Oyuncular Ve Jüri Üyeleri Konaklari Gezdi
Inönü Üniversitesi tarafindan düzenlenen 13.Uluslararasi Kisa Film Festivalinin Jüri üyeleri ve oyuncular, Yesilyurt’un tarihsel ve kültürel hazinelerinin ön plana çikmasini saglayan Lezzet Caddesinde yer alan konak ve müzeleri gezdi

Konak ve Müzelere hayran kaldigini söyleyen Ögretim Görevlisi Hülya Küpçüoglu ise “ Müzelerin hepsi harikaydi. Kahve Müzesi çok güzel olmus, kahvenin tüm serüvenini orada görebiliyorsunuz. Fincanlar, cezveler, kahve ögütücüleri ve farkli nostaljik esyalar çok güzeldi gerçekten, kayisi çekirdegi kahvesi ise müthisti, çok begendik. Buranin yemek kültürünü yansitan Gastronomi Konagini gezdik çok begendik, kiraz yapragi sarma köftesini ben hiç duymamistim burada ögrendim ancak nefis gözüküyor gitmeden mutlaka bu yemegi tatmak istiyorum.” diye konustu.
Gazeteci Oya Aydogan, Yesilyurt’ta kendisini Avrupa’da hissettigini ifade ederken, “ Buradaki müzeleri ve konaklari görünce kendimi Avrupa’da hissettim, müze gezmeyi çok seviyorum. Tekstil Müzesinde pamuktan tarlaya kadar tekstilin tüm yolculugunu burada görebiliyoruz, burada ilk kez kayisi çekirdegi kahvesi içtim, çok lezzetliydi. Bir sehri veya bölgeyi sanati ve müzeleri yükseltir. Burasi da oraya dogru gidiyor bana kalirsa, Yesilyurt’a ilk gelisim ama son gelisim olmayacak" seklinde konustu.
Konak ve Müzelerin çok güzel restore edildigini söyleyen Prof.Dr. Aydan Özsoy, "Konaklar ve müzeler çok güzel restore edilmis, içerikleri çok güzel olusturulmus, çok sicak ve özenle seçilmis, hepsini çok begendik. Emegi geçenleri tebrik ediyorum. Burada hem tarihte bir yolculuk yapiyorsunuz hem de Malatya’nin tarihi kimligini tanima firsatina ulasiyorsunuz, en önemlisi de buranin kültürüne ait farkli güzelliklerin burada olmasidir. Buranin gerek tarihi gerekse de geleneksel meslekleri ve yemeklerini tanima ve anlama firsatimiz oldu" dedi.
Prof. Yusuf Yurdagül ise, kültürel yatirimlardan dolayi Yesilyurt Belediyesini tebrik ederek, "Burayi çok profesyonel buldum, çok sasirdim hakikaten açikçasi bu kadar beklemiyordum. Konaklarin girisinden içerdeki odalara ve iç tasarimlara kadar herseyi çok profesyonel buldum. Iki yil gibi kisa bir zamanda bu kadar basarili ve profesyonel bir çalismanin yapilmasi ilgimi çekti. Tekstil, Gastronomi, Kahve, Çoban, Mahkum El Sanatlari ve Cezaevi müzeleri gerçekten çok orijinal fikirler, Yesilyurt’ta bu tür müze anlayisiyla karsilasmak hepimizi mutlu etti, tebrik ederim.” dedi.
Konak ve Müzelerin hepsinin ayri bir deger oldugunu dile getiren Gazeteci Sayim Çinar, “ Yesilyurt en az bir Sayfanbolu gibi yerlerle kiyasladigimda çok natürel bir yapisi var, dogasi var, evleri var, buradaki müzelerin hepsi özel ve degerli. Burada festivaller ve organizasyonlar yapilarak buranin tanitimi daha yukariya çekilebilir, burayi tekrardan görmek benim adima güzel oldu, festivaller için Malatya’ya sik sik geliyorum. Malatya çok özel bir yer, buranin bir gastronomi sehri olduguna inaniyorum" diye konustu.
