'Moritanyali' Magdurun Hikayesi ABD'nin 11 Eylül Iskence Mirasini Gözler Önüne Serdi

Guantanamo'da 15 yil hapis yatan Moritanyali Mohamedou Ould Slahi, islemedigi suçu itiraf etmesi için ailesiyle tehdit edildi.

ABD'de 11 Eylül saldirilarinin 20 yil sonrasinda ulusal güvenlik adi altinda yapilan iskenceler yönetimin basini agritmayi sürdürüyor.

New York Times gazetesi, Moritanyali Mohamedou Ould Slahi'nin 2003 yazinda ABD kontrolündeki Guantanamo Hapishanesi'nde gördügü iskencenin detaylarini yazdi.

Terör saldirisina suç ortagi oldugunu itiraf etmesi için çesitli iskencelere maruz kalan Slahi, gardiyanlar tarafindan köpeklerin saldirisina maruz birakildi, yedigi siddetli dayak nedeniyle kaburgalari kirildi.

Kapatildigi hücrede askerler tarafindan buzlu suya batirilan Slahi, "heavy metal müzik" ve yogun flas isiklariyla uyku uyumamasi için aylarca iskenceye tabi tutuldu.

Karanlik hücresinde Kuran-i Kerim okumasina izin verilmeden izole edilen iskence magduru, kadin gardiyanlarin cinsel saldirilarina maruz kaldi.

Slahi, terör saldirisinda suç ortagi oldugunu kabul etmesi için tehdit edilmesinin kendisini umutsuzluga sevk ettigini ifade etti.

Iskence magduru, sorgulamayi yapan kisinin "Eger itiraf etmezsen anneni kaçirip ona tecavüz edecegiz." seklinde tehdit ettigini aktardi.

Cevap olarak, bunun adil olmadigini belirten Slahi, sorgucusundan "Adalet aramiyorum, uçaklarin ülkemdeki binalara çarpmasini engellemeye çalisiyorum." yanitini aldigini kaydetti.

Iskence iddialariyla gündeme gelen Guantanamo Cezaevi'nde 15 yil hapis yatan ve ölüm cezasiyla burun buruna gelen 50 yasindaki Slahi, anavatani Moritanya'da özgür bir adam olarak hayatina devam etmeye çalisiyor.

Mohamedou Ould Slahi, savcilar tarafindan sorgulamadaki iskence ve vahset nedeniyle yapilan itiraflarin tümü geçersiz sayilarak hiçbir suçlama yöneltilmeden 2016'da serbest birakildi.

Ikiz kulelere 11 Eylül 2001'de gerçeklestirilen saldiri, George Bush yönetimini ulusal güvenlik adi altinda yasalar ve uluslararasi normlari göz ardi ederek iskenceye yöneltmisti. Saldirinin üzerinden 20 yil geçmesine ragmen söz konunu iskence mirasi ABD'nin basini agritmaya devam ediyor.

- Mohamedou Ould Slahi'nin hikayesi

Slahi, 12 çocuklu bir ailenin yurt disinda okuyan ilk çocuguydu.

Almanya'da 1990'li yillarda mühendislik diplomasi almaya çalisirken, Afganistan'a asker gönderen Sovyetler'e karsi ABD'nin destek verdigi mücadelede egitim almak üzere bu ülkeye gitti ve 11 Eylül saldirilari gerçeklestiginde ülkesi Moritanya'ya döndü.

11 Eylül saldirilarinin ardindan kayitlari inceleyen istihbarat yetkilileri, Slahi'nin 1998 sonu ve 1999 basinda Usame bin Ladin tarafindan kullanildigi düsünülen uydu telefonundan arama aldigini tespit etti.

Slahi savunmasinda aramayi aile meselesi olarak nitelendirirken, aramanin Ladin'in yakin çevresinden ve daha sonra Moritanya'ya kaçan kuzeninden geldigini aktardi.

ABD istihbarati, Slahi'nin Kasim 1999'da Almanya'nin Duisburg sehrindeki evinde agirladigi 3 kisiden 2'sinin 11 Eylül saldirganlarindan oldugu ve diger sahsin da Hamburg hücre sorumlusu Remzi bin al-Shibh oldugu sonucuna varmisti.

Slahi, "Müslüman yolculara misafirperverlik gösterdigini ve Remzi adli süpheliyi tanimadigini" söyleyerek söz konusu suçlamalari reddetmisti.

ABD hükümeti 2001'de Moritanya hükümetini Slahi'nin Ürdün güvenlik birimlerine teslim edilmesi konusunda ikna etmisti.

Afganistan'in Bagram sehrindeki ABD askeri hapishanesinde tutukluluk sürecinden sonra Agustos 2002'de Guantanamo hapishanesine nakledilmisti.

Slahi'nin röportajlari, tanikliklari ve kongre sorusturmalarina konu olan hikayesi, eski ABD Baskani George Bush ve ekibinin onayiyla uygulanan sorgulama programinin diplomatik teamülleri ve insan haklarini nasil göz ardi ettigini ortaya koymustu.

Slahi serbest birakildiktan sonra YouTube üzerinden verdigi mesajda, "Gözaltinda bulundugum sirada bana haksizlik eden herkesi tüm kalbimle affediyorum. Affediyorum çünkü affetmek benim tükenmez kaynagimdir." ifadesini kullanmisti.

CIA, Guantanamo'da tutuklu bulunan 3 kisinin su altinda nefessiz birakilarak iskenceye maruz kaldigini kabul etmis, hapishanede bir kisi iskence nedeniyle hayatini kaybetmisti.

Bu dönemde, çok sayida tutukluya ABD ve müttefik devletlerin iskence ettigi ifade ediliyor.

ABD Senatosu Istihbarat Komitesi, yaptigi bir arastirmada, iskence tekniklerinin teröristlerin planlarini bozmaya yaramadigi, hiçbir hayat kurtarmadigi ve gerekli olmadigi sonucuna ulasti.

Iskence magduru Slahi, yasadiklarini kaleme aldigi Guantanamo Günlügü kitabiyla hatiri sayilir bir söhrete ulasti, kitap Moritanyali adiyla beyaz perdeye tasinmisti.
Kaynak: AA