Sahipsiz Dostlar Izmir'de Emin Ellerde
Izmir Büyüksehir Belediyesi, Bornova Gökdere’de Türkiye’ye örnek olacak Pako Sokak Hayvanlari Sosyal Yasam Kampüsü’nü hizmete açti.

Izmir, Avrupa degerlerini temsil eden sehir oldu
Geçen günlerde Strazburg’dan gurur duyduklari bir haber aldiklarini ifade eden Izmir Büyüksehir Belediye Baskani Tunç Soyer, “1955 yilindan beri Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin verdigi bir ödül var. 46 ülke arasinda, onlarca kentin aday oldugu bir yarismada, Izmir tümünü geride birakarak Avrupa degerlerini en iyi temsil eden sehir ilan edildi ve büyük ödülü aldi. Avrupa Ödülü’nü kazanmaktan ötürü hepimizin gögsü kabardi, mutlu olduk. Fakat simdi ben sizlere Izmir ve Türkiye’nin Avrupa degerlerinden daha üstün oldugunu düsündügüm bir özelliginden bahsetmek istiyorum. Biz, sokaklarinda hayvanlarla birlikte yasayan bir halkiz. Onlara can dostumuz diye sesleniyoruz. Yazik ki bu uygar durusumuzu Avrupa’nin birçok sehrinde göremezsiniz. Daha medeni oldugunu düsündügümüz birçok bati ülkesi yillar önce itlaf kanunlariyla sokak hayvanlarini tümüyle ortadan kaldirdi. Oysa uygarlik ve cinayet birbiriyle uzlasamaz. Resmi hukukumuzdaki tüm eksiklere ragmen, ülkemizde sokak hayvanlarina dair vicdan hukukunun çok daha gelismis oldugunu mutlulukla ifade etmek isterim” dedi.
Soyer’den uyumun 4 bileseni
Demokrasinin Izmir’in merkezinde bulundugu Ege kiyilarinda dogmus, insanligin en önemli inovasyonlarindan biri oldugunun altini önemle çizen Baskan Tunç Soyer, “Demokrasi, hukukun üstünlügü ve temel insan haklari üzerinde yükselen bir degerler manzumesi. Fakat dünya öyle bir noktaya geldi ki, demokrasinin hayata bakisi yeni bir perspektif kazanmak zorunda. Iste bu nedenle 2021 Eylül’ünde Izmir’deki Dünya Kültür Zirvesi’nde döngüsel kültür adinda yeni bir kavram ortaya koyduk. Bu kavramla kültürü, yasami bir arada tutan harç olarak konumlandirdik. Döngüsel kültür, yasamimiza yön veren ne kadar deger varsa tümü için baska bir temel tarif ediyor. Pek çok sey gibi demokrasi için de yeni bir ufuk belirliyor. Döngüsel kültürün özünde, nüvesinde uyum var. Bu uyum, dört bilesenden olusuyor. Birbirimizle uyum, dogamizla uyum, geçmisimizle uyum ve degisimle uyum. Bu dört baslik, ayni zamanda Izmir’den dünyaya yaymaya çalistigimiz yeni demokrasinin tarifidir. Çünkü demokrasi bes yilda bir sandiga gitmek degildir. Yasamin her hali ve aniyla uyum içinde yasama sanatidir” dedi.
Avrupa Birligi’nden ikinci ödül geldi
Insanligin diger türler üzerinde üstünlük tasiyan bir grup olmadigini belirten Baskan Tunç Soyer, “Türler üzerinde bir hakimiyetimiz söz konusu degil. Insan, dogadaki tüm canli türleriyle beraber var. Bunun tersini düsündügü ve uyguladigi an, iklim krizi kadar agir sonuçlari kendi eliyle olusturmus oluyor. Bu nedenle döngüsel kültür üzerine insa ettigimiz yeni demokrasi olmazsa olmazi olacak, dogamizla uyum. Göreve geldigimiz günden bu yana Izmir’de dogamizla uyumu çogaltmak adina çok sayida yenilikçi proje baslattik. Bu çalismalar sonucunda dün Avrupa Birligi’nden ikinci bir ödül daha alarak, Avrupa’nin dogayla uyum konusunda 100 öncü sehrinden biri seçildik. Bugün açilisini gerçeklestirmekten gurur duydugum Pako Sokak Hayvanlari Yasam Kampüsü iste bu projelerimizden biri” diye konustu.
“Can dostlar adina Türkiye’de öncü çalismalara imza atiyoruz”
Kampüste, can dostlar için çalisan sivil toplum kuruluslariyla her zaman oldugu gibi birlikte yol alacaklarinin altini önemle çizen Baskan Soyer, “Birbirimiz ve dogamizla uyumu ayni anda yasayacagiz. Tüm zorluklara ragmen Türkiye’de hayvan haklarinin güçlenmesi için çalisan aktivistlerin her birine sükran borçluyuz. Onlar olmasa, vicdanimizin körelmeye mahkum birakilan bir yanini, doga vicdanini yasatmamiz belki de asla mümkün olmazdi. O yüzden her birine bir kere daha tesekkür ediyorum. Geçen ay, Izmir Veteriner Hekimleri Odasi ile ‘Sahipsiz Sokak Köpekleri Rehabilitasyon Projesi’ni baslatmis, sehrimizi paylastigimiz can dostlarimiz için tarihi bir adim atmistik. Bu ortaklik ile can dostlarimiz kulak küpesi ve mikroçip ile isaretlenerek anlik takip altina aliniyor. Ayda 500 köpegin kisirlastirilmasi saglaniyor. Bu çalismalarimizin tamami Türkiye’de bir ilk. Bu umut verici tablonun bir an önce tüm Türkiye geneline yayilmasini tüm kalbimle diliyorum” seklinde konustu.
Adalet için, refah için kavga edecegiz
Bir toplumdaki adalet duygusunun en güçlü olani degil, en zayif olani nasil koruduguyla ölçüldügünü belirten Baskan Soyer, sözlerine söyle devam etti:
“Biz can dostlarimiza karsi adilsek, birbirimize karsi da öyleyiz. Degilsek, birbirimizin haklarini da çigneyebiliriz. Bu nedenle dogayi da içine alan bir demokrasi anlayisi, ayni zamanda tüm insanlarin güvence altinda oldugu bir toplumun teminatidir. Çünkü doganin avukati, sendikasi, meslek örgütü yoktur. Onun yegâne teminati hem kendimiz hem de diger tüm canlilar için korumak zorunda oldugumuz vicdanimizdir. Birçogunuzun bildigi gibi Pako, usta gazeteci Bekir Coskun’un köpeginin adi. Bekir Coskun, can dostlarimizin agzi, dili, kalemi olan büyük bir yazardi. Onun bu mücadelesine duydugumuz vefanin geregi, Türkiye’de esi olmayan bu kampüse Pako’nun adini verdik. Bekir Coskun ‘Kurt’ isimli yazisinda dedigi gibi ‘Ne yapacaksiniz. Son orman yanana, son doga parçasi bozulana, son kus gidene, son kurt vurulana kadar. Bu dünya bizim.’ Iste biz Izmir’de tam da onun dedigi gibi yapiyoruz ve yapamaya da devam edecegiz. Can dostlarimiz için bu vahsi düzenle son nefesimize kadar kavga edecegiz. Erkek siddeti gören kadinlar için kavga edecegiz. Adalet için, refah için kavga edecegiz. Kavgamizi kin ve öfkeyle degil, dostluk ve kardeslikle büyütecegiz. Daima güçlünün yaninda olan bu düzeni topla tüfekle degil, aklimiz, vicdanimiz ve demokrasiyle degistirecegiz. Bugün açilisini gerçeklestirdigimiz Pako Kampüsü, çoktan baslamis olan bu degisimin önemli parçalarindan biridir.”
