CHP'li Yılmaz'dan ABD'nin Suriye Saldırısıyla İlgili Açıklama
CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ABD’nin Suriye’ye yönelik saldırısıyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, "Ben buradayım, arazideyim, hala ana aktörüm, bu işi ben yaparım, ben belirleyici bir konumdayım, Suriye’nin geleceği bana rağmen belirlenemez adımıdır bu" dedi. Yılmaz Amerika’nın sabah saatlerinde Suriye’deki saldırısını Ardahan’dan değerlendirdi. Yılmaz, "Bunu 2 şekilde yorumlamak lazım. Bunlardan bir tanesi Amerika’nın iç kamuoyuyla alakalıdır. Diğeri de Suriye denklemi ve olayın küresel boyutu ile alakalıdır" diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye’nin Suriye politikasını da eleştirerek, "Türkiye Suriye konusundaki tezlerini kaybediyor. Bizim Suriye ile ilgili, Suriye’nin toprak bütünlüğü ile ilgili, Suriye’nin geleceği ile ilgili çok daha dikkatli noktada ve milli çıkarlarımızı ilgilendiren bir noktada bulunmamız gerekir" dedi.
Yılmaz açıklamasını şöyle sürdürdü: "Türkiyeyi ilgilendiren boyutu daha önemli bizim için, Türkiye Suriye konusundaki tezleri kaybetmiştir. Sabahın ilk saatlerinde Amerika tarafından yapılan operasyonu destekleyen açıklama yapmıştır. Ve bu açıklama da keşke daha temkinli bir lisan kullanılsa. Biz nükleer saldırıyı kınadık ve bunu asla tasfif etmediğimizi ve bunun bir savaş suçu olduğunu belirttik. Ama şunu bilmemiz lazım bundan sonra vekalet savaşlarının ötesine geçiliyor. Asıl savaşı yapanlar Amerika ve Rusya araziye inmeye başladı.
Türkiye bir yan aktördür, Suriye dosyasından siyasi olarak Türkiye uzaklaştırılmıştır. Hem Frak Kalkanını sonlandırmak suretiyle manevra alanı ve öngördüğü hedefleri tam olarak gerçekleştirmeden sonlandırması nedeniyle bir gri çekilme vardır. Diğer taraftan Fırat’ın doğusundan PYD’ye ve YPG’ye ABD’nin korumacılık yapıp orada yeni bir devletin şekillenmesine yardımcı olduğu için ABD ile sorunlar yaşamaktadır. Diğer taraftan Esad’ı desteklediği için ayrıca Afrin bölgesindeki Suriye kuvvetlerine askeri eğitim konusunda yardımcı olduğu için de Rusya’yla bir sorun yaşamaktadır. Türkiye’nin önce Astana toplantısı ile Rusya’ya yanaşması akabinde tekrar Rusya’dan kopup ABD’ye yaklaşması Türkiye’nin Suriye de bir politikasının olmadığının açıkça kanıtıdır. Bizim Suriye ile ilgili, Suriye’nin toprak bütünlüğü ile ilgili, Suriye’nin geleceği ile ilgili çok daha dikkatli noktada ve milli çıkarlarımızı ilgilendiren bir noktada bulunmamız gerekir.’’
