Adiyaman'da Bir Çizigi Bile Olmadan Yan Yatan Bina
Yüksek Insaat Mühendisi Mehmet Albayrak, sosyal medyada yer alan Adiyaman’daki temelden yan yatan bir binayla ilgili yaptigi degerlendirmede, bu durumun zemindeki sivilasmadan kaynaklanabilecegine dikkat çekerek, “Bu bina yine de agir hasarlidir ve yikilacaktir” dedi. Bölgede yasanan depremin büyüklügünün dünya tarihe geçtigini belirten Albayrak, bölgede evlere girilmemesi gerektiginin altini çizdi.

“Sivilasmadan dolayi yan yatmis olabilir”
Depremin üst yapiya büyük hasar verdigini ama ayni zamanda üç sehrin altyapisina da çok büyük oranda hasar verdigini anlatan Mehmet Albayrak, “Gelecek süreçte çok ciddi bir ugras bekliyor bizleri. Sosyal medyada yan yatan bir bina dolasiyor. Bunu bir insaat mühendisi olarak Körfez depreminde de görmüstük. Adapazari’nda bir binada çizik olmamasina ragmen yan yatmisti. Onun sebebi belliydi. Ciddi anlamda zemin sivilasmasi vardi. Sivilasmadan dolayi oturdugu zeminin stabilizesini kaybettigi için yan yatmisti. Bu bina neden yan yatti diye bize de çok soruyorlar. Tabii bu çekim açisi itibariyle karar vermek çok zor. Farkli göçme sebepleri olabilir. Bu bina yine de agir hasarli bir binadir. Mutlak suretle artik yikilacak. Ancak, yikilirken en azindan içerisinde can kaybi olmamistir diye düsünüyoruz. Yikim sebeplerinden birisi zeminde sivilasma olmus olabilir. Görünmeyen tarafinda kismi bodrum olabilir. Arka taraftan binayi inceledikten sonra buna karar verebiliriz. Ama her halükarda bu binada zeminle ilgili sikinti olmasaydi ayakta olacakti ve uzun süre de kullanilmaya devam edecek bir binaydi” dedi.
“Deprem izolatörleri çok faydali bir üründür”
“Yeni binalarda kullanilan sistemlere biz deprem izolatörü diyoruz. Deprem izolatörü çok faydali bir üründür” diyen Albayrak, “Bizim deprem yönetmeligi literatürümüzde de var. Hastane binalarimizda bu artik kullaniliyor. Tabii bu yeni bir ürün. Bütün binalarin altina bunu koymaya insaat mühendisligi açisindan gerek yok. Bizim sikintimiz binalarla ilgili sikintimiz deprem izolatörü olup olmamasi degil. Bizim, bilime uygun yönetmeliklere uygun bina yapmakta sikintimiz var Yani kaçak insaat yapmayacagiz. Yaptigimiz binalari projesine uygun yapacagiz. Dogru proje yapmamiz lazim ve yaptigimiz binalari denetlemek lazim. Çok önem arz eden kistaslar çerçevesinde biz bina yaparsak depreme hazirlikli bina, depreme dayanikli bina üretmis oluruz. Deprem izolatörlerini çok yüksek binalara artik konmasi gerekiyor. Çünkü izolatörleri deprem yüklerinin binaya etkisini azaltiyor. Hastaneler için bu kullaniliyor ki deprem aninda ameliyat yapiyorsa doktorlarimiz, ameliyatina devam edebilsin. Bunun üretimi ucuzlar, makul seviyelere indirilirse normal konut binalarinda da elbette kullanilabilir. Yönetmelik olarak da bizim literatürümüzde var” ifadelerini kullandi.
“Zemin etütleri yapiliyor”
1990’li yillardan beri zemin etüdü yapildiginin altini çizen Albayrak, “Bursa’da da yapiliyor. Bursa’nin zeminiyle ilgili bilinmezlik bizim için hiç yok. Zemin ve temel etüde yapiliyor. Yapilmali da. Özellikle bu deprem bölgesinde durum nedir, onu bilemiyoruz. Yönetmelik olarak zorunlu ama nasil bir zemin etüdü yapiliyor bilmiyoruz. Bunu irdelemek lazim. Zemin ve temel etütleri jeoloji mühendisleri, jeofizik mühendisleri ve insaat mühendislerini birlikte hazirladiklari bir rapordur. Raporu kismini, insaat mühendisleri hazirliyor. Bu temelin nasil tasarlanacagiyla ilgili ciddi parametreler, parametreler tasiyor. Bu parametrelerde hata olmasi demek binanin yanlis dizayn edilmesine sebep olur. Depreme dayaniksiz olur. Dolayisiyla bu tür çalismalar binalarin tasariminda olmazsa olmazlarimizdandir” dedi.
1999 depreminin bazi açilardan milat oldugunun altini çizen Albayrak, “Hazir beton kullanimina geçildi. Çok önemli bir adim, esikti o. Bir digeri proje yaparken iste C-14, C-16 betonlarla binalari dizayn ediyorduk. Bugün geldigimiz nokta artik C-25 seviyelerindedir. Aralarinda çok fark var. Yani inanilmaz bir deprem yasadik. 75 saniye çok uzun bir süredir. 75 saniye süren bir depremin etkisine dayanabilecek bina özellikle Kahramanmaras’ta, Hatay’da ve Adiyaman’da varsa, çok saglam binalar demektir. Yer kabuguna çok çok yakin yerde sig bir deprem meydana geldi” seklinde konustu.
“Mevcut binalari elden geçirmeliyiz”
“Fay hatlari kirildikça enerjisini baska noktalara dogru transfer ediyor” diyerek sözlerini sürdüren Albayrak, “Dolayisiyla Marmara’yi etkileyecek fay Kuzey Anadolu fay hattidir. 1999’da Çinarcik açiklarina kadar kirilmisti. Bunun enerjisi Çinarcik’tan itibaren Tekirdag’a dogru transfer oldu. Orada su anda enerji birikiyor. Tabii bu yerbilimci hocalarimizin isidir ancak bir deprem olacagini biliyoruz. Ülkemiz zaten yüzde 96’si deprem kusaginda olan bir ülkedir. Biz fayda hareket olacak, olmayacak, bunu beklemek durumunda degiliz. Biz binalarimizi depreme dayanikli yapmaliyiz. Depreme dayaniksiz olan, depreme dayanikli hale getirmeliyiz. Biz bunu doksanli yillardan beri hep söylüyoruz. Bunun için ne yapmak lazim? Mevcut yapi stokunu elden geçirmek lazim. Deprem yikmadan önce her depreme dayaniksizsa biz insan eliyle yikalim, kaybimiz olmasin. Bunun tespit edebilecek bilgi birikimimiz, teknik açidan var. Bunun için çok güçlü bir irade gerekiyor. Belediyelerimiz tarafindan hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bir yasa çikartmasi lazim. Mevcut binalarin envanterinin çikartilmasiyla alakali milletvekillerimize görüs bildirmistik. Bursa’yi ele alirsak yüzde 50’si kaçak olan bir sehirden bahsediyoruz. Bunlarin bir defa depreme dayanikliliklarindan bahsetmek çok zor. Dolayisiyla mevcut binalarimizi elden geçirmeden depreme hazirlikli olamayiz”
“Binalar güçlendirilebilir”
Yüksek Insaat Mühendisi Mehmet Albayrak söyle devam etti; “Güçlendirme kavrami 1999 depreminden sonra zaten literatüre girdi. Çok ciddi anlamda yönetmeliklere de girdi. Ondan önce yoktu. 2007 yilinda yürürlüge giren yönetmelikte güçlendirme yapilabilir denildi. Yerinden yikip yeniden yapmanin yaklasik olarak yarisi kadar ucuza mal edilebilir. Tabii dogru projelendirilmesi lazim. Teknik insanlarin bunu yapmasi lazim. Bu çok önemlidir. Bir binayi güçlendirecegim derken daha fazla hasar almasina sebep olunabilir. Ama güçlendirilebilir binalarda bu kavram var. Hatta belki birçok bina deprem bölgesinde güçlendirdi. Dogru güçlendirilenler mutlak suretle depremde can güvenligi performans düzeyini saglayacaktir. Bizim konut hedefimiz insanlar içerisinden sag olarak çikabilsin diyedir. Ancak bu deprem çok farkli bir deprem. Bu depreme dayanabilecek burada konut türü yapilardan pek bahsetmemek gerekir”
“Emin olmadan asla evlere girilmemeli”
Deprem bölgesindeki evlere emin olunmadan asla girilmemesi gerektigini hatirlatan Albayrak, “Çünkü artçi sarsintilar devam ediyor. Bu sarsintilar az hasarli olan binalarda da göçmeye sebep olabilir. Oradaki yetkililerden izin almadan veya ön bilgisi olmadan kesinlikle evlere girmemeleri gerekiyor. Can güvenlikleri açisindan son derece önemlidir” dedi.
“Konut satin alirken seramigine bakmayin”
Konut satin alacaklara da öneri de bulunan Albayrak, “Bugüne kadar biz konut satin alirken seramigi güzel mi, kapi kolu iyi mi, manzarasi güzel mi? diye baktik. Artik bu anlayisi vatandaslarimizin terk etmesi gerekiyor. Projeyle yapilmis mi? Denetimli mi, depreme dayanikli mi? Bu kriterleri öncelemeleri lazim ki bina saglam olsun. Artik seramik sökülüp yeniden yapilabiliyor. Güzel bir mutfak dolabi sonradan yapilabiliyor ama binanin tasiyici sistemi bir defa yapiliyor. Bizim baz alacagimiz öncelikli kriterimiz depreme karsi güvenli bir yapimi? Iyi bir müteahhit tarafindan yapilmis mi? Yapi denetim eliyle denetlenmis mi? Kullanma izni var mi? Kullanma izni önemlidir. Bunlara dikkat etmesi gerekiyor vatandaslarimizin” diye konustu.
Betonlarin bir ömrünün oldugunu ifade eden Albayrak, "Beton dogru yerlestirildigi takdirde iyi bir yapi malzemesidir. 50 ile 100 sene arasinda gücünü koruyabilir. Siz betonu dökerken su katarsaniz ve ya sikistirmazsaniz mukavemeti de düser, ömrü de azalir. Betonu biz kurallarina göre yerlestirmemiz lazim.
