İto Başkanı Yalçıntaş'ın Malatya Sevgisi
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş, "Her Malatyalı, gözü kapalı, kendisiyle yola çıkılacak bir yol arkadaşıymış" dedi.

Yalçıntaş, şu şekilde konuştu: 'Malatyalıların girişimcilik ruhunu, tüm Türkiye için örnek oluşturan vizyonunu, tarihsel bir tespitle, sizinle paylaşmak istiyorum. Birçoğunuzun bildiği gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarında Malatya'da bir gazete çıkar. Adı Malatya'dır. Bu gazete siyasi olayların yanı sıra ekonomik ve ticari gelişmelere de yer ayırır. Gazetenin 12 Ocak 1924 tarihli nüshasında ekonomi üzerine bir yazı yayınlanır. Yazının başlığı 'iktisat ve elektrik 'tir. Orada şöyle yazar; 'Mevcudiyetimizi idame ettirmek (sürdürmek) evvelemirde ihracatımız ile ithalatımız arasında mümkün mertebe müsavat (eşitlik) tesisine ve servetimizi tezyit (artırmak) için de, ihracatımızı artırmaya çalışmak mecburiyetindeyiz. Binaenaleyh muhtaç olduğumuz şeylerin birçoğunu kendi memleketimizden tedarik etmek ve daima paramızın ecnebi memleketlere akıp gitmesine meydan vermemek lazımgelir.' Yazının daha sonraki bölümünde yurtdışına en çok, aydınlatmada kullanılan gazyağı (petrol) için para ödendiğine dikkat çekilir. Ve müthiş öneri gelir: Malatya'daelektrik üretelim. Bu konuda İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden elektrik ve makine mühendisi Mehmet Refik Bey'den gelen teklif anlatılır ve elektrik üretimi için çağrıda bulunulur. Macid Bey'in kaleme aldığı bu yazı iki şeyi birden gösteriyor: Birincisi, Malatya'lı sorunlara çözüm üretmekte çok mahirdir. İkincisi de o günün tespitleri bugün için de aynen geçerlidir. Bugün de ekonomik kalkınmamız ihracat ile ithalatımız arasındaki dengeye bağlıdır. İhracatımız, yerli hammaddeye ve ara mala dayanmakzorundadır. Ancak bu şekilde ithalatımıza yetişen, hatta onu aşan bir ihracatı, dolayısıyla kalkınmayı gerçekleştirebiliriz. 90 yıl önceki bu ruhu biz Malatya'da ve Anadolu'nun her ilinde hakim kılabilirsek, işte o zaman Türkiye 2023 hedeflerine başarıyla ulaşır. İşte o zaman, Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yerini alır. İşte o zaman, Türkiye'nin her şehri, kendi markalarını üretir. '
