Çocuklarinin Hastaligiyla Hayatlari Degisti
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yasayan evli çift, kizlarinin rahatsizlanmasi üzerine çig köfteci dükkanini kapatti. Is yeri kapandiktan sonra özel üretimleri olan tursu suyu hayatlarinda yeni bir dönüm noktasi oldu.

Anne Nagihan Kazma, küçük kizina yaptigi tursu suyunu içirdi. Tursu sulari sayesinde kan degerlerinin normale döndügünü gördü. Aile, bu durumdan yola çikarak 100 metrekarelik bir imalathanede tursu suyu üretmeye basladi.
Hiçbir katki maddesi kullanmadan her seyin dogal ve probiyotik olmasina dikkat eden Kazma çifti, is yerinin ve ürünün adini da “Probiyotik Ana” koydu. Erol Kazma, tursu suyunu sektörel bazda üretme konusunda Türkiye’de ilk olduklarini ve zamanla sirke, salça gibi yeni ürünleri de probiyotik bir sekilde üretmeye basladiklarini söyledi.
“Evde çocuklar için yaparken bu girisimcilik basladi”
Kendisinin ürettigi tursu suyunu ilk önce evde çocuklara yaptigini söyleyen Nagihan Kazma, “Bu ise çig köfte yaparak basladik. Daha sonra çig köftenin yaninda daha güzel ne ikram edilebilir diye düsünürken müsterilerimize tursu suyu ikram etmeye basladik. Çig köfte isimiz devam ederken küçük kizimizin rahatsizligi baslayinca orayi devretmek zorunda kaldik. Daha sonra çok fazla tursu suyuna talep gelince kalan paramizla bu imalathaneyi kurduk ve tursu suyu yapmaya devam ettik. Evde kendi dogal ürünlerimizi, çocuklarimin da tükettigi ürünleri yaparken imalathanemizde yillik 80 tonu gördügümüz rakamlar oldu. Önce kendim evde çocuklar için yaparken sonra bu sekilde bir girisimcilik basladi” dedi.
“Tursu suyu hem çocugumuza iyi geldi hem talep gördü”
Kizlarinin hastaliginin patlak vermesiyle çig köfte isini birakmak zorunda kaldiklarini söyleyen ve tursu suyunun kendilerine bir çikis yolu oldugunu belirten anne, “Kizimda tanisi koyulmayan bir kansizlik problemi vardi. O dönem çok fazla hastaneye gidip gelmek zorunda kaldik. Çig köfte dükkani, çok uzun saatler çalistirmayi gerektiren bir is yeriydi. Haftanin 3-4 günü hastaneye gidip gelmek artik bizi çok fazla yordu. Dükkani kapattiktan sonra bir dönem yasadigimiz Antalya’ya dönmeyi bile düsündük. Sonra evde ürettigim tursu suyunun hem çocugumuza iyi geldigini hem de talep oldugunu görünce küçük bir sermayeyle burayi kurduk. Ilerleyen zamanda burada istihdam olusturmayi da düsünüyoruz. Insallah fabrikaya dogru giden bir süreçte oldugumuza inaniyorum” diye konustu.
Dogal yollarla yaptigi gida takviyeleri kizini sagligina kavusturdu
Tursu suyunu tamamiyla dogal yaptiklarini ve bizzat kendi çocuklarinin sagliginda da faydasini gördüklerine deginen Nagihan Kazma, “Kizimin rahatsizligindan dolayi 3 tane üniversiteye gittik, oralardan hiçbir sonuç alamadik. Dördüncü gittigimiz üniversitede damar yoluyla demir takviyesi yaptilar. Çünkü daha öncekilerde agiz yoluyla yapilan tedavilere cevap vermedi. Ben de bu arada dogal aliç sirkesi ve dogal kizilcik sirkesiyle bu rahatsizligina takviye yaptim. Kendi yaptigim sirkeleri gida takviyesi olarak kullandim. Çok güzel bir sekilde ise yaradi. 6 ay önce yaptigimiz tahlillerde de kan degerlerinin yükseldigini gördük. Simdi çok sükür o rahatsizligimizi asmis durumdayiz. Bire bir kendi çocugumuzda yasadigimiz bu olayi, bu iyilesme sürecini herkese duyurmak istiyorum. Dogal yollarla da bu mümkün” ifadelerini kullandi.
“Tursu suyunu sektörel anlamda kimse üretmemisti”
Tursu suyunun daha önce isletmelerde bardakla satildigini fakat sektörel anlamda üretilmedigini öne süren Erol Kazma ise, “Biz içerisinde probiyotik bakteri olan, saglikli, insan vücudu için gerekli her seyi üretmek istiyoruz. Bu sebeple çati bir markamiz olsun dedik ve 2019 yilinda bu ise basladik. Ilk etapta sadece tursu suyuyla basladik. Tursu suyunu kimse sektörel anlamda üretmemisti. ‘Acaba biz ne icat edebiliriz’ diye düsünen milyonlarca insan arasindan bize nasip oldu. Biz ilk defa 330 ccl ve 1 litrelik tursu suyu ürettik. Birtakim sanssizliklar da yasamadik degil. 2020 yilinda pandemi patlak verdi. Korona olan insanlara tursu sularimizdan verdik ve çok olumlu geri dönüsler aldik. Bunun faydali oldugunu duydukça biz daha çok heyecanlandik. Kulaktan kulaga yayilan bu sürecin ardindan simdi insanlar, ‘Nezleyim, halsizim, bogazim agriyor’ diyerek gelip bizden tursu suyu tüketiyor” sözlerini kaydetti.
“Kendi çocuklarimiza yedirip içirmeyecegimiz bir seyi satip para kazanmak istemiyoruz”
Tursu suyunun sagliga faydasinin saymakla bitmeyecegini ifade eden Kazma, “Su anda Kocaeli’de birçok markette, çig köftecilerde, balikçilarda, kokoreççilerde variz. Yani aslinda biz etin yaninda variz. Çünkü, etin yaninda eksiyi ve tuzluyu seviyoruz. Ete seker döküldügünü gördünüz mü hiç? O zaman etin yaninda sekerli içecekler yerine eksi içecek olsun. Çig köfte dükkani isletirken müsterilerimiz, ‘Acisi bol olsun, eksisi bol olsun, tursusu bol olsun, limonu bol olsun’ gibi isteklerde bulunurdu. Dürüm yapip veriyorduk içecek olarak ayran istiyorlardi. Ne oldu o kadar eksi? Hepsi tatliya döndü. Düsündük, dedik ki ‘Madem çig köfte eksi seviliyor, o zaman eksisini artiracak bir sey bulalim’. Tursu suyu serüvenimiz böyle basladi.
Inaniyoruz ki Körfez’de dogan bu probiyotik ürünümüz önce Kocaeli’ye, sonra Marmara’ya ve en sonunda tüm Türkiye’ye yayilacak. Çünkü bizim ölçümüz su; biz kendi çocuklarimiza yedirip içirmeyecegimiz bir seyi satip para kazanmak istemiyoruz. Tamamen dogal olsun istiyoruz. Bu düsturla, bu siarla yola çiktik. Para kazanmak herkesin hayali ama biz önce insanlarin verdikleri para karsiliginda sagligini artiracak ürünler üretmek istiyoruz” cümlelerini dile getirdi.
“2 bin yillik tarihimizde var olan tursu suyunun topragini attik, yeniden gün yüzüne çikardik”
Tursu suyunun Türk tarihinde ve kültüründe de önemli bir yeri oldugunu belirten Erol Kazma, “Patent almak için isim tescili yapmaya çalisirken ilginç hususlar da yasadik. Tursu suyu bir standarda baglanmamis. ‘Sektörde ilkiz’ dememizde ki kasit da bu aslinda. Tursu suyunun bir standardi yok. Yani, ‘Tursu suyu üretirken sundan su kadar, bundan bu kadar olmali’ gibi bir sartnamesi yok. Salgam suyunun üretiminde var mesela. Biz, tursu suyuyla böyle bir alan açtik aslinda. Sakarya Üniversitesi Gida Baskanligi ile de probiyotik bakteri sayimiyla alakali temasa girdik. Hatta orada Avrupa Birligi’nin hazirlamis oldugu bir müfredat vardi. O müfredatin içerisinde dahi tursu suyuyla alakali bir makale yok. Aslinda, 2 bin yillik tarihimizde var olan, atalarimizin, dedelerimizin içtigi tursu suyunun üzerindeki topragi kaldirip yeniden gün yüzüne çikarttik. Insanlar paket paket, koli koli tursu suyu alip evlerine götürüyorlar. Çünkü çok ucuz. Bugün bir hastane masrafiyla degerlendirdiginizde neredeyse bedavaya geliyor” seklinde konustu.
“Baslangiç hikayemiz eksiydi ama geldigimiz nokta saglik”
Üretimin tamamen dogal olmasinin en dikkat ettikleri nokta oldugunun altini çizen Kazma, “Tursu suyuna baslarken hikayemiz eksiydi ama geldigimiz nokta saglik. Artik her evde, her bünyede biz tursu suyunun olmasini istiyoruz. Tursu suyu kas spazmlarinin da önüne geçiyor. Mesela yurt disinda futbol müsabakalarinda futbolculara içiriliyor. Çünkü vücudun sogumasinda da ciddi anlamda fayda sagliyor. Bir de biz kostik veya asit türevi kullanmadigimizdan dolayi vücutta gereksiz ödem tutmanin da önüne geçmis oluyoruz. Tursu suyunda sirkemizi tamamen kendimiz yapiyoruz, Çankiri kaya tuzu kullaniyoruz, magaradan getirilmis tuzlar kullaniyoruz. Sebzelerimizin tamami tarlalardan toplanmis, halden alinmis sebzeler. Tamamen dogalliga dikkat ediyoruz ve bu anlamda da inaniyoruz ki büyük bir fabrikanin temeli Körfez’de 100 metrekarelik bir imalathanede atildi” dedi.
