'Medya Dili Irkçiligi Arttiriyor'
Ars. Gör. Dr. Aysegül Aycan Solaker, Almanya’da yasayan Türkler üzerine yaptiklari arastirmaya göre özelde Türklerin, genelde göçmenlerin çesitli sikintilar yasadiklarini söyledi.

Solaker, son yillarda Türkiye’de sayilari hizla artan göçmenlerin özellikle medyanin kullandigi dil yüzünden siddete maruz kaldiklarini da söyledi.
“Almanya göçmenleri karsisina degil arkasina almak zorunda”
Solaker, Alman nüfusunun hizla azaldigini ve göçmen sayisinin arttigini belirterek, “2050 yilina kadar Alman nüfusu göçmen nüfusun altina düsecek. Eger Almanya, güçlü bir ülke olarak kalmak istiyorsa göçmenleri karsisina degil arkasina almak zorunda. Türk göçmenlerin üç temel problemi var. Öncelikli olarak temsil noktasinda eksiklikler var. Bunu Almanlar da söylüyor. Her ne kadar entegrasyon konusunda Almanya çesitli anayasal düzenlemeler yapiyor olsa da halk içerisinde uyumsuzluk söz konusu. Ikinci olarak firsat esitligi konusunda sikintilar yasaniyor. Daha sonrasinda ise kimlik vurgusu yerine ortak vatandaslik vurgusunun ön plana çikmasi gerekmektedir. Örnegin medyayi inceledigimiz zaman Alman-Türk diye bir ifade görüyoruz. Alman-Türk gibi kimlik tanimlamasi yerine Alman vatandasi tanimlamalarinin medyada yer almasi irkçiligi azaltacaktir. Kanada modelinin basarili olmasinin sebebi de aslinda irkçi söylemlerden kaçinmasidir” seklinde konustu.
Ars. Gör. Dr. Solaker, son yillarda Türkiye’nin göç alan bir ülke konumuna geldigini ve meydana gelen olaylarin önünün alinmasi için medyanin dilini gözden geçirmesi gerektigini, birlikte yasama kültürünün önemli oldugunu vurguladi.
