Askon'dan Dost Meclisi Toplantısı
Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, son 100 yıllık geçmişte Müslümanların yediği içtiği gıdaların kendi kontrolünden çıktığını söyled.

Kendine göre bir logo uydurmuş, şartlar koymuş, sertifika veriyor. Hem Avrupa'daki Müslümanlar hem de gayrimüslim üreticiler tedirgin bu konuda" dedi.
Hayvani gıdada, et yiyen değil ot yiyen hayvan etinin helal olduğunu vurgulayan Büyüközer, "Oysa bugün yem fabrikaları, hayvan yemlerine kan, kemik unu gibi hayvani gıdalar katmaktadır. Beslenme şeklindeki bu köklü değişimin, hayvanın yapısında nasıl bir değişim meydana getirdiği, 'helal gıda' düşüncesiyle önemli bir konu haline gelmektedir" diye konuştu.
Helal konusunda önemli noktanın et ve tavuk kesimi ve işlenmesi olduğunu belirten Büyüközer, şöyle devam etti: "GİMDES sertifika verirken öncelikle tavuğun yediği yem kontrol ediliyor. Burada aranan şart tavuğun yüzde 50'den fazla necis gıdalarla beslenmemiş olması. Kesime giden tavukların bayıltılması için kullanılan voltajın Endonezya, Malezya ve Singapur'da da kullanılan değerlerde olması isteniyor. Tavuk, ölümüne sebep vermeyecek ve yere bıraktığınızda bir dakika içinde kendine gelecek şekilde elektrik şoku ile bayıltılıyor. Kesimin elle, Müslüman kasaplar tarafından yapılma şartı koşuluyor. Kasaplardan da her kestikleri tavuk için Besmele çekmeleri isteniyor. Kesimde kan akıtılıyor. Yolma hattında ise tavuğun içinden dışına, dışından da içine sızma olmayan 54 derecelik sıcaklıktaki sudan geçirilerek tüyleri yolunuyor." "Helal" kelimesini bir Müslümanın doğumundan ölümüne kadar yaşam tarzının genel adı olarak tanımlayan Büyüközer, bunun en önemli dinamiğinin de helal lokma olduğunu ifade etti.
Son 100 yıllık geçmişte Müslümanların yediği içtiği gıdaların kendi kontrolünden çıktığını anlatan Büyüközer, şunları söyledi: "Gıda üretiminde kullandığımız yöntem, makine ve hammaddenin Batı'dan gelmesi nedeniyle helal olmayan unsurlar gıdalarımıza karışabiliyor. Buradan hareketle dünyada Helal Sertifikası ihtiyacı doğmuş. Bugün çeşitli ülkelerde, bu konuda kurumlar oluşmuş, oluşmaktadır. Helal gıda üzerinde çalışmalar yapması en çok beklenen ülke Türkiye’dir. Helal sertifika, isminden de anlaşılacağı gibi İslami bir mevzu. Çünkü helal kelimesi tamamen dini bir kavram. Helal, Allah’ın izin verdiği ve sınırlarını çizdiği bir hayat nizamı. Allah yüce kitabında bunlarla ilgili bir takım talimatlar ortaya koymuş. Evlenirken, ticaret yaparken, yürürken, yatarken, yemek yerken, konuşurken bu talimatlara uygun hareket etmek durumundayız. İnsanlar bunlara riayet ettiği takdirde hayatlarını helal bir çizgide sürdürmüş olacak. Bu helal yaşamın içerisinde de, insanı en çok ilgilendiren, insanın maddi ve manevi hayatına etki eden kısım, yediği, içtiği gıdalar. Yediği içtiği gıdaları, helal noktaya getirebilmek için, fert fert insanın kendisi ilgilenmesi gerekiyor. Ama ilgilenemiyor. Neden? Çünkü endüstriyel üretimin içerisinde üretilen öyle ürünler var ki, insanların onların içinde ne var, nasıl üretilmiş, katkı maddeleri neler, bilmesine imkan yok. Bunun için bir kurumun oluşması gerekiyordu. GİMDES de insanlar adına bu işi yapmak için var olan bir kurum olarak faaliyetini sürdürüyor. "
