Cemal Kasikçi'nin Nisanlisindan AYM'ye Basvuru

Gazeteci Cemal Kasikçi’nin Suudi Arabistan Baskonsoloslugu’nda öldürülmesine iliskin davanin durdurulmasi ve dosyanin Suudi Arabistan makamlarina devredilmesi karari sonrasi, Kasikçi’nin nisanlisi Hatice Cengiz AYM’ye bireysel basvuruda bulundu. Yapilan basvuru dilekçesinde, durdurma kararinin kaldirilarak yargilamaya devam edilmesi yönünde karar verilmesi talep edildi.

Cemal Kasikçi'nin Nisanlisindan AYM'ye Basvuru
Gazeteci Cemal Kasikçi’nin Suudi Arabistan Baskonsoloslugu’nda öldürülmesine iliskin davada 7 Nisan 2022 tarihinde kararini açiklayan mahkeme, yargilamanin durdurularak dosyanin Suudi Arabistan adli birimlerine devredilmesine hükmetmisti. Müsteki Hatice Cengiz’in avukati araciligiyla Istanbul 12. Agir Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere 11. Agir Ceza Mahkemesi’ne dilekçe sunulmus, verilen kararinin kaldirilmasi talep edilmisti. Yapilan itirazi degerlendiren mahkeme heyeti ise bu talebi oy çokluguyla reddetmisti.

Hatice Cengiz’in avukati araciligiyla Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Istanbul Ceza Mahkemeleri Ön Bürosu’na verilen dilekçede, Istanbul 11’inci Agir Ceza Mahkemesince davanin durdurularak yargilamanin Suudi Arabistan’a nakliyle, Anayasa’nin 17’inci maddesi ve Avrupa Insan Haklari Sözlesmesi’nin (AIHS) 3. maddesinde düzenlenen iskence ve fena muamele yasaginin devlete getirdigi pozitif yükümlülüklerin ihlali mahiyetinde oldugu belirtildi. Dilekçede, Kasikçi’nin ifade özgürlügünün de yatay etki nedeniyle ihlal edildiginin tespiti ile durdurma kararinin kaldirilarak yargilamaya devam edilmesi yönünde karar verilmesi talep edildi.

Cengiz tarafindan sunulan basvuru dilekçesinde, ‘’Cemal Kasikçi’nin öldürülme nedeni siyasi görüsleridir. Düsünceleri nedeniyle Cemal Kasikçi’nin maruz kaldigi akibet ve yargilama sürecinin etkili bir biçimde sürdürülerek yaptirima tabi tutulmasi, ifade özgürlügü bakimindan devletin pozitif yükümlülügünün ihlali anlamina gelmektedir. Maktul Cemal Kasikçi’nin öldürülmesinin ana nedeni siyasi görüsleridir. Dolayisiyla kendisine yönelik yapilan müdahalenin engellenmesi, müdahalede bulunanlarin etkin bir biçimde sorusturulmamasi ve davranislari nedeniyle yaptirima tabi kilinmasi, devletlerin ifade özgürlügünü korumak bakimindan pozitif yükümlülügünü kapsamaktadir. Verilen durma ve Suudi Arabistan’a yargilamanin nakli karari gerek maktul bakimindan gerekse benzer durumda bulunan düsünce insanlarinin tamami bakimindan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gerekli pozitif yükümlülüklere aykiri davrandigi sonucuna ulasilmasina neden olmaktadir’’ ifadelerine de yer verildi.

Kaynak: İHA