TBMM Başkanı Cemil Çiçek'ten Açıklama
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yeni anayasa konusunda herkesin belli takvimlere takılıp kaldığını ancak takvimin bu işin tabiatında olduğunu belirterek, ''Çünkü seçimlere gidiyoruz. Siyasetin motoru yeniden ısınmaya başladı. Böyle bir ortamda anayasa yapmak gerçekten çok zor olur. Onun için önümüzde de fazla zaman yok. Uzlaşmayı bir an evvel temin etmeleri gerekiyor'' dedi.
Çiçek, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Yılmaz, Türkiye'nin hem çözüm sürecini hem yeni anayasayı uzlaşma içerisinde tamamlamasını dilediklerini söyledi.
Bu konuda umutlarının devam etiğini kaydeden Yılmaz, ''En önemli umudumuz, Anayasa Komisyonu'nun başında sizin varlığınız. Geniş, engin siyasi tecrübeniz ve uzlaşmacı kişiliğinizle, Türkiye'nin uzlaşma kültürüne önemli katkılarınızın olacağını biliyoruz'' diye konuştu.
Yılmaz, iş dünyası olarak, güçlü demokrasinin gerektirdiği güçlü ekonomiyi yaratmak için sorumluluklarının farkında olduklarını, çalışmalarını bu yönde sürdüreceklerini ifade etti.
Cemil Çiçek de TÜSİAD'ın kurulduğu günden beri Türkiye'nin sorunları ile ilgili ciddi çalışmalar yapan, raporlar hazırlayan ve bunu kamuoyu ile paylaşan önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi.
Türkiye'nin gündeminde bir çok sorun bulunduğunu ancak üç sorunun, başka sorunların anası durumunda olduğunu vurgulayan Çiçek, şöyle devam etti:
''Türkiye kalıcı politikalar sürdürmek, işi çözmek daha fazla bu işleri gelecek kuşaklara bırakmamak mecburiyetinde. Bunlardan biri anayasa sorunudur. Bu anayasadan kaynaklanan bir çok sorun var. Bunu çözmeden onların çözülmesi kesinlikle mümkün olmaz. Burada yanlış kuralar dururken, doğru sonuç beklemek beyhudedir.
İkincisi, terör sorunudur. Türkiye bu sorunla uğraşmakta, insan, imkan, fırsat, zaman kaybetmekte. Sorun giderek, zaman zaman hiç de arzu etmediğimiz boyutlara ulaşmaktadır. Bunun bir şekilde çözüme kavuşturulması lazım.
Üçüncü sorun, Türkiye'nin tasarruf sorunu. Türkiye, yeteri kadar tasarruf etmeyen bir ülkedir. Yüzde 12-13 nispetinde tasarrufla Türkiye, koyduğu hedefleri yakalamakta ciddi ölçüde zorlanır. Rakibimiz olan ülkeler yüzde 20-30 hatta bir ara yüzde 50-53 ile tasarruf ederken, Türkiye yüzde 12-13 tasarruf ediyor. Türkiye'de büyüme hızı şu çıktı, bu çıktı... Ekmeğe göre köfte olur. Türkiye maalesef biraz israf toplumudur.
Bu üç konuya bağlı olarak diğer sorunlar çözüme kavuşacaktır. TÜSİAD'ın bu yöndeki çabalarını biliyor ve önemsiyorum. Sizin gibi kuruluşların bir başka önemi daha var. Artık günümüz demokrasisi temsili demokrasi olmaktan çıktı. İletişim araçları, insanların beklentileri, demokrasi ve özgürlük alanları genişledikçe temsili demokrasiden, gelişmiş ve katılımcı demokrasiye geçti. Temsili demokrasinin aktörleri siyasi partilerdir. Bunun için anayasamız hala o tekerlemeyi sürdürür durur. Ne kadar geriden geldiği ortada. 'Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları siyasi partilerdir' der. Nerede kaldığını anlayın bu anayasanın. Bugün demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları, siyasi partilerden çok demokratik sivil toplum kuruluşlarıdır.''
-''Darbelerin tortusu önümüzde duruyor''
Çiçek, anayasanın Türkiye'de 30 yıldır gündemde olduğunu, özelikle son 5-10 yıldır daha fazla gündeme geldiğini ifade etti.
Mevcut anayasanın, Türkiye'nin istediği sonuçları elde etme imkanını büyük ölçüde engellediğini dile getiren Çiçek, ''Türkiye rekabet edemez hale geliyor. İyi işleyen bir devlet mekanizmasını tesis edemiyoruz. Kuvvetler arasında çekişme oluyor, dengesizlik var. Etkin ve verimli bir devlet, kaliteli bir kamu hizmeti, kaliteli toplam bir hizmet sunma konusunda bu anayasa ciddi engel teşkil ediyor'' diye konuştu.
Anayasanın 19 kez değiştiğini, 17'sinin gerçekleştiğini ikisinin yoldan döndüğünü ifade eden Çiçek, bir binanın temelinde 19 defa değişiklik yapılıyorsa, bu binada bir çürüklük olduğunun anlaşılacağını kaydetti.
Kısmi değişikliklerle anayasanın çağdaşlaştırılmasının mümkün olmadığına işaret eden Çiçek, Türkiye'nin bu anayasa ile yoluna devam edemeyeceğini söyledi.
Çiçek, şöyle konuştu:
''Bütün partilerin anayasa taahhüdü var. Bütün sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri de yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Bu, siyasi talep olmaktan çıktı, toplumsal talep haline dönüştü. Hatta yaşadığımız bir kısım sıkıntılardan, görülmekte olan davalardan yola çıkarsak, bu, talep olmaktan da çıktı toplumsal zaruret haline geldi. Siz bir taraftan bu anayasayı yapanları yargılayacaksınız, ondan sonra da onların yaptığı ve kötülediğimiz bu anayasadan yetki alacağız. Yargılamayı yapan hakim de size konuşan Meclis Başkanı da bu anayasadan yetki alıyor.
Bir başka zaruret de şuradadır. Kamuoyu bunun yeteri kadar üzerinde durmuyor. Demokratik hukuk devletinde çıkardığınız yasaları anayasaya uygun çıkarmak zorundasınız. Anayasa Mahkemesi de denetimini bu yönde yapar. Biz sabahlara kadar oturup kanun çıkarıyoruz, paketler çıkarıyoruz. Neye göre, bu anayasaya göre. Ama öbür taraftan, en başta dört siyasi partimiz olmak üzere herkes diyor ki 'Bu anayasa yanlış, hükümler doğru değil.' O zaman yanlışa niye uyduruyoruz bu yasaları- Burada çelişkimiz var. Anayasa Mahkemesi de 'Yanlışa niye uymadınız-' diye denetliyor. Bir ülke uzunca süre böyle bir abesle iştigal edebilir mi-
AB müktesebatına uyum için ve Türkiye'nin ulusal programı çerçevesinde bir çok uyum paketi çıkardık. İyi de anayasanın kendisi o normlara uymuyor. O zaman nasıl olacak bu iş- Neresinden bakarsak bakalım, gerçekten bu anayasa açısından Türkiye ciddi bir sorunla karşı karşıya. Bunun değişmesi gerekiyor. Hiç vakit kaybetmeden, yeni bir anayasanın yapılması gerekiyor.
Darbeleri önleme komisyonu kuruyoruz. İyi de 'darbeleri önleme komisyonu' diyoruz, darbelerin tortusu önümüzde duruyor. O araştırmayı yapan komisyon da yetkisini bu anayasadan alıyor. Türkiye'nin karşılaştığı garip, çelişkili durumu en önce siyasetçilerin görmesi gerekiyor.''
-''Siyasetin motoru yeniden ısınmaya başladı''
Cemil Çiçek, ilk defa dört partinin yeni anayasa için bir araya geldiğini, bunun önemli olduğunu ancak şimdi bundan daha önemlisinin, bu işi olumlu bir şekilde sonlandırmak olduğunu dile getirdi. Aksi halde başlangıçtaki birlikteliğin topluma yansımasının bu manada çok olumlu olmayacağını kaydeden Çiçek, şunları söyledi:
''Burada da çok fazla zamanımız yok. Herkes belli takvimlere takılıp kalıyor. Ama takvim işin tabiatında, içinde var. Çünkü seçimlere gidiyoruz. Artık bazı partilerimiz belediye seçimleri ile ilgili fiilen kampanyalara başladı, adayları gösteriyor. Siyasetin motoru yeniden ısınmaya başladı.
Böyle bir ortamda anayasa yapmak gerçekten çok zor olur. Onun için önümüzde de fazla zaman yok. Tabii komisyonda bunları söyledik, söylüyoruz. Uzlaşmayı bir an evvel temin etmeleri gerekiyor. Tabii uzlaşamayanlara da sizin cevabınızın olması lazım. Yani dört parti birbirine ne der onu bilemem, diyecek söz bulurlar. Ama doğrusunu isterseniz, size verecek bir cevabımız bizim olmaz. Çünkü vatandaş neticeden gider, 'Yaptınız mı yapamadınız mı- Yapamadıysanız o sizin meseleniz' der. Artık kendi meselelerimizle toplumu meşgul etmemek lazım.
Bu konu Türkiye içinde merak konusu, Türkiye dışında da yakinen izlenen bir konudur. Türkiye bu yöntemle bir anayasa yapabilirse güvenirliği, demokrasi noktasındaki sınavı çok iyi sonlanmış olacaktır. Buna uğraşıyoruz. Ama kolay olmadığını da sizler de takdir edersiniz. Çünkü siyasi ortam, atmosfer, tartışmalar, tartışmaların dozu; bize bir kısım sıkıntılar da çıkarmıyor değil.''
Muhabir: Kubilay Çelik
Yayıncı: Sefa Salantur
Kaynak: AA
Yılmaz, Türkiye'nin hem çözüm sürecini hem yeni anayasayı uzlaşma içerisinde tamamlamasını dilediklerini söyledi.
Bu konuda umutlarının devam etiğini kaydeden Yılmaz, ''En önemli umudumuz, Anayasa Komisyonu'nun başında sizin varlığınız. Geniş, engin siyasi tecrübeniz ve uzlaşmacı kişiliğinizle, Türkiye'nin uzlaşma kültürüne önemli katkılarınızın olacağını biliyoruz'' diye konuştu.
Yılmaz, iş dünyası olarak, güçlü demokrasinin gerektirdiği güçlü ekonomiyi yaratmak için sorumluluklarının farkında olduklarını, çalışmalarını bu yönde sürdüreceklerini ifade etti.
Cemil Çiçek de TÜSİAD'ın kurulduğu günden beri Türkiye'nin sorunları ile ilgili ciddi çalışmalar yapan, raporlar hazırlayan ve bunu kamuoyu ile paylaşan önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi.
Türkiye'nin gündeminde bir çok sorun bulunduğunu ancak üç sorunun, başka sorunların anası durumunda olduğunu vurgulayan Çiçek, şöyle devam etti:
''Türkiye kalıcı politikalar sürdürmek, işi çözmek daha fazla bu işleri gelecek kuşaklara bırakmamak mecburiyetinde. Bunlardan biri anayasa sorunudur. Bu anayasadan kaynaklanan bir çok sorun var. Bunu çözmeden onların çözülmesi kesinlikle mümkün olmaz. Burada yanlış kuralar dururken, doğru sonuç beklemek beyhudedir.
İkincisi, terör sorunudur. Türkiye bu sorunla uğraşmakta, insan, imkan, fırsat, zaman kaybetmekte. Sorun giderek, zaman zaman hiç de arzu etmediğimiz boyutlara ulaşmaktadır. Bunun bir şekilde çözüme kavuşturulması lazım.
Üçüncü sorun, Türkiye'nin tasarruf sorunu. Türkiye, yeteri kadar tasarruf etmeyen bir ülkedir. Yüzde 12-13 nispetinde tasarrufla Türkiye, koyduğu hedefleri yakalamakta ciddi ölçüde zorlanır. Rakibimiz olan ülkeler yüzde 20-30 hatta bir ara yüzde 50-53 ile tasarruf ederken, Türkiye yüzde 12-13 tasarruf ediyor. Türkiye'de büyüme hızı şu çıktı, bu çıktı... Ekmeğe göre köfte olur. Türkiye maalesef biraz israf toplumudur.
Bu üç konuya bağlı olarak diğer sorunlar çözüme kavuşacaktır. TÜSİAD'ın bu yöndeki çabalarını biliyor ve önemsiyorum. Sizin gibi kuruluşların bir başka önemi daha var. Artık günümüz demokrasisi temsili demokrasi olmaktan çıktı. İletişim araçları, insanların beklentileri, demokrasi ve özgürlük alanları genişledikçe temsili demokrasiden, gelişmiş ve katılımcı demokrasiye geçti. Temsili demokrasinin aktörleri siyasi partilerdir. Bunun için anayasamız hala o tekerlemeyi sürdürür durur. Ne kadar geriden geldiği ortada. 'Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları siyasi partilerdir' der. Nerede kaldığını anlayın bu anayasanın. Bugün demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları, siyasi partilerden çok demokratik sivil toplum kuruluşlarıdır.''
-''Darbelerin tortusu önümüzde duruyor''
Çiçek, anayasanın Türkiye'de 30 yıldır gündemde olduğunu, özelikle son 5-10 yıldır daha fazla gündeme geldiğini ifade etti.
Mevcut anayasanın, Türkiye'nin istediği sonuçları elde etme imkanını büyük ölçüde engellediğini dile getiren Çiçek, ''Türkiye rekabet edemez hale geliyor. İyi işleyen bir devlet mekanizmasını tesis edemiyoruz. Kuvvetler arasında çekişme oluyor, dengesizlik var. Etkin ve verimli bir devlet, kaliteli bir kamu hizmeti, kaliteli toplam bir hizmet sunma konusunda bu anayasa ciddi engel teşkil ediyor'' diye konuştu.
Anayasanın 19 kez değiştiğini, 17'sinin gerçekleştiğini ikisinin yoldan döndüğünü ifade eden Çiçek, bir binanın temelinde 19 defa değişiklik yapılıyorsa, bu binada bir çürüklük olduğunun anlaşılacağını kaydetti.
Kısmi değişikliklerle anayasanın çağdaşlaştırılmasının mümkün olmadığına işaret eden Çiçek, Türkiye'nin bu anayasa ile yoluna devam edemeyeceğini söyledi.
Çiçek, şöyle konuştu:
''Bütün partilerin anayasa taahhüdü var. Bütün sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri de yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Bu, siyasi talep olmaktan çıktı, toplumsal talep haline dönüştü. Hatta yaşadığımız bir kısım sıkıntılardan, görülmekte olan davalardan yola çıkarsak, bu, talep olmaktan da çıktı toplumsal zaruret haline geldi. Siz bir taraftan bu anayasayı yapanları yargılayacaksınız, ondan sonra da onların yaptığı ve kötülediğimiz bu anayasadan yetki alacağız. Yargılamayı yapan hakim de size konuşan Meclis Başkanı da bu anayasadan yetki alıyor.
Bir başka zaruret de şuradadır. Kamuoyu bunun yeteri kadar üzerinde durmuyor. Demokratik hukuk devletinde çıkardığınız yasaları anayasaya uygun çıkarmak zorundasınız. Anayasa Mahkemesi de denetimini bu yönde yapar. Biz sabahlara kadar oturup kanun çıkarıyoruz, paketler çıkarıyoruz. Neye göre, bu anayasaya göre. Ama öbür taraftan, en başta dört siyasi partimiz olmak üzere herkes diyor ki 'Bu anayasa yanlış, hükümler doğru değil.' O zaman yanlışa niye uyduruyoruz bu yasaları- Burada çelişkimiz var. Anayasa Mahkemesi de 'Yanlışa niye uymadınız-' diye denetliyor. Bir ülke uzunca süre böyle bir abesle iştigal edebilir mi-
AB müktesebatına uyum için ve Türkiye'nin ulusal programı çerçevesinde bir çok uyum paketi çıkardık. İyi de anayasanın kendisi o normlara uymuyor. O zaman nasıl olacak bu iş- Neresinden bakarsak bakalım, gerçekten bu anayasa açısından Türkiye ciddi bir sorunla karşı karşıya. Bunun değişmesi gerekiyor. Hiç vakit kaybetmeden, yeni bir anayasanın yapılması gerekiyor.
Darbeleri önleme komisyonu kuruyoruz. İyi de 'darbeleri önleme komisyonu' diyoruz, darbelerin tortusu önümüzde duruyor. O araştırmayı yapan komisyon da yetkisini bu anayasadan alıyor. Türkiye'nin karşılaştığı garip, çelişkili durumu en önce siyasetçilerin görmesi gerekiyor.''
-''Siyasetin motoru yeniden ısınmaya başladı''
Cemil Çiçek, ilk defa dört partinin yeni anayasa için bir araya geldiğini, bunun önemli olduğunu ancak şimdi bundan daha önemlisinin, bu işi olumlu bir şekilde sonlandırmak olduğunu dile getirdi. Aksi halde başlangıçtaki birlikteliğin topluma yansımasının bu manada çok olumlu olmayacağını kaydeden Çiçek, şunları söyledi:
''Burada da çok fazla zamanımız yok. Herkes belli takvimlere takılıp kalıyor. Ama takvim işin tabiatında, içinde var. Çünkü seçimlere gidiyoruz. Artık bazı partilerimiz belediye seçimleri ile ilgili fiilen kampanyalara başladı, adayları gösteriyor. Siyasetin motoru yeniden ısınmaya başladı.
Böyle bir ortamda anayasa yapmak gerçekten çok zor olur. Onun için önümüzde de fazla zaman yok. Tabii komisyonda bunları söyledik, söylüyoruz. Uzlaşmayı bir an evvel temin etmeleri gerekiyor. Tabii uzlaşamayanlara da sizin cevabınızın olması lazım. Yani dört parti birbirine ne der onu bilemem, diyecek söz bulurlar. Ama doğrusunu isterseniz, size verecek bir cevabımız bizim olmaz. Çünkü vatandaş neticeden gider, 'Yaptınız mı yapamadınız mı- Yapamadıysanız o sizin meseleniz' der. Artık kendi meselelerimizle toplumu meşgul etmemek lazım.
Bu konu Türkiye içinde merak konusu, Türkiye dışında da yakinen izlenen bir konudur. Türkiye bu yöntemle bir anayasa yapabilirse güvenirliği, demokrasi noktasındaki sınavı çok iyi sonlanmış olacaktır. Buna uğraşıyoruz. Ama kolay olmadığını da sizler de takdir edersiniz. Çünkü siyasi ortam, atmosfer, tartışmalar, tartışmaların dozu; bize bir kısım sıkıntılar da çıkarmıyor değil.''
Muhabir: Kubilay Çelik
Yayıncı: Sefa Salantur
