'Yeni Bir İmalat Sanayi Stratejisi, Kişi Başı Milli Gelirde Büyüme Sağlar'
Deloitte raporunda, Türkiye'de makine, kimya ve sağlıkla ilgili ürünler ve elektronik sektörlerinin gelişimini destekleyecek bir imalat sanayi politikasının, kişi başı milli gelirde yıllık yüzde 5 ve üzerindeki reel büyüme ile 2023 hedeflerine yaklaşılmasına yardımcı olacağı belirtildi.
Deloitte Türkiye, 2023'e doğru Türkiye imalat sanayisine yönelik bir rapor yayımladı. İmalat sanayinin ülkelerin refahına ve ekonomik büyümeye önemli katkılar sağladığının altı çizilen raporda, yaşanılan küresel finansal kriz döneminde gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki kişi başı milli gelir farkının giderek azaldığına işaret edildi.
Raporda, ayrıca imalat sektörü güçlü ve rekabet gücü yüksek olan ülkelerin bu farkı daha belirgin bir şekilde azalttığı ve imalat sanayisi güçlü olan ekonomilerin krizden de daha az etkilendiği belirtildi.
Raporda, şu değerlendirmelere yer verildi:
"Türkiye'nin kişi başı milli gelirinin yüksek gelirli ülkelerin kişi başı milli gelirine oranı 2001-2013 arasındaki dönemde yüzde 20,4'den yüzde 27,4'e çıkarken, son yıllarda, Türkiye ile üst gelir grubu ülkeler arasındaki farkın kapanma hızı yavaşlamaktadır. Diğer yandan, 2001 yılı sonrası dönemde, imalat sanayisi bu performansa sınırlı katkı yapmıştır. Türkiye'nin üretim ve ihracat niteliğini yükseltecek iki aşamalı yeni bir imalat sanayisi stratejisi dikkati çekiyor. Strateji kapsamında önce kısa vadede odaklanılması gereken sektörler bulunurken, bu sektörlere odaklanılması ile sağlanan üretim becerileriyle orta-uzun dönemde yüksek nitelikli sektörlere sıçranması etkin bir yol olacak."
Raporda, kısa vade için önerilen 44 alt sektörün, Türkiye için ulaşılması daha kolay alt sektörler olduğundan, sağlayacağı büyümenin de geçmiş performansa yakın olacağı tahminine yer verildi.
Ancak orta-uzun vade odak sektörlerinin daha yüksek büyümeye yol açacağı belirtilen raporda, Türkiye'nin yüksek nitelikli 46 alt sektörde de rekabetçi olması durumunda 2017-2023 dönemindeki kişi başı milli gelir yıllık bileşik büyüme hızının yüzde 5,6 olacağı öngörüsü aktarıldı.
Raporda, makine, kimya ve sağlık ile ilgili ürünler ve elektronik sektörlerinin gelişimini destekleyecek bir imalat sanayisi politikasının yüzde 5 ve üzerindeki reel büyüme ile 2023 kişi başı milli gelir hedeflerine yaklaşılmasına yardımcı olacağının altı çizildi.
Raporda ayrıca, imalat sanayisinin Türkiye'nin ekonomik performansına katkı sağlayabilmesi için Ekonomide Dönüşüm Programı'na paralel olarak, belirlenen her bir sektörün ve alt sektörün yol haritasının geliştirilmesine ve aksiyon planının belirlenmesine ihtiyaç olacağı vurgulanırken, 2023'e doğru gelişmiş ülkelerdeki yeniden sanayileşme ve gelişmekte olan ülkelerin imalat sanayisini çeşitlendirme eğilimleri de dikkate alındığında, söz konusu sektörlerde rekabetçiliğin sağlanması için Türkiye'nin hızlı aksiyon almasının önemine işaret edildi.
- "AB'deki durgunluk, 2023 hedeflerine ulaşılmasında zorluk yaratabilecek"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Deloitte Türkiye Stratejik Planlama, İş Geliştirme ve Pazarlama Ortağı Uğur Süel, Türkiye'nin, 2001 sonrası dönemde uygulanan makroekonomik istikrar politikalarının da etkisiyle yüksek bir büyüme hızı yakaladığını belirterek, "Özellikle 2002-2008 yılları arasında bu hız, Türkiye'nin 2023 hedeflerine yansıdı. Ancak en büyük ihracat pazarımız olan AB'deki durgunluk gibi küresel faktörlerin etkisiyle büyüme ve ihracatın hız kaybetmesi, 2023 hedeflerine ulaşılmasında zorluk yaratabilecek" dedi.
Küresel kriz sonrasında gelişmiş ülkelerin sanayi politikalarını revize etmelerinin ve ülke içinde yaratılan katma değeri artırma çabalarının neticesinde küresel imalat sanayinin dönüşeceğine dikkati çeken Süel, Türkiye'nin küresel değişimleri iyi okuyan bir sanayi vizyonuna ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
Süel, bu nedenle, yüksek katma değer yaratmada sınırlı kalan ve milli gelir içindeki payı düşme eğiliminde olan imalat sanayisinin Türkiye için kritik önem taşıdığını vurguladı.
Deloitte Türkiye Üretim Endüstrisi Lideri Gaye Şentürk de 2023 hedeflerine ulaşmanın kilit noktasının, ihracat sepetinin ve üretimin niteliğini artıracak bir sanayi dönüşümünden geçtiğini ifade etti.
Deloitte Türkiye İş Analitiği Lideri Güneş Süsler ise sanayide yapısal dönüşümün sağlanabilmesi için analitik bir yaklaşım kullanarak, Türkiye'nin ihracatının ortalama niteliğini yükseltme potansiyeline sahip odak sektörleri belirlemeyi amaçladıklarını dile getirdi.
Yapılan analizlerin, ülkenin ortalama üretim ve ihracat niteliğini yükseltirken aynı zamanda ülkedeki mevcut yetkinlikler itibarıyla gelişme ihtimali yüksek olan üç sektör grubunu ön plana çıkardığını aktaran Süsler, bunları "Makine, kimya ve sağlıkla ilgili ürünler ve elektronik" olarak sıraladı.
Kaynak: AA
Raporda, ayrıca imalat sektörü güçlü ve rekabet gücü yüksek olan ülkelerin bu farkı daha belirgin bir şekilde azalttığı ve imalat sanayisi güçlü olan ekonomilerin krizden de daha az etkilendiği belirtildi.
Raporda, şu değerlendirmelere yer verildi:
"Türkiye'nin kişi başı milli gelirinin yüksek gelirli ülkelerin kişi başı milli gelirine oranı 2001-2013 arasındaki dönemde yüzde 20,4'den yüzde 27,4'e çıkarken, son yıllarda, Türkiye ile üst gelir grubu ülkeler arasındaki farkın kapanma hızı yavaşlamaktadır. Diğer yandan, 2001 yılı sonrası dönemde, imalat sanayisi bu performansa sınırlı katkı yapmıştır. Türkiye'nin üretim ve ihracat niteliğini yükseltecek iki aşamalı yeni bir imalat sanayisi stratejisi dikkati çekiyor. Strateji kapsamında önce kısa vadede odaklanılması gereken sektörler bulunurken, bu sektörlere odaklanılması ile sağlanan üretim becerileriyle orta-uzun dönemde yüksek nitelikli sektörlere sıçranması etkin bir yol olacak."
Raporda, kısa vade için önerilen 44 alt sektörün, Türkiye için ulaşılması daha kolay alt sektörler olduğundan, sağlayacağı büyümenin de geçmiş performansa yakın olacağı tahminine yer verildi.
Ancak orta-uzun vade odak sektörlerinin daha yüksek büyümeye yol açacağı belirtilen raporda, Türkiye'nin yüksek nitelikli 46 alt sektörde de rekabetçi olması durumunda 2017-2023 dönemindeki kişi başı milli gelir yıllık bileşik büyüme hızının yüzde 5,6 olacağı öngörüsü aktarıldı.
Raporda, makine, kimya ve sağlık ile ilgili ürünler ve elektronik sektörlerinin gelişimini destekleyecek bir imalat sanayisi politikasının yüzde 5 ve üzerindeki reel büyüme ile 2023 kişi başı milli gelir hedeflerine yaklaşılmasına yardımcı olacağının altı çizildi.
Raporda ayrıca, imalat sanayisinin Türkiye'nin ekonomik performansına katkı sağlayabilmesi için Ekonomide Dönüşüm Programı'na paralel olarak, belirlenen her bir sektörün ve alt sektörün yol haritasının geliştirilmesine ve aksiyon planının belirlenmesine ihtiyaç olacağı vurgulanırken, 2023'e doğru gelişmiş ülkelerdeki yeniden sanayileşme ve gelişmekte olan ülkelerin imalat sanayisini çeşitlendirme eğilimleri de dikkate alındığında, söz konusu sektörlerde rekabetçiliğin sağlanması için Türkiye'nin hızlı aksiyon almasının önemine işaret edildi.
- "AB'deki durgunluk, 2023 hedeflerine ulaşılmasında zorluk yaratabilecek"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Deloitte Türkiye Stratejik Planlama, İş Geliştirme ve Pazarlama Ortağı Uğur Süel, Türkiye'nin, 2001 sonrası dönemde uygulanan makroekonomik istikrar politikalarının da etkisiyle yüksek bir büyüme hızı yakaladığını belirterek, "Özellikle 2002-2008 yılları arasında bu hız, Türkiye'nin 2023 hedeflerine yansıdı. Ancak en büyük ihracat pazarımız olan AB'deki durgunluk gibi küresel faktörlerin etkisiyle büyüme ve ihracatın hız kaybetmesi, 2023 hedeflerine ulaşılmasında zorluk yaratabilecek" dedi.
Küresel kriz sonrasında gelişmiş ülkelerin sanayi politikalarını revize etmelerinin ve ülke içinde yaratılan katma değeri artırma çabalarının neticesinde küresel imalat sanayinin dönüşeceğine dikkati çeken Süel, Türkiye'nin küresel değişimleri iyi okuyan bir sanayi vizyonuna ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
Süel, bu nedenle, yüksek katma değer yaratmada sınırlı kalan ve milli gelir içindeki payı düşme eğiliminde olan imalat sanayisinin Türkiye için kritik önem taşıdığını vurguladı.
Deloitte Türkiye Üretim Endüstrisi Lideri Gaye Şentürk de 2023 hedeflerine ulaşmanın kilit noktasının, ihracat sepetinin ve üretimin niteliğini artıracak bir sanayi dönüşümünden geçtiğini ifade etti.
Deloitte Türkiye İş Analitiği Lideri Güneş Süsler ise sanayide yapısal dönüşümün sağlanabilmesi için analitik bir yaklaşım kullanarak, Türkiye'nin ihracatının ortalama niteliğini yükseltme potansiyeline sahip odak sektörleri belirlemeyi amaçladıklarını dile getirdi.
Yapılan analizlerin, ülkenin ortalama üretim ve ihracat niteliğini yükseltirken aynı zamanda ülkedeki mevcut yetkinlikler itibarıyla gelişme ihtimali yüksek olan üç sektör grubunu ön plana çıkardığını aktaran Süsler, bunları "Makine, kimya ve sağlıkla ilgili ürünler ve elektronik" olarak sıraladı.
