Rektör Karabulut'tan Gençlere Kitap Çagrisi
Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, bir televizyon kanalinda yaptigi konusmada, “Gençler kendilerini gelistirmeli, girisimciligi artirmali, özellikle yabanci dil ögrenmeliler. Sosyal medyada vakit geçirmekten ziyade daha çok kitaplara dokunmalilar” dedi.

MTÜ’nün kurulusuna deginen Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, üniversitenin kurulusu ve kurumsallasmasi sürecinde Cumhurbaskani ve is insanlarinin desteklerine de degindi. Karabulut, “Üniversitemiz kurulusunda aktif olan 1 Ziraat Fakültesi, 8 Meslek Yüksekokulu ile egitim ve ögretim faaliyetlerine basladi.
Mesleki ve teknik egitim oldukça önemli, bizler bu konuda da hem Malatya’mizin neredeyse her ilçesinde olan Meslek Yüksekokullarimizi egitim ögretim de çok iyi bir sekilde degerlendirdik. Is adamlarimizin çok büyük desteklerini gördük burada, Dogansehir’de Vahap Küçük Meslek Yüksekokulu, Darende’de Bekir Ilicak, Hekimhan’da Mehmet Emin Sungur Meslek Yüksekokullarimiz gibi is adamlarimizin ilimize yatirimlari ile ögrencilerimize hizmet veren yerleskelerimiz açildi. Tabi ki bizler de her zaman bu destekleri olumlu yönde degerlendirdik. Bölümlerimiz ile bölgenin ihtiyaçlarini tespit ettik, alansal olarak yapilan faaliyetleri hayat boyu ögrenme çalismalarimiz ile bir araya getirdik ve bu alanda çalismalar yaptik” ifadelerini kullandi.
Bir kadin akademisyen olarak zorlu bir süreçte büyük basarilar elde ettigini vurgulayan Karabulut, “Zorlu bir süreç, akademiye çalisip makaleler, kitaplar yazmak, hem gençleri motive etmek konusunda olabildigince yogun çalismalar sarf ediyorsunuz. Yeri geliyor laboratuvarlarda sabahliyorsunuz, hiç uymuyorsunuz ve yeri geliyor isin teknisyenlik boyutunu da kendim yaptigim çalismalari sonuçlandirmak konusunda gayret ediyorum. Bunlar hicap duyulacak utanilacak seyler degil, süphesiz ki aksine gurur duyulacak seyler bunlar. 11 tane Uygulama ve Arastirma Merkezimiz var bu merkezler gençleri motive eden bir süreç izlememizde büyük önem addediyor. Özellikle ögrencileri destekleyecek motive edecek faktörleri bizzat destekleyecek sekilde çalismaya devam ediyoruz” dedi.
“Malatyali olmaktan gurur duyuyorum”
Malatyali olmaktan gurur duyduguna dikkat çeken Karabulut, aci kayisi çekirdegi ekstresi çalismasini su sekilde anlatti:
“Uzun yillardir çalismasini yürüttügümüz bir ürünümüz bu, burada kayisi çekirdeginin vücuda etkilerini arastirdik. Düsük oranda yag ve yeterli miktarda glikoz, fruktoz ile yüksek oranda beta-karoten, A, E vitaminleri ile potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum ve demir minerallerini içermesi bakimindan insan beslenmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu anlamda bagisik sistemine de çok olumlu etkilerinin oldugunu söyleyebiliriz. Hunza Türkleri döneminde yasayan insanlarda kanser teshisinin hiç olmamasini arastiran bilim insanlari ve bu alanda bir çok makale var. Ayni zamanda anti aging dedigimiz yaslanmayi geciktiren, ciltteki kirisikligi azaltan etkisi var, bu alanda da çalismalar yapiyoruz.”
“Ikinci Tip Malatya’nin ihtiyaciydi”
Malatya’da ikinci tip fakültesinin olmasinin ihtiyaç oldugunu belirten Karabulut, “Malatya’da yaklasik 830 bin civarinda nüfus var ve Malatya ayni zamanda bölgenin saglik merkezlerinden birisi, bu anlamda ikinci bir tip fakültesi Malatya’miz için çok gerekliydi. Burada sadece tedavi degil, vaka arastirmalari yapan bir ekibimiz ve bilim üreten yeni metotlar gelistirmek üzere çalisan hekimlerimiz var, çünkü. Geleneksel ve Tamamlayici Tip alaninda da çalisiyoruz. Bu alanda Saglik Bakanligi onayli Sertifikali Akupunktur Egitimi’ni de ilk veren üniversite olduk. Tazelenme Üniversitesi protokollerimizi yaptik. Yasli Yasam Merkezi çalismalarimizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandi.
“Hayatta her zaman engeller olmali ki kosu hizli gitsin”
Karabulut, karsilasilan hiçbir zorluk önünde pes etmemek gerektigini, zorluklari asmanin daha güçlü yarinlari getirecegini vurgulayarak, “Hayatta hep mücadeleler oldu, tirnaklarimizla bu noktalara geldik. Ilk doktora yaparken ki süreci hatirliyorum. Gece gündüz çalisiyoruz ve bu süreçte arastirma yapma, çok yayin yapiyorsun, çok ödül aliyorsun gibi çok engelle karsilastik. Tabi ki bunlar bizi hiçbir zaman durdurmadi. Gençlere de özellikle karsilarina çikan engeller karsisinda hiç durmamalarini söylüyorum. Nietzsche’nin de bir sözü vardir, ‘Beni öldürmeyen sey güçlendirir’ bunlar olacak ki biz daha çok güçlenelim” seklinde konustu.
“Muhafazakarim, Atatürkçüyüm”
Muhafazakar oldugunu ve kendisini edilen dualarin ayakta tuttugunu ifade eden Karabulut, ayni zamanda Atatürkçü oldugunu Cumhuriyet Kadini oldugunu belirtti.
Karabulut, “Mümkün oldugunca dua ederim, çünkü bizi onlar ayakta tutuyor. Atatürkçüyüm, çünkü Cumhuriyeti kurdu, bizler Cumhuriyet Kadiniyiz, onun kurmus oldugu ülkede bu görevleri yapiyoruz. Tabi ki suan da Cumhurbaskanimiz Sayin Recep Tayyip Erdogan’in da onun gibi bir lider olduguna inaniyorum. Kadin olarak mücadele etmemiz de her zaman yanimizdalar. Dogu’da bir üniversite merak ediliyorsunuz. Kurulus sürecinde tabi ki destekler gerekiyor. Bu konuda da kapi kapi dolasiyorum, yeri geliyor evragi alarak bu konuda desteginiz lazim seklinde destekler talep ediyoruz. Kalite denetimlerine giriyoruz, Sayistay denetimlerine giriyoruz, hepsinde de gerçekten takdire sayan bir sekilde bu kadar kisitli bütçeyle bunlari nasil yaptiniz diye tesekkürle ayrilan denetimciler, degerlendirmeciler oldu. Çünkü bir kaliteciyim, yaklasik 20 yillik bu konuda çalisti. Özellikle dökümana çok önem veririm. Yazilan yapilan islere çok önem veririm. Çok sükür bir yanlis yapmadik. Planla, Uygula, Kontrol et ve Önlem al, PUKO Döngüsü dedigimiz o çevrimi uyguladik. Benim ekibim gece gündüz çalisir. Gelen kisiler hep “bilim emek özveriyi görüyoruz” dedi.
“Istihdam odakli, gelisime açik egitimler veriyoruz”
Rektör Karabulut, “Gençler kendilerini gelistirmeli, girisimciligi artirmali, dil özellikle yabanci dil ögrenmeliler. Sosyal medyada vakit geçirmekten ziyade daha çok kitaplara dokunmak vardir ya, iste okumak vardir bunlar çok önemli. Kütüphanede ki o çalismayi, kitap okuma zevkini gençlere tekrar asilamamiz gerekir ve biliyoruz ki bu yüreklerinde var. Hangi isi yaparsaniz yapin, en iyisini yapin, surada bir çam olamiyorsaniz dahi en iyi çali siz olun. Ögrencilerimizin mesleki teknik egitimine, temel egitimlerine ve onlarin gelisimine, hayat kariyerlerine destek olmamiz lazim. Kariyer gelisiminde kisilerin özgüvenli olmasi, nereden geldiginiz degil, hangi isi yaptiginiz ve nerede oldugunuz önemli diye düsünüyorum” ifadelerine yer verdi.
“Gençlere söyledikleri bir tane cümle o kadar hayatlarini degistirir ki”
Girisimciligin önemine deginen ve gençler için birçok etkinlik yapildigini dile getiren Karabulut, “GESKON tarafindan gençler arasinda yapilan ankette birinci seçildik. Bunda gençler için yaptigimiz etkinliklerin çok büyük önemi var. Aselsan, Tubitak, Türk Patent Kurumu Baskanlarini, Toyata’nin Ceo’nu getirdik. Onlarin söyledikleri bir cümle bile gençlerin hayatinda degisiklikler yapmasina neden olabiliyor, kararlar almalarina yardimci oluyor. Güzel seyler yapiyoruz, Cumhurbaskanimiz çok destek veriyor, Allah razi olsun. Tüm rektörlere tabi ki destek veriyor, üniversitemize de çok büyük destekleri var, kurulusundan bugünlere gelmemize kadar her alanda destekleri yanimizda” seklinde konustu.
“Iyi niyet besleyen iyi yasar”
Yasli yasam merkezi projesi, Mühendislik ve Tip’i bir araya getiren projelerden, üreticilerin egitimi projeleri gibi devam eden ve planlanan çalismalara degine Karabulut, “Eger kalbiniz güzel olursa yüzünüzde güzel olur, çevrenizde güzel olur, iyi niyet besleyen iyi yasar” seklinde sözlerine son verdi.
