Konya'da İftardan Sonra Közde Çay Gelenek Haline Geldi
Konya’ya çalışmak için yıllar önce Ağrı’dan gelen Cesim Arslan, çocukları ve yeğenleriyle birlikte kendi kültürlerine has demledikleri közde çay ile vatandaşların iftardan sonraki tercih ettiği yer haline geldi.

"Közde demlenen çay ile tüpte demlenen çay arasındaki fark var"
Dayısı ve aynı zamanda kayınbabası olan Cesim Arslan’ın çay ocağında közde çay yapan Mahmut Arslan, "Közde demlenen çay ile tüpte demlenen çay arasındaki fark şu; malumunuz suyun bir kaynama noktası var. Belli bir zamanda bir litre su bir saatte kaynıyorsa bu zaman tüpte veya elektrikte kısalıyor. Hal böyle olunca şoklama durumu oluyor. Bu da damak tadını bozuyor. Su normalde kendi zamanında kaynadığında suyun içerisindeki mineraller de ölmüyor. Porselen demlik, çinko veya bakır demlik olması lazım. Suyun iyi kaynaması lazım. İnsanlar her hususta kendilerini kandırabilir ama damak tadında asla, bu bizim referansımız” dedi.
Daha önceden pazarlamacılık yapan ve 5 yıldır Konya’da çay demlediğini belirten Mahmut Arslan, "Pazarlama mesleğinde belirli potansiyelde arkadaşların veya çevren tanıdıkların oluyor. Ama burada bütün insanlarla muhatap oluyorsun. Pazarlama bu yüzden ayrı bir konu. Burada ise bir samimiyet, dostluk var burası benim içinde farklı bir yer" şeklinde konuştu.
İftar ile sahur arasında bu ortama çay keyfi yapmaya gelen vatandaşlar ise, "Çayı, çay ocağında içmek lazım. Kafeye gidiyoruz ama buradaki lezzetleri orada bulamıyoruz. Çünkü her işi ehline bırakmak lazım" şeklinde konuştu.
Çay tiryakisi olduğunu söyleyen başka bir vatandaş da, "Bizim arkadaş bana közden falan bahsetti. bir gün belirledik buraya ise Bosna Mahallesinden geldik. Ben küçüklükten beri çayın tiryakisiyim, evde işte çay içmesem olmaz. Özellikle burası farklı bundan sonrada buraya gelmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
