Kamalak: 'Türkiye’nin Milli Güreş’e İhtiyacı Var'
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Millet olarak hepimizin canını yakan terör olayları Türkiye’mizin, aziz milletimizin Milli Görüş'e ne kadar ihtiyacı olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi.

Terörle mücadele yönteminin yanlış olduğunu söyleyen Kamalak, Türkiye’de terörle mücadelede 3 aşamalı bir program uygulanması gerektiğini belirtti ve ilk aşamada akan kanın acilen durdurulması gerektiğini belirtti.
"Akan kanın durdurulmasından sonra pansuman ve tedaviye geçilmelidir. O tedavilerde iktisadi, sosyal, psikolojik ve eğitim yönleriyle ortaya çıkar. Ama tüm sorunların en etkin ilacı hiç şüphesiz ki İslam'dır" diye konuşan Kamalak, Türkiye’nin topyekün sorunlarının çözüm adresinin Milli Görüş olduğunu dile getirdi.
Her şeyden önce temel değerlerin ön planda tutulması gerektiğini vurgulayan Kamalak, Çanakkale'de resmi kayıtlara göre 250 bin, gayri resmi kayıtlara göre ise 400 bin şehit verildiğini belirterek, “Temellerimize inmemiz gerekir. Kurtuluş Savaşı esnasında Adana'da, İçel'de Kahramanmaraş'ta, Gaziantep'te, Şanlıurfa'da binlerce şehit verdik. Bu şehitlerin tamamı Türk, Laz, Kürt, Çerkez değildi. Ama tamamı Müslüman'dı. O münasebetle bu temel değeri ülkenin harcı olarak ele almak durumundayız. Bunu aksi biçimde yorumlanmasına müsaade etmemeliyiz. Alevisiyle, Sünnisiyle, Bektaşisiyle, Caferisi ile hepimiz Müslüman'ız. Başta türlü yorumlar, davranışlar ancak ve ancak küresel emperyalizmin işine yarar. Farklı davranış ve yorumlara ülkenin birliği, bütünlüğü kardeşlik hukuku bakımından asla müsaade edilmemelidir" diye konuştu.
Hükümetin Suriye konusunda yanlış bir yol izlediğini söyleyen Kamalak, “Suriye ile ilgili olarak biz 10 ay önce Türkiye'nin Suriye politikasını 'yanlıştır' diye yorumlamıştık. Bu yanlış, yanlıştır. O tarihten bu güne geçen zaman bizi doğruladı. Saadet Partisinin söylemlerini teyit etti. Keşke yanılmış olsaydık. Yani hükümetin uygulaması doğru çıksa da keşke biz yanılmış olsaydık. Hükümet hala yanlış yapıyor” dedi.
