KCK Sanığından İtiraf: Akademide Terör Örgütü İdeolojisi Anlatılıyor

KCK iddianamesinde yer alan bilgilere göre, tutuksuz bir sanık ek ifadesinde, BDP’nin Siyaset Akademisi’nde anlatılanların terör örgütünün ideolojisini benimsetme ve örgüte eleman kazandırma amacına yönelik olduğunu itiraf etti.

KCK Sanığından İtiraf: Akademide Terör Örgütü İdeolojisi Anlatılıyor
Sanık, ders veren bazı kişilerin terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan ve Murat Karayılan’dan gelen notları da okuduğunu söyledi.

Akademiye bir süre devam ettiğini belirten sanık, orada, Kürtlerin şu anki taleplerinin öncelikle demokratik özerklik olduğunun anlatıldığını belirtti.

Sanık, bunun elde edilmesinden sonra İran, Irak, Suriye ve Türkiye'deki Kürt nüfusu da içine alacak şekilde meydana getirilen coğrafyada oluşturulacak Kürdistan isimli devletin, Demokradik Konfederalizm yöntemiyle yönetileceğinin anlatıldığını kaydetti.

KCK davasının tutuksuz sanıklarından Delil Botan Kahraman, savcılara verdiği ek ifadesinde Siyaset Akademisi’nde anlatılanların terör örgütünün amaçları doğrultusunda olduğunu itiraf etti. Kahraman, BDP’nin Siyaset Akademisi’ni internetten duyduğunu ders programına bakınca tarih, felsefe, kuantum fiziği gibi ilgisini çeken dersler olduğunu söyledi.

Kartal'daki BDP yetkilileriyle görüştüğünü ve arkadaşı Gökçen Gökberk ile birlikte BDP Ümraniye İlçe Başkanlığı’nın üst katında bulunan 'siyaset akademisi' isimli yere gittiğini anlattı. Kendisiyle yapılan mülakat sonrasında, akademinin derslerine katılabileceğinin söylediğini belirten Kahraman, akademi olarak kullanılan dairede sınıfların normal olduğunu, panolarda bir kısım şahısların fotoğraflarının yer aldığını söyledi.

Tanımadığı bu şahısların görüntülerinden terör örgütü mensupları olduğunu tahmin ettiğini ifade eden Kahraman, “Çünkü bu şahısların üzerlerinde, terör örgütü mensuplarının kullandığı kıyafetlere benzer giysiler vardı.” dedi.

İlk derse Deniz Zarakolu’nun girdiğini belirten Kahraman, “Uygarlık Tarihi ve Doğal Toplum dersiydi. Deniz hoca uygarlık tarihini ve toplumsal gelişmeleri anlatıyor, zaman zaman da ‘Savunmalarda da bu şekilde izah ediliyor’ tarzında sözler sarf ediyordu. Ben savunmalar tabirinden ne kastettiğini daha sonra felsefe dersinde öğrendim ve Uygarlık Tarihi Dersi'nin Abdullah Öcalan’ın savunmalarına bina edildiğini anladım. Deniz Hoca, uygarlık tarihini Abdullah Öcalan’ın savunmalarına dayanarak anlatıyordu. Ayrıca bu dersin bir bölümünde Deniz Hoca Türkiye'nin güneydoğusu, İran'ın güneybatısı, Irak'ın kuzeyi ve Suriye'nin güney batısından oluşan coğrafyayı Kürdistan olarak nitelendiriyordu.” dedi.

Felsefe dersini de Tuncer Özdoğan isimli şahsın anlattığını ifade eden Kahraman, “Tuncer hoca dersin sonlarına doğru ve özellikle son derste Felsefe ve Felsefe Tarihi ile ilgili anlattığı hususların Abdullah Öcalan’ın savunmalarında ileri sürdüğü temel mantığa dayandığını beyan etti. Hatta, örneğin Karl Marx'ın bazı düşüncelerini Abdullah Öcalan tarafından yorumlanış şeklini ve isabetini dile getirdi. Ben savunmalar tabirinden Abdullah Öcalan’ın savunmalarının kast edildiğini ve felsefe tarihinin Abdullah Öcalan’ın savunmalarına ve dolayısıyla PKK'nın ideolojisine dayandığını o derste öğrendim.” ifadelerini kullandı.

Sanık Kahraman, adının Sinan soyadını ise Arslan olduğunu hatırladığı şahsın, bir ders sonunda o hafta Abdullah Öcalan’ın avukatlarının Öcalan'la görüşmesinden sonra oluşturulan notları elindeki belgelerden okuduğunu söyledi.

ÖRGÜTÜN NİHAİ HEDEFİ KÜRDİSTAN
Başka bir zaman Demokratik Konfederalizm isimli bir ders işlenmeye başlandığını ifade eden Kahraman, Mustafa isimli şahsın Demokratik Konfederalizm'i öncelikle bir yönetim tarzı olarak anlattığını belirtti.

Kahraman şunları anlattı: “Kürdistan bölgesi üzerinde Demokratik Konfederalizmi anlatmaya devam etti. Mustafa hocanın anlatmasına göre konfederalizmde her köy her belde ve her yerleşim birimi kendi içinde bir yönetim birimi ve temsil yeri olacak bunlar merkezden bir iradeye tabi olacaklar, ders arasında Mustafa Hoca Kürtlerin şu andaki taleplerinin öncelikle demokratik özerklik olduğunu bunun elde edilmesinden sonra İran, Irak, Suriye ve Türkiye'deki kürt nüfusu da içine alacak şekilde meydana getirilen coğrafyada oluşturulacak Kürdistan isimli devletin Demokradik Konfederalizm yöntemiyle yönetileceğini beyan etti. Demokratik Konfederalizm ayrı bir devletin yani Kürdistan devletini ön görmektedir. Mustafa hocanın anlattığına göre örgütün nihayi hedefi de bu devleti tesis etmektir.”

KARAYILAN’DAN GELEN NOTLAR OKUNDU
Bu dersin sonunda Sinan Arslan’ın elinde bir kısım notlarla sınıfa geldiğini kaydeden Kahraman, “Bu notların gündeme ilişkin süreci anlattığını, bu notların Cuma kod adlı terör örgütü liderlerinden Murat Karayılan’dan geldiğini beyan ederek notları okudu. Notlarda örgütün şu anda devletle bir ateşkes sürecinde olunduğu, demokratikleşme kapsamında seçime kadar bazı adımların atılması gerektiği, eğer bu adımlar atılmazsa seçim sonrası topyekün devletle savaşa başlanacağını beyan ediyordu. Gelen notta genel hatlarıyla anlatılanlar bunlardı.” dedi.

Kahraman, kısa boylu beyaz saçlı bir kişinin de PKK'nın kuruluşu ve gelişiminde ciddi fedakarlıklar yapıldığını, Abdullah Öcalan’ın bu hareketin doğmasındaki rolü anlatılarak yüceltildiğini söyledi.

Tamamen iyi niyetle ve kültürel amaçla siyaset akademisine gittiğini savunan sanık Kahraman, “Söz konusu akademi her ne kadar Barış ve Demokrasi Partisi’nin bir kuruluşu gibi gösterilmekte ise de yapılan eğitimler ve verilen dersler tamamen PKK/KCK terör örgütünün ideolojisini benimsetme ve bu örgüte eleman kazandırma amacına yöneliktir. Ben bunu akademinin sonlarına doğru öğrendim. Kendim Kürtçe dahi bilmiyorum. Herhangi bir terör örgütüyle ilgi ve alakam olmamıştır. Ben tamamen iyi niyetimin kurbanı oldum.” itirafında bulundu.

BDP’Lİ AVUKAT GERÇEĞİ ANLATMAMI ENGELLEDİ
Bu ifadeyi soruşturmanın başında vermek istediğini belirten Kahraman, ancak isminin Mustafa Eraslan olduğunu ve BDP tarafından görevlendirildiğini öğrendiği avukatın telkinlerde bulunduğunu anlattı. Kahraman, daha sonraki KCK operasyonlarında gözaltına alınarak tutuklanan avukat Eraslan’ın kendisine, “Bu yapıyı anlatmazsam benim faydama olacağını, suçu kabul etmememi, siyaset akademisinde yaşadıklarımı gerçeğiyle anlatırsam sıkıntıya gireceğimi söyledi. Bu nedenle ben de şu andaki ifademi beyan edemedim.” dedi.

Soruşturma kapsamında 31 Ekim 2011 tutuklanan Kahraman, 2 Ocak 2012 tarihinde serbest kaldı .