Sinifi Dogaya Tasidilar
Nevsehir Haci Bektas Veli Üniversitesi Hacibektas Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü ögrencileri, ‘Sanat Tarihi’ dersini dogada isliyor.

Azra Çinar isimli ögrenci de, “Kapadokya’da okumanin çok büyük bir avantaj oldugunu düsünüyorum. Burasinin cografi yapisi ilham verici. Burada çizim yapmak çok güzel ve akici oluyor” dedi.
Göreme Açik Hava Müzesinde ve Hiristiyanligin ilk yerleskelerinden birisinin içinde olmanin kendisini çok etkiledigini söyleyen Yusuf Vardar ise, "Buradaki bin 500 yillik eserleri, simdiki eserlerle karsilastiriyoruz. Her hafta farkli bölgelere gidiyoruz. Farkli eserleri yerinde inceleme firsati buluyoruz” derken, Melis Koçer ve Rümeysa Forsuk da yaptiklari açiklamada, “Sanat tarihi dersinde temel sanat egitimi de görüyoruz. Buradaki eserler çizimlerimizde bize ilham veriyor. Böyle yerleri gelip gezmek, görmek bizim için çok güzel oluyor. Kapadokya bize ilham veriyor” ifadelerini kullandi.
"Ögrencilerin bizzat karsilarinda görmeleri oldukça kalici bir etki olusturuyor"
Ögrencilerin Sanat Tarihi derslerinde bölgenin önemini ve bölgenin farkinda ligini edinmeleri açisindan önemli avantajlar elde ettiklerini söyleyen Nevsehir Haci Bektas Veli Üniversitesi Hacibektas Güzel Sanatlar Fakültesi Ögretim Üyesi Doç. Dr. Savas Kurtulus Çevik ise, “14 haftalik derslerin yedi haftasini saha çalismasi olarak yapiyoruz. Bin yil öncesinden binlerce eserin bugüne kalmis olmasi ögrencilerin canli canli bu sahneleri bizzat karsilarinda görmeleri oldukça kalici bir etki olusturuyor. Buradan da biz Bizans sanatini anlatirken Italya ile baglanti kuruyoruz. Bati sanatinin ön ayagi olarak burayi aslinda anlatiyoruz. Çünkü gerçekten de Istanbul ve Kapadokya, belki Hatayi bati sanatinin ilk meyvelerini verdigi yer olarak kabul ederiz. Çünkü ögrencilerimiz de belki Avrupa’da, Italyan sanatini görme firsati elde edememis olabilirler ama bir Avrupalinin ya da bir Italyan ögrencinin bu bölgeye gelmesi kadar önemli degerli bir yerde olduklarinin farkina variyorlar. Bir gün Avrupa seyahatleri firsati elde ederlerse Bizans sanatinin ön asamasini burada binlerce resim inceledikleri için Kapadokya’daki sahnelerle Bizans sanatinin özellikle Rönesans’in son dönemine kadar olan sürecini yerine baglayabilecekleri bir köprü insa ediyoruz. Bu bizim egitimimiz açisindan kapali mekânlarda tercih ettigimiz, ders anlayisinin çok disinda bir yaklasim biçimi. Ögrenciler dogadaki, tabiattaki bazi parçalari etütlüyorlar. Zihinlerinde kalan ve etkilendikleri bazi sahneleri resimlerine aktarabiliyorlar. Bu günün sanat anlayisiyla geleneksel sanat arasina bir köprü olusturma kaygisi yasamaya basliyorlar. Bizim için en önemli sey; buradaki birikmisligin, yasanmisligin, bin yil önceki anlasisin bu güne nasil bir yansimasi oldugunu göstermek” seklinde konustu.
