Tbmm Genel Kurulu

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Basına dönük yurtdışından yapılan tezviratların bir algı operasyonunun parçası olduğunu söylemek zorundayım. Son dönemlerde ülkemizin demokratikleşmeye dönük sağladığı uluslararası imajı gölgeleme çabası var. Buna çeşitli iç çevrelerin de çanak tuttuğunu biliyoruz, maalesef" dedi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Askeri Eğitim, Savunma Sanayii ve Katar Topraklarında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Konuşlandırılması Konusunda İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
İlgili Anayasa maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerin yabancı ülkelere gönderilmesine izin verme yetkisinin TBMM'ye ait olduğunu bununla birlikte Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların gerektirdiği hallerde Meclis'in izin vermesine gerek bulunmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerin başka ülkelere gönderilebileceğinin altını çizen Yılmaz, buna ilişkin örnekler verdi.
Yılmaz, tasarıya göre Türk Silahlı Kuvvetlerinin Katar'da konuşlanmasının eğitim ve ortak tatbikat amacıyla olduğunu belirterek, "Tasarının Genel Kurul'da kanunlaşması halinde Anayasa'nın 92. maddesindeki 'izin verme yetkisi TBMM'nin' şartı da yerine getirilmiş olacaktır" dedi.

Anlaşmanın ekonomik birtakım çıkarlarla ilişkisi olmadığını belirten Yılmaz, "Bu anlaşma güvenlik odaklı ve ikili bölgesel menfaatleri gözeten bir anlaşmadır. Kesinlikle dar ekonomik çıkarlara indirgenemez" diye konuştu.

Libya'da bir iç çatışmanın söz konusu olduğunu, bunun Türkiye'nin oradaki ekonomik faaliyetlerini etkilediğini aktaran Yılmaz, Türkiye'nin bu ülkedeki ekonomik menfaatlerinin Ekonomi Bakanlığı'nca yakından izlendiğini ve bu şartlar altında yapılabilecek her türlü girişimin de hayata geçirildiğini söyledi.


-"Anlaşmanın eğit-donat programı ile ilişkisi yok"

Yılmaz, söz konusu tasarının hiçbir şekilde eğit-donat programı ve Suriye muhalefeti ile bir ilişkisinin olmadığının da altını çizdi.
ABD'li senatörlerin Türkiye'de basının durumuna ilişkin yayımladıkları bir yazı ile ilgili soruları da yanıtlayan Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Basına dönük yurtdışından yapılan tezviratların bir algı operasyonunun parçası olduğunu söylemek zorundayım. Son dönemlerde ülkemizin demokratikleşmeye dönük sağladığı uluslararası imajı gölgeleme çabası var. Buna çeşitli iç çevrelerin de çanak tuttuğunu biliyoruz, maalesef. Çünkü bazen şunu görüyoruz; hükümetin aleyhine olacaksa bir iş gerekirse ülkemizi de karalayabiliriz gibi bir yaklaşım maalesef olduğunu görüyoruz. Ancak gerçekler ortadadır; Türkiye'de hiçbir basın mensubu basın mensubu olma kimliğiyle herhangi bir baskıya, takibe uğramamaktadır. Diğer bütün mesleklerde olduğu gibi, basın mensuplarının da suç işleme özgürlüğü, ayrıcalığı yoktur. Basın mensubu da olsanız, başka meslekten de olsanız, suç işleyenler adalet önünde hesap vermek zorundadırlar. Bunun basın özgürlüğüyle de ilgisi yoktur."

-"Herkesin Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o makama saygı göstermesi gerekir"

Yılmaz, Cemil Bayık'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a dönük bir ifadesi aktarılarak, bu konudaki değerlendirmesinin sorulması üzerine de, Erdoğan'ın herkesin cumhurbaşkanı olduğunu, halkın çoğunluğunun oyuyla seçilerek, göreve geldiğini söyledi.

"Herkesin Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o makama saygı göstermesi gerekir" diyen Yılmaz, şöyle devam etti:
"Her konuşanın birtakım hakaret içeren ifadelerini Meclis'in bu ortamında dile getirmek de çok doğru bir üslup olmadığına inanıyorum. Bunu Sayın vekilimiz niçin burada ifade etme ihtiyacı duydu, niçin gündeme getirdi bunu da halkımızın takdirine bırakıyorum."
AK Parti iktidarı olarak hiçbir şekilde Ortadoğu'da dış müdahalelere olumlu bakmadıklarını, buna karşı politikalar geliştirdiklerini aktaran Yılmaz, bu bölgenin iç dinamiklerini kullanarak demokratikleşmesinden yana bir anlayış içinde olduklarını söyledi.


Kaynak: AA