'Çivi Çakmaya Bile Korkuyorduk'
Izmir’de meydana gelen depremde 11 kisiye mezar olan Yagcioglu Apartmani’nin sorumlularinin yargilandigi davada binanin müteahhidi, kolon kesildigi için binanin yikildigini savunurken, daire sahipleri ise binanin betonunun yumusak bir yapida oldugunu ve tablo için çivi çakmaya bile korktuklarini söyledi.

Izmir 11. Agir Ceza Mahkemesinde görülen durusmaya tutuklu saniklardan Serafettin Agar, Ses ve Görüntü Bilisim Sistemi (SEGBIS) ile katildi.
Tutuksuz sanik Orhan A. ile depremzedeler ve taraf avukatlari ise salonda hazir bulundu.
Mahkeme baskaninin savunma için ilk sözü verdigi Agar, üzerine atili suçlamayi kabul etmedigini ifade ederek, kolon kesildigi için binanin yikildigini savundu. Agar, “Hayatini kaybeden vatandaslara rahmet, yaralilara sifa dilerim. Apartmanin yapilmasinda hiçbir kusurum yok. 40 yillik müteahhitlik hayatimda 251 bina yaptim. Hiçbiri yikilmadigi gibi hiçbirinde çatlak bile yok. Örnek müteahhit olmak için ugrastim. Yagcioglu’nda A Blok ayaktayken B Blok’un yikilmasi tesadüf degildir. Bina dis etmenler sebebiyle yikilmistir. Kolon kesilmesi sebebiyle bina yikildi. Bunu yapanlar hakkinda suç duyurusunda da bulundum. Sosyal medya hesabimdan, depremden önce binalarin yikilip yeniden yapilmasi gerektigini belirtmistim. Çünkü o binalar 1975 yili deprem yönetmenligine göre yapildi. Suçlular kolonlari kesenlerdir. 11 aydir ceza evindeyim ve saglik sorunlarim var” diyerek tahliyesini talep etti.
“Beton kalitesini tutturmak kolay degildi”
Binanin fenni mesulü Orhan A. ise kolon kesme olayinin kendi döneminde olmadigini, binanin bodrum katinda ise su oldugunu müteahhitte bildirdigini söyledi.
Orhan A., “1975 yönetmenliginde nervürlü demir kullanma zorunlulugu yoktu. 1999’da Marmara depreminden sonra kullanimi zorunlu hale geldi. Beton kalitesini tutturmak kolay degildi. Çünkü hazir beton yoktu. Beton ihtiyaçlarini belirli gruplar karsiliyordu ve hiçbirimizin denetleme imkani yoktu. 2000 yilindan sonra hazir betona geçildi. Yagcioglu yapildiktan sonra çesitli depremler olmasina ragmen binada çatlak bile olusmadi. Kolon kesme olayindan haberdar degilim. Muhtemelen ben istifa ettikten sonra olmustur. 1999 yilinda görevden ayrildim” dedi.
Müsteki avukatlarinin binanin yapimi sirasinda bodrum katinda su olup olmadiginin sorulmasi üzerine Orhan A., “Zeminde biriken sulari gördüm. Insaat yapilirken de su vardi. Biriken suyu pompayla çektirdim. Müteahhitte de bilgi verdim ama belediyeye bildirmedim” seklinde cevapladi.
Müsteki avukatlarinin, depremde yikilan diger binalara göre Yagcioglu’nda üst katta oturanlarin can kaybinin fazla olmasinin sebebini sordugu Orhan A., “Bina, 23 numarali kolon ve perdenin kesilmesi sebebiyle yikilmistir. Kolonlarin zayifligi söz konusu degildir” diye yanitladi.
“Su oldugundan kömürlügü kullanamiyorduk”
Durusmaya katilan depremzedeler, saniklar hakkinda olan sikayetlerini yinelerken depreme esi ve kayinvalidesiyle birlikte yakalanan ve yarali olarak kurtulduklarini belirten Halit Sarper Keles, “Daireyi depremden 16 yil önce satin almistik. Binanin zemininde su hep vardi. Bodrum kata dolan sularin kovalarla atildigini biliyorum. Bodrum zemininde su oldugundan kömürlügü kullanamiyorduk” dedi.
Yesim Keles de binanin betonunun yumusak bir yapida oldugunu ve tablo için çivi çakmaya bile korktuklarini söyledi.
Mahkeme heyeti, Agar’in tutukluluk halinin devamina karar vererek durusmayi erteledi.
