Abdulhamid'in torunu siyasete giriyor
Sakarya’nın Arifiye İlçesinde AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen “Dedem Abdulhamid Han” paneline katılan Sultan 2’inci Abdulhamid Han’ın 4’üncü nesil torunlarından Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu, panel sonrası yaptığı açıklamada siyasete katılmak istediğini belirtti.

Uzun süre gündemde kalan ve eleştirilere maruz olan Muhteşem Yüzyıl dizisiyle ilgili olarak Osmanoğlu, şunları söyledi: “Muhteşem Yüzyıl değil Muhteşem rezalet diyelim. Gün geçtikçe daha çok rezalet olduğunu duyuyoruz. İlk çıktığı günden bugüne kadar rezalet bir dizinin devam ettiğini ve bizleri üzdüğünü düşünüyoruz. En kısa zamanda bitmesini istiyoruz. Çünkü gerek yurt dışından olsun gerek Türkiye´den dünyanın her yerinden olsun insanlar böyle bir diziden çok rahatsız. Bizlere hitap eden bir dizi değil. Hakikaten bizleri tanıtan bir şey değil. Dedelerimiz hep at sırtında dünyaları fethederken biz tarihimizi düzgün bir şekilde anlatamıyoruz diye söyleniyorlar. Tarihimiz o kadar geniş ve düzgün ´Neden daha hâla bu hainlik?´ O yüzden bu hainliğin bir an önce bitmesini istiyoruz. Sinema için bir şekilde Sultan Abdülhamid Han´dan başlayarak diğer padişahları anlatmaya devam edeceğiz. Bizler tarihe aç kaldık. 80-90 senedir bize anlatılan yanlış bir tarih var. Hedefimiz yanlış anlatılan tarihin önüne geçmek. Sinema projemiz var. Yaklaşık bir yıllık bir çalışma, senaryolar yazılmaya devam ediyor. İnşallah bunu bir an önce hayata geçirmeyi düşünüyoruz”
Suriye 'de yaşanan sıkıntılı günlerin devam ettiğini vurgulayan Osmanoğlu, amcası Dündar Efendi 'nin Suriye 'de bulunduğunu ve bir an önce Türkiye 'ye getirilmesini istediğini belirtti. Osmanoğlu, Dündar Efendi´nin bir an önce Türkiye´ye gelmesini isteyerek sözlerini şöyle tamamladı: 'Can güvenliği yok, sıkıntılı dönemler geçiriyor ve rahatsız. Bunlar hem bizleri hem de Türk halkını derinden üzüyor. Sağolsun hem Dışişleri Bakanlığı hem de Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız olsun sürekli yanımızda olduklarını belirttiler. Şu an onları riske atmak istemediğimizi söyledik. Çünkü en ufak bir sıkıntıda yanlış bir hareket yapabilirler. Sonuçta yerlerini belli etmiş oluruz onlara bir koz vermiş olabiliriz. O yüzden iyi olduklarını haber alıyoruz. Şu an sessiz kalmak zorundayız ama daha da kötüye giderse artık gerekirse biz gidip alacağız.”
