Yarım asrı aşan tecrübesiyle lüle taşına hayat veriyor
Eskişehir’in ilk lüle taşı sanatçılarından biri olan ve tam 56 yıldır sanatını sürdüren Mehmet Başsav, bugüne kadar pek çok kültüre ait 200’ün üzerinde heykel yaptı.

“Benim en iyi destekçim eşimdir”
Eserleri yapmadan önce fotoğrafları bulup iyice inceleyen Başsav'ın yaptığı çalışmalarda da kullanılan ölçekler gerçeğe yakın bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu çalışmaların yapımında ve sanat hayatında en büyük destekçisinin eşi olduğunu dile getiren Başsav, “Allah bana böyle bir yetenek vermiş, lüle taşından portre yapma yeteneği ve ben de kendi kültürümüzü yapıp bir müze haline getirmeyi hayal ettim. Allah razı olsun eşimin de destekleriyle beraber yaptık. Benim en iyi destekçim eşimdir. Yardımcım olur kendisi. Başladım kendi kültürümüzü çalışabilmek için çabalamaya. Üniversitelerden, Genelkurmay Başkanlığının kayıtlarından Atatürk'ün paşalarının resimlerini temin ettim. Bunları başladım lüle taşından yapmaya. Tabii bunlar benim kendi imkanlarımla öyle sponsorlarla falan yaptığım şeyler değil. Atatürk paşalarından sonra Osmanlı Devleti padişahlarının araştırmasına girdim ve resimlerini temin ettim. 36 Osmanlı padişahını hazırladım. Bu arada kendi kültürümüzle ilgili çok farklı şeyler var. Bizim Türk'ün kültürü bitmez. Nereden başlar diye soracak olursanız Orta Asya'da Tanrı Dağları'ndan başlar. Oradaki şamanlarla ilgili böyle işlerde teşebbüs ettim ama zamanla ilgili kendi Anadolu kültürümüze ehemmiyet vereyim diye düşündüm. Anadolu kültüründe Mehmet Akif Ersoy, Nazım Hikmet, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli gibi yaklaşık 200 heykel hazırladım zaman içerisinde” ifadelerini kullandı.
“Bunları yapmamın sebebi kendi kültürümüzü ayakta tutabilmek'
Bütün eserleri kendi imkanlarıyla yaptığını ve satılık olmadıklarını ifade eden Başsav konuyla ilgili olarak şunları kaydetti:
“Kendi imkânlarımızla hazırladık bunları. Genelde herkes beğeniyor. Söylemesi ayıp öyle gelen rektörler var ki böyle bir çalışmayı biz hiçbir yerde görmedik diye hayret ediyorlar. Ben fazla övünmeyi sevmem insanlar büyüdükçe küçülmenin çaresini bulmalılar. Bu yaptığım ürünleri satmıyorum. Sebebine gelince bu yapılanlar bir kere yapılıyor. Zaten şöyle, Kültür Bakanlığı bunların resimlerini çekti ve bunları satmanı tavsiye etmeyiz dediler ama sen kendin bilirsin satabilirsin. Aslında işin aslı şöyle, Ben yaptığım bu çalışmalardan para pul beklemedim. Kendime göre portrecilikten 3-5 kuruş gelirim oldu, emekli oldum ve çocuklarım okudu. Bunları yapmamın sebebi kendi kültürümüzü ayakta tutabilmek.”
