Eczacılık Haftasının Gündeminde Bitkisel Ürünler Var

20. Bölge Sakarya Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Yontar, bu sene Eczacılık Haftası’nın odağında Bitkisel Ürünler olduğunu belirtti.

Eczacılık Haftasının Gündeminde Bitkisel Ürünler Var
“Her bitkiye güvenemezsiniz ama eczacınıza güvenebilirsiniz” diyen Yontar, ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelen “Bitkisel Ürünlerin ve Gıda Takviyelerinin Kullanımı” konusunda gerek eczaneler gerekse tüm iletişim kanalları aracılığı ile halkı bilgilendirmeyi hedeflediklerini belirtti.

2009 yılından itibaren belirli temalar etrafında Eczacılık Haftası olarak kutlamaya başlanan 14 Mayıs’ın odağına bu yıl bitkisel ürünlerin olduğunu anlatan Yontar, “14-20 Mayıs 2011 tarihleri arasında kutlayacağımız Eczacılık Haftası’nda ülkemizde ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiş bulunan “ Bitkisel Ürünlerin ve Gıda Takviyelerinin Kullanımı” konusunda gerek eczanelerimiz gerekse tüm iletişim kanalları aracılığı ile halkımızı bilgilendirmeyi hedefliyoruz. Bu noktada sağlık otoritelerini, sağlık çalışanlarını ve sağlık hizmetinden yararlananları yani sağlık alanının tüm bileşenlerini mesleki ve toplumsal sorumluluklarının farkına varmaya devam ediyoruz” dedi.

SAĞLIĞI CİDDİ ANLAMDA TEHDİT EDİYOR
Dünya ölçeğinde değişen “sağlıklı olma” anlayışı çerçevesinde “alternatif tedavi” ya da “destekleyici tedavi” gibi farklı tedavi yöntemlerine ve bitkisel ürünlere yönelik günden güne artan bir ilgi olduğunu ve buna paralel olarak söz konusu ürünlerin kullanımına bağlı ilaç etkileşimleri ve rahatsızlıklarında da artış gözlemlendiğini dile getiren Yontar, “Bu durum, bitkisel ürünler konusunda hesap verilebilirliğe ilişkin kamusal talebi yükseltmekte. Söz konusu ürünlerle ilgili yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi mesleki ve toplumsal sorumluluklarının daha fazla sorumluluk yüklemektedir. Bitkisel ürünler konusunda ülkemizdeki mevcut uygulamalara bakıldığında, gerek alanın tanımlanması gerekse yasal düzenlemeler ve denetim aşamasında ciddi sıkıntılar olduğu görülmektedir. Söz konusu alanda ülkemizde en önemli sorunlardan biri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan ‘gıda destek maddesi’ adı altında ruhsat alıp bitkisel tedavi edici şekliyle piyasaya sürülen ürünlerdir. Hiçbir standardizasyonu olmayan bitkisel ürünlerin ve gıda takviyelerin bir yere özgü değerlendirmeler yapılmaksızın, bilimsel yetkinliğe sahip olmayan kişilerce, herhangi bir denetime tabi olmayan mekanlardan ya da radyo, televizyon ve internet gibi iletişim kanalları ile tanıtılmakta, reklamı yapılmakta ve satışa sunulmaktır. Söz konusu ürünler içerikleri tam kontrol edilmediği ve denetlenmediği için sağlığını ciddi boyutlarda tehdit etmektir” dedi.

Bugün Avrupa Farmakopesi’nde 247 bitkisel ürün bulunduğunu kaydeden Yontar, bu ürünlerden hazırlanan ekstreler ve diğer maddelerin bitkisel ilaç olarak tanımlandığını söyledi.

2010 yılında yürürlüğe konulan “Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Yönetmeliği” ile Türkiye’de de bitkisel ilaçların sunumunda eczanelerin yetkili ve sorumlu olduğu yasal bir çerçeveye kavuşturulduğunu anlatan Yontar, “Ancak bitkisel ilaç tanıtımı ve sınıflandırılması açısından mevzuatta boşluklar bulunmakta, dolayısıyla söz konusu ürünler yürürlükte bulunan gıda kontrolünde etkinliği ve güvenirliği kanıtlanmış ilaçlarla tedavi edilmesi gereken rahatsızlıkları önlediği, tedavi ettiği veya tedaviye yardımcı olduğu şeklindeki halkı yanlış yönlendirecek iddialarla ve ilaç olarak algılanabilecek biçimde ambalajlanarak piyasaya sunulmaktadır” dedi.

GEREĞİNDEN FAZLA KULLANILMAMALI
‘Sağlığa ilişkin tüm ürünlerde olduğu gibi bu ürünlerin kullanımı noktasında akıldan çıkarılmaması gereken hususun; gereğinden fazla dozla kullanılması ya da faydalanıcıların doğru belirlenememesi durumunda bitkisel ürünlerin yarardan çok zarar getireceği’ olduğunu ifade eden Yontar, “Bitkisel ürünler özellikle çocuklarda, hamilelerde ve emziren kadınlarda, yaşlılarda, ergenlik çağındaki gençlerde, bağırsaktaki emilimi etkileyen patolojik durumlarda, uzun süren ya da cerrahi müdahaleden geçmiş hastalardan beklenenden çok daha farklı veya çok daha artmış oranlarda etki gösterebilmektedirler. Bu anlamda bitkisel ürünlerin ancak gıda takviyesi tanımlanmasından uzaklaştırılarak ilaç döngüsü içine girdikleri takdirde takip edilebileceği, yanlış kullanımların önüne geçilerek herhangi bir yan etki görüldüğünde mümkün olan en kısa sürede gerekli önlemlerin alınabileceği, daha da önemlisi ölümlere varan sonuçların engellenebileceği açıktır. Diğer yandan bitkisel ürünler ve gıda takviyeleri diğer ilaçlarla birlikte kullanılırken son derece dikkatli olunması gerekmektedir. Birey bu konuda en doğru bilgiye hakim ve eczacı vasıtasıyla ulaşabilir” diye konuştu.

ECZACI UZMAN KİŞİDİR
“Eczacı, temel uzmanlık alanı ilaç olan, bu bağlamda sağlık alanındaki görev ve yetkileri devredilemeyecek ve vazgeçilemeyecek bir sağlık elemanıdır” diyen Yontar, “İlaçların kompozisyonu, preparasyonu, saklanması ve reçete edilmesi ile hakkındaki derinlemesine bilgiye sahip olan eczacı “ilaç” olarak değerlendirilmesi gereken bitkisel ürünler hakkında da uzman olan kişidir. Zira Türkiye’de bitkisel ürün, drog ya da ilaçlarla ilgili olarak eğitim alan asli meslek grubu eczacıdır. Doğru üretim standartlarına göre üretilmiş bitkisel ilaçların doğru danışmanlık hizmeti ile halka sunulması ancak eczacılar eliyle yürütülebilir. Diğer yandan bitkisel ilaçların bir sağlık profesyoneli olan eczacının danışmanlığı olmaması sebebiyle yanlış kullanımının artması sonucu halk sağlığında yaşanan olumsuzluklar sağlık ekonomisini de etkilemektedir. Bir başka deyişle yanlış bitkisel ürün kullanımı yarattığı olumsuz sonuçlar itibariyle sağlık ekonomisi bakımından da büyük bir külfet getirmektedir. Bu bağlamda bitkisel ürünlerin kullanım şekli, miktarı ve süresi hakkında açık, net ve doğru bilginin eczacıdan öğrenilip doğru tedavinin eczane aracılığıyla sürdürülmesi toplum sağlığı ve ülke ekonomisi açısından temel bir önem arz etmektedir” dedi.

ECZANELERDEN ALIN
Halk sağlığı açısından yarın daha büyük sorunlarla karşılaşılmak istenilmiyorsa gıda takviyesi adı altında sağlık beyanları kullanılarak piyasaya sürülen, yazılı ve görsel medyaya tanıtımı ve pazarlanması yapılan ürünlerin satışının acilen durdurulması gerektiğini kaydeden Yontar şunları söyledi: “Sağlığa ilişkin her türlü ürün Sağlık Bakanlığı’nın onayından geçtikten sonra bir sağlık profesyoneli olan eczacı danışmanlığında hastalara ulaştırılmalı, bu ürünlerin satışı yalnızca eczanelerimizden gerçekleştirilmelidir. Altını bir kez daha özenle çizmek isteriz ki bitkisel ilaçların halkla en güvenli biçimde ulaştırılması Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış, sağlığın kılcal damarları olan eczanelerle mümkündür. Unutmayın her bitkiye güvenemezsiniz, ama eczacınıza güvenebilirsiniz.”
Kaynak: İHA