Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun
Londra yolunda uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada gündeme getirdiği
Hakkari il merkezinin
Yüksekova ilçesine,
Şırnak il merkezinin Cizre’ye taşınması açıklamasına karşılık
Hakkari Belediyesi Eş Başkanlığı adına
belediye encümeni Neslihan Kanat bir açıklama yaptı. Kanat, "İlimizde yaşanan bu sorunların çözümü için devletin ve o dönem görevde olan hükümetlerin duyarsızlıklarından dolayı zamanın belediye başkanları tarafından belediyenin kapatılması bile gündeme getirilmişti. Söz konusu tarihte görevde olan
hükümet ve Cumhurbaşkanı’na kadar konu taşınmış ve gerekli desteklerin sağlanacağı sözü verilmişti. Ancak ilimizin kalkınmasına etki edecek ölçüde bir destek sağlanmamıştır. Büyük ekonomik sıkıntıları yaşayan kurumumuza yapılan destekler çalışan personellerin yıllarca alamadıkları maaşlarının kısmen ödenmesini karşılayacak kadardı. İlimiz belediye sınırları içerisindeki altyapı durumu 1986 yılında 15 bin kişilik nüfusa hizmet edecek ölçülerdeyken, bir anda ilimizin nüfusu 40 bin düzeyine ulaştı. Bu zorunlu göçe karşı ilimiz iflas etmiş, belediyemizde hizmet etme noktasında tıkanma duruma gelmişti. İlimizde yaşanan bu denli ciddi sorunlara karşı devletin tüm kurumları ve hükümetleri tarafından ilimizin ekonomisinin gelişmesine, halkımızın köylerine dönüşlerine, belediyemiz tarafından Bakanlıklar nezdinde talep edilen yardımlara, halka hizmet noktasında yapılan projelere destek olacaklarına, savaş politikalarına ve askeri harcamalara sınırsız bütçe ayrılmış ve bu yönlü harcamalar gerçekleştirilmiştir.
Hakkari ve
Şırnak ili ile ilgili yetkililerce yapılan açıklamalar halk tarafından karşılık bulmamıştır. Coğrafik, topografik,
ekolojik, yeraltı ve yerüstü kaynakları olarak dünyanın birçok şehrinde daha zengin imkanlara sahip olan ilimiz, savaş bölgesi olmasında kaynaklı kalkınmaya yönelik devlet tarafından gereken önem verilmemiştir.
Hakkari ve
Şırnak illeri ile ilgili yoğun
çatışma döneminden kaynaklı, güvenlik esaslı bir program kapsamına alındığı tüm halkımız tarafından bilinmektedir.
Yüksekova ile
Cizre için il olma niteliği mevcut ise, il olması için bizler mi engel olmuşuz? Fakat il olmaları durumunda, bölge sınırları içerisinden kaynaklı, şu an bizlerin içerisinde olduğu kadere kendilerinin mahkum edileceği açıktır. Ülkenin yetkililerince
Şırnak ve
Hakkari ili ile ilgili uygulamak istedikleri bu planlama, halkımızın yaşam standartlarının iyileştirilmesine ve gelişmesine yönelikse ve bu illerimiz coğrafik alan olarak yeterli değilse; ilgili Bakanlıklar tarafından onaylanmış imar planları ve bizleri kredilere mahkum ederek gerçekleştirmeye çalıştığımız altyapı projelerimiz için projeksiyon nüfusu 125 bin olarak kabul edilip nasıl onaylıyorlar? Bu değişiklikler halkımızın yaşam standartlarının iyileştirilmesi için ise, bu temelde öngörülen çalışmalar ve yapılacak harcamalar bu halk için ise, halkımız bu kadar önemseniyorsa, bugün tüm halkımızın barış, kardeşlik çağrılarına neden kulaklarını tıkamış durumdalar. Güvenlik bölge ilanları ile tüm coğrafyamızı yasaklı hale getirenler, neden köylere geri dönüşleri gerçekleştirmek için program ve yatırım bütçesi oluşturmuyorlar? Yer altı kaynakları açısından dünyanın birçok bölgesinden daha zengin kaynaklara sahip olan ilimiz, işsizlikten kırılan insanlarımıza
ekolojik temelde yeraltı kaynaklarının üretimine neden geçmiyorlar?
Uluslararası düzeyde ilin ekonomisinin güçlenmesi üzere sınır ticaretinin gerçekleşmesi için neden gerekenler yapılmıyor?” dedi.