'kalbimize Yaptığımız Kötülükler'

Vücudumuzda bütün organların bir işlevi ve vazgeçilmez görevleri var.

Ancak adeta hayatın aynası olan kalbin yeri başka. Kalbin sağlığı ya da sağlıksızlığı bu aynanın yansıttığı görüntülerden kaynaklanıyor. Kalbimiz kıymetli ancak çoğu zaman onun kıymetini takdir edemeden yaşayabiliyoruz. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, insanın kalbine yapacağı en büyük iyiliklerin başında diyetine dikkat etmenin geldiğini söyledi.

Dağdelen, beslenmeyi düzenleyerek, koroner arter hastalıklarından ölüm riskinin yüzde 30-60 oranında azaltılabildiğini belirtti.

Prof. Dr. Sinan Dağdelen, kalbe verilen zararları şöyle sıraladı: "Geç kalkıp geç yemek, acıkmadan yemek, yatmadan önce yemek, kötü beslenmek, sürekli oturmak, hareketsiz kalmak, spor yapmamak, sürekli aşırı strese maruz kalmak, yağ dokusu artışı ile kilo almak, aşırı alkol tüketmek, sigara içmek, kalbimizi bir şikayet oluncaya kadar hiç aklımıza getirmemek." Prof. Dağdelen, kalp sağlığı konusundaki bilinç düzeyinin hala istenilen seviyeye gelmediğini, bu konuda yanlış bilinenler olduğunu vurguladı. Prof. Dağdelen, önemli uyarılarda bulundu. Özellikle göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, tıkanma veya yanma gibi belirtilerin, kalp damar hastalıklarının erken belirtileri olabileceğine dikkat çeken Dağdelen, şu bilgileri verdi: “Bu şikayetler, göğüste sağda veya solda, kollarda, mide üzerinde, boyunda veya çeneye doğru olabilir. Bunun yanı sıra erken yorulmak, nefes darlığı veya nefes alamama hissi, fenalık hissi, boğulur gibi olmak, çarpıntı veya ritim düzensizliği, baygınlık hissi ve gece uyandıran tıkanma hisleri bir kalp hastalığı belirtisi olabilir.”KALP KONTROLLERİNİ KAÇ YILDA BİR YAPTIRMALI? Bir sağlıklı kişinin, erkekte 40 ve kadında 50 yaşından sonra düzenli kalp kontrolleri yaptırması gerektiğine işaret eden Dr. Dağdelen, şöyle devam etti: “Bu kontroller, düşük riskli kişilerde her iki yılda bir, yüksek riskli kişilerde ise her yıl yapılmalıdır. Çünkü bir önceki veriler artık geçmişte kalmıştır ve bu süre zarfında metabolizma değişebilir ve bazı hastalıklar başlayabilir. Birinci derece bir yakınında kalp damar hastalığı olan kişiler 30 yaşından itibaren ilk kontrollerini yaptırmalıdır. Kardiyak risk oranlarını gözden geçirmeli ve riskini yükselten fiziksel, diyetsel, yaşam alışkanlıkları ile ilgili veya kan tahlilleri ile ilgili bozukluklar için erkenden tedbir almalıdır.”Dr. Dağdelen, 2009 yılı sonunda yayınlanan Jupiter isimli araştırmada elde edilen sonuçlar hakkında ise şu bilgileri verdi: “Çalışmaya alınan ve statin dediğimiz kolesterol ilacını içeren ve 17 binden fazla hastada yapılan araştırmada, bir gruba bu ilaç verilirken, diğer gruba ise hiçbir şey verilmiyor. Kolesterol ilacı verilen grubun başlangıçtaki kolesterolleri tamamen normal bulunuyor. Kanlarında CRP maddesi yani inflamasyon göstergesi yüksek bulunuyor ve beş yıl boyunca takip ediliyor. İlaç almayanlarda ise şu bulgular elde ediliyor: "Kalp krizi iki buçuk kat daha fazla, beyin felci iki kat daha fazla, damar tıkanıklığı ameliyat girişimi gereksinimi iki kat daha fazla, ilaç almayanlarda kriz, felç, kalp damar hastalığından ölüm iki kat daha fazla, bütün ölüm nedenleri ise 1,25 kat daha fazla.”