusan taslarin derin boyun enfeksiyonuna neden olabilecegini belirterek, uyarilarda bulundu.

“Limon emmek küçük taslarin disari atilmasini saglar”
Taslarin agizdan disari atilmasindaki yöntemler hakkinda da bilgilendirmede bulunan Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, “Bu hastalikta tipik belirti, tasin var oldugu tarafta yer alan bezde yemek yeme sonrasi gelisen sislik ve agridir. Tükürük salgisinin disari atilamayip birikimi, enfeksiyona yatkinlik olusturur. Bakteriyel tükürük bezi iltihabi dedigimiz hastalik gelisebilir ki bu durumda sikayetler siddetli hale gelebilir. Etkilenen tükürük bezinin asiri sismesi, asiri hassasiyeti, agri ve ates gelisebilir. Tedavi edilmedigi takdirde, hastane yatisi gerektiren ve siddeti daha fazla olan bir tabloya, derin boyun enfeksiyonuna, ilerleme görebiliriz. Sikâyetleri daha hafif olan ve tas boyutlari küçük ve tükürük bezi kanalinin ucuna yakin yerde yerlesim gösteren hastalarda geleneksel tedaviler önerilir. Agri kesiciler fayda saglar. Bol sivi tüketimi, isi uygulamasi rahatlama saglayabilir. Bol sivi tüketimini tüm hastalarimizda önermekteyiz. Ayni zamanda limon gibi eksi ürünlerin emilmesi tükürük sivisini artirir ve çok küçük taslarin disari atilmasini saglayabilir. Tas boyutunun büyük olmasi, tasinda daha çok beze yakin yerde yerlesmis olmasi durumlarinda ise cerrahi uygulamalari gündeme gelmektedir. Tas yerlesimi, büyüklügü etkilenen tükürük bezinin durumu cerrahinin seklini belirler. Eger tas tükürük bezi kanalinda yer aliyorsa, sialendoskopi olarak adlandirilan kamera sistemi ile yer tespiti ve çikarma islemi herhangi bir kesi olmaksizin tercih edilir. Ancak tasin tükürük bezi içerisinde yer almasi, boyutunun çok büyük olmasi durumlarinda ise disardan veya agiz içinden yaklasim ile cerrahi seçenekleri gündeme gelmektedir” diye konustu.
“Büyük taslar havali kirma teknigi kullanilarak küçültülerek çikarilir”
Tedavi yöntemlerinden de bahseden Turgut, “Sialendoskopi, genellikle tükürük kanallarinda tas olan hastalarin tedavisinde kullanilmaktadir. Ayrica sjögren hastaligi, radyoaktif iyot tedavisi almis hastalar ve tekrarlayan tükürük bezi iltihaplarina sahip çocuk hastalarda da bu yöntem uygulanabilir. Büyük taslar havali kirma teknigi kullanilarak küçültülerek çikarilir, bu nedenle islem süresi uzun olabilir. Sialendoskopi sirasinda herhangi bir kesi veya dikis uygulanmaz, bu nedenle islem sonrasinda agri veya sikâyet gözlemlenmez. Geçici olarak ayni taraftaki tükürük bezinde sislik olabilir, ancak genellikle bu sislik 1-2 saat içinde azalir. Hastalar, genellikle ayni gün içinde taburcu edilirler. Tas boyutunun büyük olmasi, tasin bez içinde yerlesim göstermesi, sik enfeksiyona bagli tasin kanala yapisik olmasi gibi nedenlerden dolayi sialendoskopi ile tasin çikarilmasi mümkün olmayabilir. Bu durumlarda açik cerrahi seçenegi gündeme gelir. Eger tas, kanal içinde yerlesim gösteriyorsa agiz içerisinden kanal üzerinde yapilacak ufak bir kesi ile tasa ulasilir ve tas çikarilir. Birkaç dikis atilarak islem tamamlanir. Hastalarimiz ancak tas tükürük bezi içinde olursa veya tükürük bezi sürekli (kronik) enfeksiyona bagli olarak islevini yitirmisse (atrofiye ugramis) tükürük bezi genel anestezi altinda çene altindan kesi yapilarak tamamen çikarilir. Ameliyat sonrasi 2-3 gün hastane yatisi gerekebilir” seklinde konustu.
