Tatvan Yaşam
Alışveriş Merkezi önünde toplanan gençler adına basın açıklamasını okuyan Murat Kökel, “1949 yılında Kızıl
Çin tarafından işgal edilen 35 milyon Uygur, Kazak ve Kırgız Türkü’nün yaşadığı Doğu Türkistan’da son zamanlarda yaşanan zulüm ve katliamlar ayyuka çıkmış vaziyettedir.
Doğu Türkistan milleti son yıllarda daha önceden eşi benzeri görülmemiş baskı ve zulüm politikalarına maruz kalmaktadır. Kızıl Çin’in, Doğu Türkistan’a yönelik bu politikalarının zirveye çıktığı bir dönem içerisindeyiz. Katil
Çin Devleti, 2050 yılını hedefliyor ve 2050 yılına kadar o topraklarda bir tek
Müslüman bırakmamaya çalışıyor. Aynı zamanda
Çin Devleti tarafından
kardeş aile projesi adı altında her Doğu Türkistanlının evine bir
Çinli erkek yerleştirilerek, namus tarumar ediliyor. Yaklaşık 2 milyona yakın masum Doğu Türkistanlı,
Çin zindanlarında ve eğitim kamplarında her türlü işkenceye maruz bırakılarak
şehit ediliyor. Göktürklerin, Uygurların, Karahanlıların,
Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin kurulduğu Türk milletinin İslam’la şereflendiği bu coğrafya, barbar
Çin Devleti tarafından 21’inci yüzyılda Ortaçağ karanlığını yaşamaktadır. Doğu Türkistan’da, Çeçenistan’da, Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta, Myanmar’da, Karabağ’da ve Yemen’de yaşanılan zulümler unutuluyor olabilir, bu caniliklerden kimse bahsetmeyebilir, bu barbarlıkları kimse görmeyebilir, ama tüm bunları unutmayan ve unutturmayan bir Rabbimiz var elhamdülillah.
Sayılar önemli değil, önemli olan iman yürektir ve bilsinler ki biz bu imana ve yüreğe de sahibiz. Bütün vakıflara, derneklere,
Türkiye kamuoyuna ve bütün Müslümanlara bir şey söylemek istiyorum, ne olur gelin bu çağın muhacirlerine sahip çıkma adına sorumluluk seferberliği ve farkındalığı başlatalım. Elimizden bir şey gelmiyorsa, Hz. Ali’nin dediği gibi ‘Eğer bir zulme engel olamıyorsak, bari o zulmü dünyaya duyuralım’. Unutulmasın ki, bizler eğilmez baş, bükülmez bilekleriz” dedi.
Basın açıklaması, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından okunan dualarla son buldu.