Türkiye'nin İnsani Yardım Başarısı Tescillendi
ANKARA - ESRA ALTINMAKAS - Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Fuat Oktay, Türkiye'nin en fazla uluslararası yardımda bulunan dördüncü ülke olmasından gurur duyduklarını belirterek, "Tüm ülkelerin insani yardım için verdiği katkıda yüzde 8 azalma varken, Türkiye'nin tam aksi yönde çok ciddi artışla dördüncü sıraya oturuyor olması çok önemli. Bu Türkiye'nin hem uluslararası alandaki siyasal itibarının hem de ekonomik ve sosyal boyuttaki gelişmişliğinin bir göstergesi" dedi.
Oktay, AA muhabirine, BM Cenevre Ofisinde Kalkınma İnisiyatifleri kuruluşunun hazırladığı ve bu yıl 10'uncusu yayımlanan Küresel İnsani Yardım Raporu'nda, Türkiye'nin en fazla uluslararası yardımda bulunan ülkeler listesinde dördüncü sırada yer almasını değerlendirdi.
Raporun, Türkiye'nin insani yardımlarda geldiği noktayı tüm dünyaya göstermesi açısından önemli olduğunu dile getiren Oktay, raporda Türkiye'nin, ABD, Avrupa Birliği ve İngiltere'nin ardından geldiğini söyledi.
Oktay, "AB, tüm üye ülkelerinin finanse ettiği kuruluşların yardımlarıyla ikinci sırada. Dolayısıyla Türkiye dördüncü sırada derken, bunu da dikkate almak gerekiyor. Resmiyette dört ancak ülkeler boyutunda üçüncü sırada olarak değerlendirebiliriz" dedi.
Bu durumun, Türkiye'nin sınırlarının ötesindeki insani durumlarla ne kadar içli dışlı olduğunu gösterdiğini belirten Oktay, raporun, ülkenin, sadece sınırları içerisinde değil, sınırlarının ötesinde de çıkar beklemeksizin sıkıntı yaşayan insanların yardımına koştuğunu gösterdiğini bildirdi.
-"Bu, dünyadaki etkinliğimizin de göstergesi"
Oktay, son yıllarda tüm dünyada ekonomik kriz nedeniyle yardımların azaldığını söyledi.
BM'nin geçen yıl yardım için donörlerinden talep ettiği toplam rakamın 5,2 milyar dolar olduğunu anlatan Oktay, ancak bunun yaklaşık yüzde 63'ünün karşılanabildiğini ifade etti.
Raporda "son bir yılda ülkelerin insani yardım için yaptığı harcamaların yüzde 8 azaldığına" işaret edildiğini vurgulayan Oktay, şunları kaydetti:
"Tüm ülkelerin verdiği katkıda yüzde 8 azalma varken, Türkiye'nin tam aksi yönde ciddi artışla dördüncü sıraya oturuyor olması çok önemli. Bu aslında Türkiye'nin hem uluslararası alandaki siyasal itibarının hem de ekonomik ve sosyal boyuttaki gelişmişliğinin bir göstergesi. Dünya böyle kabul ediyor. Biz bununla gurur duyuyoruz. Bu, AFAD, TİKA, Türk Kızılayı, Türkiye'deki bütün kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız olarak dünyadaki etkinliğimizin de göstergesi. Burada Hükümetimizin verdiği çok yoğun bir destek var. Sayın Başbakanımızın ilk günden beri 'açık kapı politikası' çerçevesinde devam eden bir insani yardım. Bu dün Libya, Somali için öyleydi, bugün yine öyle. Dün Pakistan, Afganistan için öyleydi, bugün Myanmar için öyle."
-"Yaptığımız işleri anlatmakta alçakgönüllü davranıyoruz"
Oktay, "Türkiye'nin, yaptığı işleri dünyaya anlatmakta yeteri kadar başarılı olmadığı" yönünde eleştiriler aldıklarını da ifade ederek, "Bu, Türkiye olarak alçakgönüllülüğümüzden geliyor. Ancak belki bundan sonra alçakgönüllülüğü bir kenara bıkarıp yaptığımız işleri doğru anlatmamız gerekiyor. Biz de tüm kurum ve kuruluşlarımızla, ısrarla bunu yapacağız. Bütün dünyanın da bunu bilmesini istiyoruz" diye konuştu.
-"Türkiye'nin en büyük avantajı dinamik yapısı"
Raporda "Somali'de 2010-2012 yıllarında 257 bin kişinin öldüğü bilgisinin yer aldığını bildiren Oktay, "Yani nüfusun yüzde 4,6'sı. Böyle bir trajedinin yaşandığı ortamda, Türkiye başbakanıyla, bakanlarıyla, bütün kurum ve kuruluşlarıyla oradaydı. Şu anda hala kurumlarımız ve projeler boyutunda oradayız" dedi.
Türkiye'nin nakdi yardım dağıtıp dönen bir ülke olmadığının altını çizen Oktay, şöyle devam etti:
"Yardımları çok ciddi projelendiren, neredeyse kalkınma programına dönüştüren bir strateji takip ediyoruz, bu da son derece başarılı. Raporun, bir anlamda kendisini eleştiren bir boyutu da var, bu da önemli. 257 bin kişinin ölmesini beklemek gerekmiyor yardım için. Şimdi tekrar Somali için yardıma çıkıyor ama bu kadar kişiyi kaybettikten sonra. Burada önemli olan ihtiyaç duyulduğu anda, dinamik şekilde bu insanların yanında olmak. Sonradan gelip, ölenleri geri getirme şansınız yok. Türkiye'nin en büyük avantajı burada. Son derece dinamik bir yapımız var, anında hareket ediyoruz. Bunu BM de AB'deki kurum ve kuruluşlar da ifade ediyor."
Oktay, Türkiye'nin dünyadaki devletlerle kıyaslanamayacak kadar az idari giderle, alınan yardımları yüzde 95'in üzerinde direkt ihtiyacı olan insanlara ulaştırdığını, ülkenin bu anlamda gurur duyulacak bir noktada olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: AA
Raporun, Türkiye'nin insani yardımlarda geldiği noktayı tüm dünyaya göstermesi açısından önemli olduğunu dile getiren Oktay, raporda Türkiye'nin, ABD, Avrupa Birliği ve İngiltere'nin ardından geldiğini söyledi.
Oktay, "AB, tüm üye ülkelerinin finanse ettiği kuruluşların yardımlarıyla ikinci sırada. Dolayısıyla Türkiye dördüncü sırada derken, bunu da dikkate almak gerekiyor. Resmiyette dört ancak ülkeler boyutunda üçüncü sırada olarak değerlendirebiliriz" dedi.
Bu durumun, Türkiye'nin sınırlarının ötesindeki insani durumlarla ne kadar içli dışlı olduğunu gösterdiğini belirten Oktay, raporun, ülkenin, sadece sınırları içerisinde değil, sınırlarının ötesinde de çıkar beklemeksizin sıkıntı yaşayan insanların yardımına koştuğunu gösterdiğini bildirdi.
-"Bu, dünyadaki etkinliğimizin de göstergesi"
Oktay, son yıllarda tüm dünyada ekonomik kriz nedeniyle yardımların azaldığını söyledi.
BM'nin geçen yıl yardım için donörlerinden talep ettiği toplam rakamın 5,2 milyar dolar olduğunu anlatan Oktay, ancak bunun yaklaşık yüzde 63'ünün karşılanabildiğini ifade etti.
Raporda "son bir yılda ülkelerin insani yardım için yaptığı harcamaların yüzde 8 azaldığına" işaret edildiğini vurgulayan Oktay, şunları kaydetti:
"Tüm ülkelerin verdiği katkıda yüzde 8 azalma varken, Türkiye'nin tam aksi yönde ciddi artışla dördüncü sıraya oturuyor olması çok önemli. Bu aslında Türkiye'nin hem uluslararası alandaki siyasal itibarının hem de ekonomik ve sosyal boyuttaki gelişmişliğinin bir göstergesi. Dünya böyle kabul ediyor. Biz bununla gurur duyuyoruz. Bu, AFAD, TİKA, Türk Kızılayı, Türkiye'deki bütün kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız olarak dünyadaki etkinliğimizin de göstergesi. Burada Hükümetimizin verdiği çok yoğun bir destek var. Sayın Başbakanımızın ilk günden beri 'açık kapı politikası' çerçevesinde devam eden bir insani yardım. Bu dün Libya, Somali için öyleydi, bugün yine öyle. Dün Pakistan, Afganistan için öyleydi, bugün Myanmar için öyle."
-"Yaptığımız işleri anlatmakta alçakgönüllü davranıyoruz"
Oktay, "Türkiye'nin, yaptığı işleri dünyaya anlatmakta yeteri kadar başarılı olmadığı" yönünde eleştiriler aldıklarını da ifade ederek, "Bu, Türkiye olarak alçakgönüllülüğümüzden geliyor. Ancak belki bundan sonra alçakgönüllülüğü bir kenara bıkarıp yaptığımız işleri doğru anlatmamız gerekiyor. Biz de tüm kurum ve kuruluşlarımızla, ısrarla bunu yapacağız. Bütün dünyanın da bunu bilmesini istiyoruz" diye konuştu.
-"Türkiye'nin en büyük avantajı dinamik yapısı"
Raporda "Somali'de 2010-2012 yıllarında 257 bin kişinin öldüğü bilgisinin yer aldığını bildiren Oktay, "Yani nüfusun yüzde 4,6'sı. Böyle bir trajedinin yaşandığı ortamda, Türkiye başbakanıyla, bakanlarıyla, bütün kurum ve kuruluşlarıyla oradaydı. Şu anda hala kurumlarımız ve projeler boyutunda oradayız" dedi.
Türkiye'nin nakdi yardım dağıtıp dönen bir ülke olmadığının altını çizen Oktay, şöyle devam etti:
"Yardımları çok ciddi projelendiren, neredeyse kalkınma programına dönüştüren bir strateji takip ediyoruz, bu da son derece başarılı. Raporun, bir anlamda kendisini eleştiren bir boyutu da var, bu da önemli. 257 bin kişinin ölmesini beklemek gerekmiyor yardım için. Şimdi tekrar Somali için yardıma çıkıyor ama bu kadar kişiyi kaybettikten sonra. Burada önemli olan ihtiyaç duyulduğu anda, dinamik şekilde bu insanların yanında olmak. Sonradan gelip, ölenleri geri getirme şansınız yok. Türkiye'nin en büyük avantajı burada. Son derece dinamik bir yapımız var, anında hareket ediyoruz. Bunu BM de AB'deki kurum ve kuruluşlar da ifade ediyor."
Oktay, Türkiye'nin dünyadaki devletlerle kıyaslanamayacak kadar az idari giderle, alınan yardımları yüzde 95'in üzerinde direkt ihtiyacı olan insanlara ulaştırdığını, ülkenin bu anlamda gurur duyulacak bir noktada olduğunu sözlerine ekledi.
