Aydinli Dogaseverler, Kral Yolu'nu Ziyaret Etti
Iran’in Susa sehrine giden ve baslangici Manisa il sinirlari içerisinde bulunan Kral Yolu, dogal ve tarihi güzellikleriyle Aydinli dogaseverleri etkiledi.

Aydin’in tarihi ve dogal güzelliklerinin korunmasi adina önemli çalismalar yapan Ekosistemi Koruma ve Dogasevenler Dernegi’nin (EKODOSD) her hafta düzenledikleri gezi turlarinin bu haftaki duragi Manisa oldu. Tarihin önemli ticaret yollarindan olan Kral Yolu’nu ziyaret eden dogaseverler Salihli ilçesinden doga yolculuklarina basladi.
Sardes Antik Kenti’nin akropolüne dogru baslayan yolcuktaki doga manzarasi ise, ziyaretçilerine kendisini hayran birakti.
Doga ve kültür gezilerinin devam edecegini ifade eden EKODOSD Baskani Bahattin Sürücü, gezi ile ilgili bilgi vererek “Iran’in Susa sehrine giden ünlü Kral Yolu’nun baslangici olan, tarihte paranin ilk basildigi yer olarak bilinen ve adini degerli tas turuncu kuvarstan alan Lidya’nin baskenti Sardes’e gittik bu hafta. Sardes’in ele geçirilemez olan Akropolüne, dik bir yokustan harika manzaralar esliginde yürüyerek çiktik. Akropolden olaganüstü güzellikteki dogal peyzaji, verimli Gediz Ovasi’ni, karli daglarindaki yüksek yaylalarini, ormanlarini, köylerini ve Salihli’nin yükseklerden muhtesem görülen manzaralarini izledik. Yürüyüsümüzün bitiminde, tanriça Artemis’e ithaf edilen dünyada bulunan en büyük tapinaklardan biri olarak kabul edilen Artemis Tapinagi’na geldik. Sardes’in geçmisinden günümüze kadar olan hikayeleri rehberimiz Yesim Cinbas tarafindan üyelerimize anlatildi” dedi.
Sütunlari temizlenen Artemis Tapinagi’na hayran kaldiklarini sözlerine ekleyen Sürücü; “10 yil önce geldigimizde tapinagin sütunlari ve taslarinin hepsi kararmis haldeydi. Tapinagin sütunlarinin ve taslarinin tamamen açildigini gördük. Artemis Tapinagi’nin 1914 ile 2014 yillari arasinda geçen bir asir boyunca bakteriler ve likenlerin etkisiyle simsiyah bir görüntüye bürünmüs. Gelistirilen bir teknik sayesinde ilimli bir biosit kullanimiyla, mermerlere zarar verilmeden mikroorgonizmalar yok edilerek temizlenmis. Antik dönemden günümüze kadar, oldugu gibi hiç restore edilmeden koruna gelen tapinagin iki adet görkemli sütununa hayran kaldik. Incil’de adi geçen yedi kiliseden biri olarak kabul edilen, Artemis Tapinagi’nin yanibasinda bulunan moloz tastan ve tugladan yapilan M. Kilisesi’ni inceledik. Tapinagin önünde bulunan vinç, 1911 yilinda Sardes’e getirilerek 1914’e kadar Artemis Tapinagi’nin kazilarinda mimari bloklarin kaldirilmasi ve tasinmasinda kullanilmis. El ile çalistirilan vinç küçük bir lokomotif tarafindan çekilerek, tapinak alani etrafinda hareket ettirilmis. Lidya Krali Kroisos tarafindan, dünyanin ilk saf altin ve gümüs sikke üretiminin gerçeklestigi Lidya altin aritimevinde, o dönemdeki isleyisi ve uygulamalari yerinde dinledik. Tanriça Kibele’ye adaklar için kurulan sunagi inceledik. Ilk Yahudi tapinaklarindan biri olan ve dünyanin üçüncü havrasi olarak bilinen Sardes Sinagog’unu inceledik. Burada dis mekandaki mozaiklerin cam kaplamayla korundugunu, ancak iç mekandaki mozaiklerin ise korunmasiz oldugu ve gelen ziyaretçiler tarafindan üzerinde rahatlikla gezildigini gördük. Sardes’in en görkemli yapilarindan biri olan Gymnasium kompleksini ve hamamini ziyaret ettik. Sardes’ten sonra yolumuz üzerinde bulunan Nazarköy’ü gezerek, Kusadasi’na geri döndük” dedi.
