Bitki Bazli Beslenme Pandemi Ile Birlikte Ivme Kazandi
Pandemi sonrasi yapilan bir arastirma sonucuna göre insanlar daha saglikli oldugunu düsündügü için bitkisel bazli gidalarla beslenmeyi tercih ettikleri sonucu ortaya çikti. Küresel tüketicilerin yüzde 27’sinin artik birçok nedenden dolayi bitkisel bazli beslenme çesidine en çok saglik sebebi için yöneldigi açiklandi.

Arastirmada gida sektörünün aslinda bu sekilde bir yol almasi sadece vegan ve vejetaryen beslenme çesidine sahip tüketicilere ulasmak degil son yillarda özellikle pandemi ile birlikte insanlarin bitkisel bazli ürünleri daha saglikli bulma düsüncesi olarak belirlendi.
Bitkisel bazli gida sektörünü degerlendirmek için Türkiye Vegan Dernegi’nin V-Label Almanya Ofisi tarafindan yapilan Proveg International raporu da tüketicilerin artik korona virüs ile birlikte vegan-vejetaryen beslenme çesidine yöneldigi dogrultusunda sonuçlari ortaya koydu. Büyük ülkelerin et, süt, peynir gibi hayvansal proteinlerin yerini alacak olan alternatif bitkisel bazli proteinler için önemli yatirimlar yapildiginin aktarildigi raporda ayrica küresel tüketicilerin yüzde 76’si virüs nedeniyle daha saglikli yeme ve içmeye yöneldigi saptandi. Ayrica bu tüketicilerin de yüzde 27’sinin et dahil tüm gidalarda bitkisel bazli seçenekleri tercih ettigi vurgusu yapildi. Ingiltere, ABD, Almanya ve Latin Amerika gibi büyük ülkelerdeki oranlarin örnek gösterildigi arastirmada son yillarda tüketicilerin yüzde 32’sinin vegan beslendigi ortaya çikti.
“Vejetaryen beslenmeye dogru bir dönüs var”
Vegan-vejetaryen beslenme çesidi ile ilgili olarak en çok merak edilen “ne kadar saglikli” sorusuna karsilik degerlendirmelerde bulunun Istanbul Arel Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Dr. Ögretim Üyesi Fitnat Sule Çakar bu beslenme tarzinin yeni konusulsa bile ilk çaglardan beri var oldugunu aktardi. Dr. Ögretim Üyesi Fitnat Sule Çakar yine de son zamanlarda özellikle vejetaryen beslenme aliskanliklarinin arttigini ifade ederek, “Dünya geneline baktigimizda vejetaryen beslenme ilk çaglardan beri var yani yeni bir beslenme tarzi degil. Kisilerin bitkisel bazli beslenmeyi tercih etmesinin farkli nedenleri var, bazi gruplar dini inançlari geregi, bazilari hayvan haklarinin korunmasi için bu beslenme çesidine yöneliyor. Fakat son zamanlarda özellikle saglikli oldugu düsüncesi ile bu beslenmeye yönelen insanlar var. Yani görüyoruz ki çesitli nedenlerle vejetaryen beslenmeye dogru bir dönüs var. Bugün baktiginizda sürdürebilir beslenme çok önemli bir konu. Besinlerin elde edinmesinde, çevreye en az zarar veren, suyu en az kullanan besinlere döndügümüz için vejetaryen beslenmeye dogru bir kayma söz konusu. Artisin nedeni sadece saglikli beslenme degil de hayvansal kaynakli besinlerdeki fiyat artisi ya da bulamama gibi nedenlerden de olabilir. Asil önemli olan isteyerek bu beslenme seklini seçmek. Eger böyle besleniliyorsa bir takim eklemelerle dogru beslenme yapilabilir” dedi.
Et grubunu tüketmiyorsak “baklagil arti tahil” olmali
Artis nedeninden daha çok eger böyle bir seçim söz konusu ise beslenme konusunda dikkat edilmesi gerekilen bazi noktalara da dikkat çeken Dr. Fitnat Sule Çakar, “Bunun da bir takim kurallari oldugunun bilinmesi, yeterli ve dengeli beslenme adina ufak tefek beslenmeye ait denklemelerin yapilmasi gerekiyor. Insanoglunun hayatta kalabilmesi için enerji gereksinimi kadar besin ögelerine de ihtiyaci var. Hayvansal besinlerden hem enerjimizi hem de proteinlerimizi sagliyoruz. Ayrica demir minarelinin de iyi kaynagini özellikle et grubundan aliyoruz. Eger biz hayvansal beslenmeden uzaklasip bitkisel beslenmeye kayiyorsak hayvansal besinlerden aldigimiz proteini bitkisel besinlerden almamiz gerekiyor. Burada da ne yapiyoruz, mesela et yedikleri zaman etteki proteininin yüzde 98’ini veya yumurta yedikleri zaman yüzde yüzünü kullaniyorlar. Biz de bitkisel kökenli besinleri bir araya getirerek protein kalitesini yükseltmeye gidiyoruz. En çok kullandigimiz da bu konuda kuru baklagil arti tahil karisimlari. Mesela bizim en çok sevdigimiz ezogelin çorbasi buna örnektir. Içinde hem kuru baklagil var hem tahili var. Ayni zamanda nohutlu pilav da milli yemek sayilir en sevdiklerimizdendir. Onda da kuru fasulye ve pirinç, baklagil ve tahil karisimi olur. Bunlari yedigimizde ete denk proteinler almis oluyoruz. Bir açigimiz demirde kaliyor, hayvansal kaynakli özellikle kirmizi etteki demir vücut tarafindan alindiginda tamamen kullaniliyor. Demirin iyi kaynaklari etler diyoruz, bitkilerde de demir var. Mesela ispanak. Tamam, ispanak gibi yesil yaprakli bitkilerde demir çok fazla var ama vücuttaki emilim orani düsük. Onun için o demiri alirken onlarin emilim oranini arttiracak sekilde bir beslenme programi içerisinde verilmelidir” seklinde örnekler vererek bitkisel bazli gida tercihlerinde saglikli olunmasina adina önerilerde bulundu.
Türkiye’de protein degil kansizlik problemi yasaniyor
Toplumsal olarak beslenme tarzina da deginen Sule Çakar, Türkiye’de çesitli nedenlerle etten alinmayan demirden dolayi kansizlik probleminin çok fazla oldugunu söyleyerek sözlerine su sekilde devam etti;
“Vejetaryen gruplarda bizim en büyük problemiminiz büyüme ve gelisme dönemlerinde ya da hamilelik gibi özel fizyolojik durumlarda yani protein gereksinimin arttigi zamanlarda sikintiliyiz. Bir de kansizlik konusunda. Biz zaten beslenme sekli olarak daha saglikli olmak adina bütün yeterli ve dengeli beslenme önerilerimizi Akdeniz diyeti dedigimiz çerçevede yapiyoruz. Olusturulan beslenme piramidinde en altta yani en fazla tahillar ve kuru baklagiller vardir. Onun üstünde meyve sebzeler var. Ondan sonra da yaglara gidiliyor. Yani zaten dünya genelinde hayvansal gidalarin tüketiminde bir azalma var. Fakat Türkiye sartlarina baktigimizda protein ihtiyaci çok fazla gözükmüyor. Özellikle anne sütünden dolayi karsilayabiliyoruz. Asil sikintimiz protein degil çünkü kuru baklagil-tahil kullanimini beraber kullandigimiz için kalitesi yüksek almis oluyoruz. Bizim ülkemizde sorun daha çok anemi. Özellikle de kadinlarda, dogurganlik çagindaki kadinlarin anemi olmasi dogacak çocuklarin da anemili dogmasina neden olur. Ayrica beslenmeyi bir bütün içerisinde degerlendirirsek zaten biz genelde vejetaryen beslenen bir toplumuz.”
En azindan süt ve yumurta kaliteli beslenme için sart
Uzmanlar olarak “en iyi” beslenme olarak adlandirdiklari beslenme tarzini da aktaran Sule Çakar, “Mesela dini inançlar sebebiyle vejetaryen beslenenler ölü hayvanin hiçbir seyini yemezler ama hayatta iken süt ve yumurta gibi ürünlerini rahatlikla kullaniyorlar. Beslenme açisindan baktigimizda en iyi beslenme tarzi bu. Yani tamam et yemeyelim ama en azindan süt ve yumurtayi alirsak beslenmemiz daha kaliteli olacaktir” dedi.
Ekmek yemeyin diye bir sey yok
Beslenme konusunda çok fazla yanlis bilginin aktarildigi konusunda da uyarilarda bulunan Çakar son olarak sözlerini söyle sonlandirdi, “Beslenme ile ilgili daha dogrusu hangi konuda olursa olsun herkesin dogru bilgiyi almaya hakki var. Bazen görüyoruz mesela bizim temel besinimiz ekmektir. Ekmek yemeyin diye bir sey yok. Beyaz ekmek yemeyelim tamam ama tam bugday ekmegi yiyelim. Çünkü posasi var, vitamini, mineralleri var ve bunlar bizim için önemli. Örnegin, pirinç yemeyelim bulgur yiyelim. Bu tarz spekülasyona girmeden dogru kaynaklardan dogru bilgiyi almaliyiz.”
