Meyve Sebzenin Yarisi Çöpe Gidiyor
’2021 Uluslararasi Meyve Sebze Yili Ilk Yari Degerlendirme Toplantisi’nda konusan FAO Türkiye Temsilci Yardimcisi Aysegül Selisik, “Gelismis ülkelerde meyve ve sebzenin yüzde 50’ye yakini hasat ve tüketim sürecinde kaybediliyor. Özellikle yas sebzenin pazara erisimi sirasinda büyük kayiplar oluyor. Bu kayiplar da toprak su gibi giderek azalan sinirli kaynaklarimizin kaybina neden oluyor” dedi.

BM’nin 2021 yilini “Meyve ve Sebze Yili” ilan ettigini animsatan Özdil, 2016 yilinin da “Bakliyat Yili” ilan edildigini, farkindalik olusturan o dönemde bakliyatin üretim ve tüketiminin arttigina dikkat çekti. Özdil, “Bakliyatin tüketimi o dönem dünya genelinde yüzde 3.84 artti. Bu yil meyve sebze üretim ve tüketiminde de artis olmasini umuyoruz” dedi.
ATB ve ATAK Baskani Ali Çandir, Antalya’nin yas meyve sebze üretiminde Türkiye’nin en önemli merkezi oldugunu kaydederken, üretimin sürdürülebilir olmasi için ortak akilla hareket edilmesi gerektigini vurguladi. Çandir, Borsa olarak 2021’i sürdürülebilirlik yili ilan ettiklerini belirtirken, iklim degisikligi, yesil mutabakat konularina dikkat çekmek için toplantilar düzenledikleri söyledi.
Antalya Tarim ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, Türkiye’nin meyve sebze üretiminde dünyada 5. sirada yer aldigini kaydederken, “Hem üretim hem tüketim noktasinda sansli bir cografyadayiz” dedi.
Türkiye’de geçen yil 50 milyon ton yas meyve sebze üretilirken, Antalya’daki üretimin 6.7 milyon tonu geçtigine dikkat çeken Karaca, “Üretimimiz artarak devam ediyor. Ürettigimiz ürünün planlamasini yapmaliyiz. Bununla ilgili tüm kurumlarla ortak çalisiyoruz” diye konustu.
“Saglikli, uygun fiyatli, erisilebilir olmali”
FAO Türkiye Temsilci Yardimcisi Aysegül Selisik, saglikli beslenme için meyve ve sebze tüketiminin önemini vurgularken, “Dünya Saglik Örgütü her gün en az 400 gram meyve sebze tüketilmesini öneriyor. DSÖ, 2017 yilinda 3.9 milyon insanin ölüm sebebinin yeterince meyve sebze tüketmemelerinden kaynakli oldugunu rapor etti. Meyve sebze beslenmemizin temeli. O nedenle gida güvenligi kurallari çerçevesinde üretilmeli, uygun fiyatli, saglikli ve erisilebilir olmali” diye konustu.
“Meyve sebzenin yarisi çöpe gidiyor”
Selisik, 2000 yilinda dünya genelinde 685 milyon ton sebze üretilirken, 2018 yilinda 1 milyar ton sebze üretildigini, ayni döneminde meyve üretiminin 577 milyon tondan, 868 milyon tona çiktigini kaydetti.
Selisik, TÜIK verilerine göre bu yil Türkiye’de sebze üretiminin bir önceki yila göre yüzde 0.3 azalacaginin tahmin edildigini, meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminde yüzde 7.1 oraninda artis olacaginin tahmin edildigini söyledi.
Selisik, gida israfina dikkat çekerken, “Gelismis ülkelerde meyve ve sebzenin yüzde 50’ye yakini hasat ve tüketim sürecinde kaybediliyor. Özellikle yas sebzenin pazara erisimi sirasinda büyük kayiplar oluyor. Bu kayiplar da toprak su gibi giderek azalan sinirli kaynaklarimizin kaybina neden oluyor” diye konustu.
“Gidanin yüzde 80’ini küçük isletmeler üretiyor”
Aysegül Selisik, meyve sebzedeki kaybin sera gazi sorununu da artirdigini belirtirken, “Iklim degisikligi riskini iyi yönetmemiz gerekiyor. Kayip ve israf önlenirse sera gazi salinimi da azalir” dedi.
Selisik, dünya gida üretiminin yüzde 80’inin, meyve sebze üretiminin ise yüzde 50’sinin küçük isletmeler tarafindan üretildigini belirtirken, küçük üreticinin ürününü pazara ulastirmada yasadigi sikintilara dikkat çekti. Selisik, küçük üreticinin yasadigi sikintilarin kooperatifler araciligiyla giderilebilecegini belirtti.
“Afyonkarahisar kiraz ihraç edemedi”
BAIB Baskani Ümit Mirza Çavusoglu, salgin döneminde tarim sektörünün üretim ve ihracatinin durmadigini, artarak devam ettigini belirtirken, bu yilin ilk 6 ayinda yapilan tarimsal ihracatin geçen yilin ayni dönemine göre yüzde 40’in üzerinde artis kaydettigini söyledi.
Ürün kaybinin yas meyve ve sebze ihracatinda da yasandigini belirten Çavusoglu, “Ürünümüzü tüketiciye ulastirincaya kadar ciddi bir israf yasiyoruz” dedi.
Iklim degisikliginin yas meyve ve sebze üretimi ve ihracatini olumsuz etkiledigini kaydeden Çavusoglu, kiraz ihracatinda önemli bir yer olan Afyonkarahisar’in bu yil hava sartlarinin üretimi olumsuz etkilemesi nedeniyle kiraz ihraç edemedigine dikkat çekti.
“Takip sistemi sahada olmali”
Türkiye Halciler Federasyonu Baskani Yüksel Tavsan, yas meyve ve sebzede üretimden tüketime ürünün izlenebilirliginin önemini vurguladi. Bunun için sahada olan bir yapilanmaya ihtiyaç oldugunu ifade eden Tavsan, “Ürünü tarladan sofraya iyi takip edecek, gida güvenliginden fiyatlandirmasina kadar takibini yapabilecek bir yapiya ihtiyaç var ama bu yapilanmayi sahada görmek istiyoruz” dedi.
Hal sisteminin sürekli gündeme getirildigini, ancak yerine konacak daha iyi bir sistemin henüz bulunamadigini söyleyen Tavsan, “Hal sistemini sürekli konusmak bizi yaraliyor” dedi.
Tavsan, üretim planlamasi ve fiyat garanti sisteminin olusturulmasiyla üreticinin ve tüketicinin mutlu olabilecegini kaydetti.
“Yas meyve sebzenin yüzde 30’u hal’den geçiyor”
Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, 1960 yilinda çikarilan Hal Kanunu’nun yas meyve ve sebzeye standart getirdigini belirtirken, daha sonra yapilan düzenlemelerle ürün standardinin yok sayildigini söyledi.
Kuruüzüm, “Buzdolabi alirken bile ‘tek kapili mi çift kapili mi’ diye soruyorsunuz ama domateste hangi domates çesidi diye sormuyorsunuz” dedi.
Türkiye’de üretilen yas meyve sebzenin yüzde 30’u, Antalya’da ise sadece yüzde 20’sinin hallerden geçtigini kaydeden Kuruüzüm, “Fiyat mekanizmasini ve seffafligi hal sistemiyle olusturmak mümkün” dedi.
Kuruüzüm, hal yasasina her dokunusta hem üretici hem tüketicinin zarar gördügüne dikkat çekti.
