Süngercilik Müzesi Protokolü Imzalandi
Mugla’nin Bodrum ilçesinin yerel ve kültürel yapisinin temel taslarindan ve unutulmaya yüz tutmus mesleklerinden olan süngerciligin hayatta kalmasi için gerçeklestirilen çalismalar çerçevesinde Süngercilik Müzesi açiliyor. Düzenlenen programla Süngercilik Müzesi Protokolü, Bodrum Belediye Baskani Ahmet Aras ile müze sponsoru Mustafa Cem arasinda imzalandi.

Bodrum Kalesi Bati Hendegi’nde tiyatrocu Utku Erisik’in tiyatral sunumuyla baslayan imza töreninde dans gösterileri, türküler ve belgesel gösterimler katilimcilar tarafindan büyük begeni topladi. Mugla Büyüksehir Belediye Baskani Osman Gürün’ün, Bodrum Belediye Baskani Ahmet Aras’a ve deniz sevdalilarina selamlarini ilettigi mektubun okunmasinin ardindan açilis konusmalari gerçeklesti.
Bodrum Belediyesi Isletme ve Istirakler Müdürlügü’ne bagli Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoglu, süngercilikle ilgili çocuklugunda babasiyla yasadigi bir anisini anlatarak konusmasina basladi.
Bugün somut bir adim attiklarini söyleyen Cambazoglu, öncesinde çok önemli toplantilar gerçeklestirdiklerinin altini çizerek Süngercilik Müzesi hakkinda bilgiler verdi. Toplumun gelisimi ile ilgili hizmet edecek olan müzenin önemine deginerek müzenin kurulmasinda katki sunan herkese tesekkür etti.
Müze Sponsoru ve eski bir süngerci olan Mustafa Cem ise katilimlari dolayisiyla herkese tesekkür ederek Bodrumlu süngercilerin bu meslegi neden seçtigine degindi.
Bodrumlu süngercileri temsilen konusan son süngerci Aksona Mehmet, “15 yasinda küçük bir çocukken 1968 yilinda buraya geldim. Iskeleye sünger avciligina basladim. Iyi ki bu muhtesem deniz kültürü içinde hamurum yogrulmus. O gün bugündür 58 yildir bu iskeledeyim. Sünger kültürünü gelecek nesillere aktarmayi omzumda borç biliyorum” seklinde konustu.
“Müzelerimiz kültürümüzde somut izler birakir”
Süngercilik Müzesi’nin Bodrum ve ülkemiz için önemine deginerek konusmasina baslayan Belediye Baskani Ahmet Aras, “Bodrum için 10 müze hedefimiz var adim adim bunlari gerçeklestirecegiz. Bizden önceki degerli yöneticiler, yerel yöneticiler ve mülki idare amirlerimiz ve tabii ki bu ise gönüller verenler Bodrum’da çok önemli eserler biraktilar. Kültür, sanat ve edebiyat alaninda hiçbir zaman bosluk olmamali. Her zaman kültür, sanat ve edebiyatla yogrulmak durumundayiz. Belediyemiz bununla ilgili çalismalarini sürdürüyor" dedi.
Bodrum Kaymakami Bilgehan Bayar ise konusmasinda, 1923-1930 yillari arasinda nüfus mübadelesinden bahsederek Kumbahçe’ye yerlesen Girit Türklerinden söz etti. Hayatlarini idame ettirebilmek için süngercilige basladiklarinin altini çizen Kaymakam Bayar, süngerciligin önemine degindi. Bodrum’da sehrin kimligini olusturan mesleklerden birinin süngercilik oldugunu söyleyen Bilgehan Bayar, “Bu kültürü gelecek nesillere yansitmak, yasatarak aktarabilmek çok önemli. Çünkü geçmis gelecegin aynasi gibi gelecek nesillere ciddi bir rota, ciddi bir yön veriyor. Hem sponsorumuzu hem emegi geçenleri can-i gönülden tebrik ediyor, kutluyorum" dedi.
Konusmalarin ardindan taraflarca Sünger Müzesi protokolü imza altina alindi.
Gecede, sualti belgesel yapimcisi ve sualti biyologu Dr. Mert Gökalp’in Bodrumlu sünger avcilarinin zor hayatlarina ve sünger avciligi esnasinda yasanan tehlikeli anlara bir kurgu hikaye üzerinden odaklanan ödüllü kisa film IRME’nin gösterimi gerçeklesti.
Programin devaminda ise Sanatçi Özgür Kiyat, süngerci Aksona Mehmet (Mehmet Bas) için besteledigi ’Aksona Zeybegi’ türküsünü seslendirdi. Grup Horokos’un vurgun yiyen süngercileri konu alan Kalimnos adasinin geleneksel dansi Mihanikos halk dansi gösterisi sonrasinda program, Bodrum Girit ve Yunanistan Göçmenleri Kültür ve Dayanisma Dernegi Baskani Zehra Denizaslani’nin anlatimiyla geleneksel denizci yemeklerinin sunumu ve tadim etkinligi ile son buldu.
