'İstanbul Hanımefendisi Toplantısı'
TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Akalın: 'Çalışmalarımızı yaparken 2023, 2071 hayalimiz var. Ancak bunların gerçek olabilmesi ancak ve ancak kaliteli insanların yetişmesiyle olabilecek. İşte o kaliteli insanların, insan kaynağının yetişmesi konusunda toplumda kadınların çok önemli bir rolü olduğu hepimizin malumu. Kadın bulunduğu ortama mutlaka bir şeyler katıyor, üretiyor ama aynı zamanda o değişimi yayıyor' 'Kadına yönelik yapılan yatırımın toplum inşasında özellikle önemli olduğunu düşünüyoruz ve çalışmalarımızı da TÜRGEV çatısı altında bu düsturla gerçekleştirmiş oluyoruz'
TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Akalın, 2023 ve 2071 hayallerinin gerçek olabilmesinin ancak ve ancak kaliteli insanların yetişmesiyle olabileceğini belirterek, 'İşte o kaliteli insanların, insan kaynağının yetişmesi konusunda toplumda kadınların çok önemli bir rolü olduğu hepimizin malumu. Kadın bulunduğu ortama mutlaka bir şeyler katıyor, üretiyor ama aynı zamanda o değişimi yayıyor' dedi.
Akalın, Suriçi Grubu Derneği'nce düzenlenen 'İstanbul Hanımefendisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, TÜRGEV'in tarihinin çok eskiye dayandığını, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, özellikle üniversite okuyacak kız öğrencilerin daha güvenli ortamlarda kalabilmeleri noktasındaki ihtiyacın görüldüğünü ve 1996 yılında derneğin hikayesinin başladığını söyledi.
Derneğin bakıldığında 20 yılını dolduran bir serüvene sahip olduğunu anlatan Akalın, ilk kez İstanbul'da İSEGEV ismiyle başlayan dernek tarafından açılan ilk yurdun hala Kadıköy'de hizmet verdiğini kaydetti.
TÜRGEV'in 'en iyi yatırım insana yapılan yatırımdır' ilkesinden yola çıkarak faaliyetlerine başladığını dile getiren Akalın, 'Çünkü ne kadar önemli çalışmalar yaparsak yapalım ama nihayetinde insana yapılan yatırımı ihmal edersek, bir ülkenin coğrafyada gerektiği şekilde yükselmesi ve köklü hareketler yapabilmesi ister istemez eksik kalıyor' diye konuştu.
Arzu Akalın, derneğin, ailelerin üniversite okuyacak kızlarının güvenli ortamlarda barınabilme ihtiyaçlarına karşılık kurulduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
'TÜRGEV 1996 yılında İstanbul İSEGEV ile başladı. 2012 yılına gelindiğinde Türkiye'deki üniversite sayısının artmasına bağlı olarak TÜRGEV de hedeflerini büyütüyor. Artık sadece İstanbul'da değil, tüm Türkiye'de olma hedefi konuluyor. Önüne İstanbul kelimesini çıkarıp, Türkiye kelimesini alarak İSEGEV'den TÜRGEV'e geçiyor. 2012 yılında sadece İstanbul'da yurtlarımız varken artık tüm Türkiye'de daha fazla üniversite açılmasına bağlı olarak hedeflerini büyütmüş oluyor. Şu an kendimize koyduğumuz hedef 81 ilin her birinde var olmak istiyoruz. Şu an 8 bin 200 öğrencimiz var. TÜRGEV faaliyetlerini gerçekleştirirken her sene Türkiye'deki yurt ihtiyacının da fazlaca olmasından hareketle özellikle son 2 yılda hedeflerini her sene yüzde yüz daha fazla büyümeyle gerçekleştirmiş oldu. TÜRGEV bu çalışmaları yaparken vakıf anlayışıyla çalışıyoruz. TÜRGEV nihayetinde bir vakıf ve çalışmalarımızı yaparken aslında Hz. Ömer döneminden başlayan özellikle vakıfçılığın daha çok oturduğu Osmanlı döneminde yapılan çalışmaları biz de bugün hayırseverlerimizin desteğiyle TÜRGEV çatısı altında gerçekleştirmeye çalışıyoruz.'
- 'Ne yazık ki sultan hanımları arkada fitne, fesat üreten hanımlar olarak lanse ediliyor'
Akalın, özellikle topluma öncülük eden, hatta Osmanlı medeniyeti içerisinde de vakıfçılığa, eğitime destek veren hanım sultanların isimlerinin yurtlara verilmesinde gayret gösterdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
'Bulunduğumuz alana,yani Fatih bölgesine baktığımızda gerçekten kendisini eğitim, sağlık gibi önemli hususlara adamış hanım sultanlar var. Bugün Osmanlı üzerine yapılan tematik filmlere bakıldığında, ne yazık ki sultan hanımları daha çok entrika etrafında dönen, devlet işlerine sürekli karışan, arkada fitne, fesat üreten hanımlar olarak bir parça lanse ediliyor. Bu gerçekten üzücü. Oysaki ki baktığımızda Osmanlı döneminde hanım sultanların eğitim ve sağlık olmak üzere başkaca pek çok alanda çalışmalar yaptığına şahit oluyoruz. Onun için biz de TÜRGEV yurtlarına isimler verirken topluma öncülük etmiş olan hanım isimlerini seçiyoruz. Çünkü istiyoruz ki öğrencilerimiz birazcık unutulmuş olan isimleri bu vesileyle tekrar gündemlerine almış olurlar. Bu öncü hanımların öncülük yaptığı değerlerin TÜRGEV'de kalan kızlarımızın da hayatlarına taşımasını, onu bir kültür haline getirmelerini de doğrusu arzu ediyoruz.'
TÜRGEV yurtlarının çağın ihtiyaçları doğrultusunda çok iyi bir konforda olmasına dikkat ettiklerini belirten Akalın, 'Bizim mutlaka ve mutlaka yapacağımız insana dokunan her çalışmayı yaparken israftan kaçınmamız gerekiyor. Ancak bir taraftan da şu da bir gerçek ki mekanlar bizim ufkumuzu, vizyonumuzu da çok çok belirliyor. Kaliteden çok taviz vermiş olmak, belki kısıtlı kaynaklarla hareket etmek gençlerimizin ed ufkunu maalesef daraltmış oluyor. Biz TÜRGEV yurtlarının içinde artık oturmuş olan bir mimariyle hareket ediyoruz. Mutlaka bir spor salonumuz oluyor. Muhakkak geniş bir kütüphanemiz oluyor. Kızlarımızın 7/24 kitap okuyabilecekleri ortamlar sağlıyoruz' ifadelerini kullandı.
Arzu Akalın, öğrencilerin bir spor aktivitesiyle uğraşmasını istediklerini ve bu kapsamda da uygun ortamlar sağladıklarını, tesettürlü öğrencilerin de rahatça spor yapabilecekleri alanlar olduğunu anlattı.
Yurtlara alınacak öğrencilerin mülakatlar sonucunda belirlendiğini ve toplumun her kesimine açık olduklarını dile getiren Akalın, şu değerlendirmelerde bulund:
'TÜRGEV çatısı altında gençlerimizin kendilerini geliştirebilmeleri için çeşitli eğitim faaliyetleri yapıyoruz. Dolayısıyla bizim bu noktadaki tek kriterimiz TÜRGEV'in yurtlar içinde yaptığı faaliyetlere aktif şekilde katılma noktasında bir kararlılık içinde olmaları. Çok da sosyalleşmek istemeyen öğrencileri de doğrusu o konuda teşvik ediyoruz ama tamamen kapalıysa belki böyle bir öğrenciyle yolumuz çok kesişmiyor. Ama onun dışında toplumun her kesiminden öğrenci kardeşlerimiz TÜRGEV yurtlarında kalıyorlar.
Çalışmalarımızı yaparken 2023, 2071 hayalimiz var. Ancak bunların gerçek olabilmesi ancak ve ancak kaliteli insanların yetişmesiyle olabilecek. İşte o kaliteli insanların, insan kaynağının yetişmesi konusunda toplumda kadınların çok önemli bir rolü olduğu hepimizin malumu. Kadın bulunduğu ortama mutlaka bir şeyler katıyor, üretiyor ama aynı zamanda o değişimi yayıyor. Dolasıyla kadına yönelik yapılan yatırımın toplum inşasında özellikle önemli olduğunu düşünüyoruz ve çalışmalarımızı da TÜRGEV çatısı altında bu düsturla gerçekleştirmiş oluyoruz.'
TÜRGEV yurtlarının sadece otel mantığıyla çalışmadığını, yurtların içinde yapılan çeşitli akademik çalışmalarla öğrencilerin ilgilerine göre bir hobi edindiğini aktaran Akalın, sanat, edebiyat, felsefe, okçuluk gibi alanlarda aktivitelerin yapıldığına işaret etti.
Arzu Akalın, gençlerin medeniyet değerlerini bilerek yetişmesinin son derece önemli olduğunu, bu kapsamda da yurt çalışmalarının yanı sıra, üniversite, okul öncesi gibi farklı alanlarda da faaliyetler yürüttüklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:
'Bizim gerçekten tarihimizi, kültürümüzü ve vakıf geleneği dahil olmak üzere medeniyet değerlerimizi çok iyi bilerek yetişecek gençlerimizin bizi çeşitli uluslararası ortamlarda çok daha farklı, öz güvenli ve doğru şekilde temsil edeceklerine inanıyoruz. Dolayısıyla TÜRGEV'deki çalışmaları çok önemli ve değerli buluyoruz.'
Toplantıya, İstanbul Valisi Vasip Şahin'in eşi Şeyma Şahin, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü de katıldı.
Kaynak: AA
Akalın, Suriçi Grubu Derneği'nce düzenlenen 'İstanbul Hanımefendisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, TÜRGEV'in tarihinin çok eskiye dayandığını, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, özellikle üniversite okuyacak kız öğrencilerin daha güvenli ortamlarda kalabilmeleri noktasındaki ihtiyacın görüldüğünü ve 1996 yılında derneğin hikayesinin başladığını söyledi.
Derneğin bakıldığında 20 yılını dolduran bir serüvene sahip olduğunu anlatan Akalın, ilk kez İstanbul'da İSEGEV ismiyle başlayan dernek tarafından açılan ilk yurdun hala Kadıköy'de hizmet verdiğini kaydetti.
TÜRGEV'in 'en iyi yatırım insana yapılan yatırımdır' ilkesinden yola çıkarak faaliyetlerine başladığını dile getiren Akalın, 'Çünkü ne kadar önemli çalışmalar yaparsak yapalım ama nihayetinde insana yapılan yatırımı ihmal edersek, bir ülkenin coğrafyada gerektiği şekilde yükselmesi ve köklü hareketler yapabilmesi ister istemez eksik kalıyor' diye konuştu.
Arzu Akalın, derneğin, ailelerin üniversite okuyacak kızlarının güvenli ortamlarda barınabilme ihtiyaçlarına karşılık kurulduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
'TÜRGEV 1996 yılında İstanbul İSEGEV ile başladı. 2012 yılına gelindiğinde Türkiye'deki üniversite sayısının artmasına bağlı olarak TÜRGEV de hedeflerini büyütüyor. Artık sadece İstanbul'da değil, tüm Türkiye'de olma hedefi konuluyor. Önüne İstanbul kelimesini çıkarıp, Türkiye kelimesini alarak İSEGEV'den TÜRGEV'e geçiyor. 2012 yılında sadece İstanbul'da yurtlarımız varken artık tüm Türkiye'de daha fazla üniversite açılmasına bağlı olarak hedeflerini büyütmüş oluyor. Şu an kendimize koyduğumuz hedef 81 ilin her birinde var olmak istiyoruz. Şu an 8 bin 200 öğrencimiz var. TÜRGEV faaliyetlerini gerçekleştirirken her sene Türkiye'deki yurt ihtiyacının da fazlaca olmasından hareketle özellikle son 2 yılda hedeflerini her sene yüzde yüz daha fazla büyümeyle gerçekleştirmiş oldu. TÜRGEV bu çalışmaları yaparken vakıf anlayışıyla çalışıyoruz. TÜRGEV nihayetinde bir vakıf ve çalışmalarımızı yaparken aslında Hz. Ömer döneminden başlayan özellikle vakıfçılığın daha çok oturduğu Osmanlı döneminde yapılan çalışmaları biz de bugün hayırseverlerimizin desteğiyle TÜRGEV çatısı altında gerçekleştirmeye çalışıyoruz.'
- 'Ne yazık ki sultan hanımları arkada fitne, fesat üreten hanımlar olarak lanse ediliyor'
Akalın, özellikle topluma öncülük eden, hatta Osmanlı medeniyeti içerisinde de vakıfçılığa, eğitime destek veren hanım sultanların isimlerinin yurtlara verilmesinde gayret gösterdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
'Bulunduğumuz alana,yani Fatih bölgesine baktığımızda gerçekten kendisini eğitim, sağlık gibi önemli hususlara adamış hanım sultanlar var. Bugün Osmanlı üzerine yapılan tematik filmlere bakıldığında, ne yazık ki sultan hanımları daha çok entrika etrafında dönen, devlet işlerine sürekli karışan, arkada fitne, fesat üreten hanımlar olarak bir parça lanse ediliyor. Bu gerçekten üzücü. Oysaki ki baktığımızda Osmanlı döneminde hanım sultanların eğitim ve sağlık olmak üzere başkaca pek çok alanda çalışmalar yaptığına şahit oluyoruz. Onun için biz de TÜRGEV yurtlarına isimler verirken topluma öncülük etmiş olan hanım isimlerini seçiyoruz. Çünkü istiyoruz ki öğrencilerimiz birazcık unutulmuş olan isimleri bu vesileyle tekrar gündemlerine almış olurlar. Bu öncü hanımların öncülük yaptığı değerlerin TÜRGEV'de kalan kızlarımızın da hayatlarına taşımasını, onu bir kültür haline getirmelerini de doğrusu arzu ediyoruz.'
TÜRGEV yurtlarının çağın ihtiyaçları doğrultusunda çok iyi bir konforda olmasına dikkat ettiklerini belirten Akalın, 'Bizim mutlaka ve mutlaka yapacağımız insana dokunan her çalışmayı yaparken israftan kaçınmamız gerekiyor. Ancak bir taraftan da şu da bir gerçek ki mekanlar bizim ufkumuzu, vizyonumuzu da çok çok belirliyor. Kaliteden çok taviz vermiş olmak, belki kısıtlı kaynaklarla hareket etmek gençlerimizin ed ufkunu maalesef daraltmış oluyor. Biz TÜRGEV yurtlarının içinde artık oturmuş olan bir mimariyle hareket ediyoruz. Mutlaka bir spor salonumuz oluyor. Muhakkak geniş bir kütüphanemiz oluyor. Kızlarımızın 7/24 kitap okuyabilecekleri ortamlar sağlıyoruz' ifadelerini kullandı.
Arzu Akalın, öğrencilerin bir spor aktivitesiyle uğraşmasını istediklerini ve bu kapsamda da uygun ortamlar sağladıklarını, tesettürlü öğrencilerin de rahatça spor yapabilecekleri alanlar olduğunu anlattı.
Yurtlara alınacak öğrencilerin mülakatlar sonucunda belirlendiğini ve toplumun her kesimine açık olduklarını dile getiren Akalın, şu değerlendirmelerde bulund:
'TÜRGEV çatısı altında gençlerimizin kendilerini geliştirebilmeleri için çeşitli eğitim faaliyetleri yapıyoruz. Dolayısıyla bizim bu noktadaki tek kriterimiz TÜRGEV'in yurtlar içinde yaptığı faaliyetlere aktif şekilde katılma noktasında bir kararlılık içinde olmaları. Çok da sosyalleşmek istemeyen öğrencileri de doğrusu o konuda teşvik ediyoruz ama tamamen kapalıysa belki böyle bir öğrenciyle yolumuz çok kesişmiyor. Ama onun dışında toplumun her kesiminden öğrenci kardeşlerimiz TÜRGEV yurtlarında kalıyorlar.
Çalışmalarımızı yaparken 2023, 2071 hayalimiz var. Ancak bunların gerçek olabilmesi ancak ve ancak kaliteli insanların yetişmesiyle olabilecek. İşte o kaliteli insanların, insan kaynağının yetişmesi konusunda toplumda kadınların çok önemli bir rolü olduğu hepimizin malumu. Kadın bulunduğu ortama mutlaka bir şeyler katıyor, üretiyor ama aynı zamanda o değişimi yayıyor. Dolasıyla kadına yönelik yapılan yatırımın toplum inşasında özellikle önemli olduğunu düşünüyoruz ve çalışmalarımızı da TÜRGEV çatısı altında bu düsturla gerçekleştirmiş oluyoruz.'
TÜRGEV yurtlarının sadece otel mantığıyla çalışmadığını, yurtların içinde yapılan çeşitli akademik çalışmalarla öğrencilerin ilgilerine göre bir hobi edindiğini aktaran Akalın, sanat, edebiyat, felsefe, okçuluk gibi alanlarda aktivitelerin yapıldığına işaret etti.
Arzu Akalın, gençlerin medeniyet değerlerini bilerek yetişmesinin son derece önemli olduğunu, bu kapsamda da yurt çalışmalarının yanı sıra, üniversite, okul öncesi gibi farklı alanlarda da faaliyetler yürüttüklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:
'Bizim gerçekten tarihimizi, kültürümüzü ve vakıf geleneği dahil olmak üzere medeniyet değerlerimizi çok iyi bilerek yetişecek gençlerimizin bizi çeşitli uluslararası ortamlarda çok daha farklı, öz güvenli ve doğru şekilde temsil edeceklerine inanıyoruz. Dolayısıyla TÜRGEV'deki çalışmaları çok önemli ve değerli buluyoruz.'
Toplantıya, İstanbul Valisi Vasip Şahin'in eşi Şeyma Şahin, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü de katıldı.
