Beyşehir’de Kanal Boylarında Oltaya Yasak Yok
Konya’nın Beyşehir İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Nurettin Karşıyaka, Beyşehir Gölü’nde 15 Mart’tan itibaren ticari avcılığın yanı sıra sportif olta avcılığına getirilen yasaklamanın bölgedeki kanal boylarında söz konusu olmadığını bildirdi.

Karşıyaka, Beyşehir Gölü’nde ticari avcılığın yanı sıra olta avcılığına yasağın süresi dolana kadar kesinlikle müsaade etmeyeceklerini, bu konudaki denetim ve kontrolleri güvenlik güçlerinin de desteğiyle sıkı bir şekilde sürdürdüklerini belirtti.
Bakanlık tarafından 15 Mart’ta uygulamaya konulan yasağın sadece Beyşehir Gölü’nde değil 34 ildeki bütün iç sularda da halen uygulanmasının sürdüğünü de anımsatan Karşıyaka, şunları kaydetti: “Gölde olta avcılığında geri adım atılması diye bir şey söz konusu değil. Buna zaten yetkimiz de yok. Olta avcısı, olta ile avlanmanın balık neslinin üremesine zararı olmadığını iddia ediyor. Oysa, yasak dönemde yumurtası olan bir dişi balığın bile avlanması bizce çok önemli. Çünkü, bir dişi balık en az 250 bin adet yumurta bırakıyor. Bu balık avlanmamış olsa balık neslinin artmasına yapacağı katkıyı bir gözünüzün önüne getirin. Bu az sayı mıdır? Lütfen bunu göz önünde bulunduralım. Bu konuda kesinlikle taviz yok. Nitekim geçtiğimiz günlerde olta ile avlanmak için Afyonkarahisar ve Konya illerinden gelen 5 olta avcısına toplam 8 bin lirayı geçen bir cezai müeyyide uygulandı. Beyşehirli hemşehrilerimizin ise yasak başladığından bu yana kurallara uyduğunu görmek bizleri oldukça sevindiriyor. Kendilerine bu duyarlılıkları için teşekkür ediyoruz. Bu arada, sadece olta avcılığını denetlemiyoruz. İşte son olarak dün güvenlik güçlerimizle müşterek yaptığımız kontrollerde Yeşildağ açıklarında göle serilmiş olan 2 bin 100 metrelik iki ayrı balıkçı ağını tespit ettik ve takılan bir miktar balıkla birlikte el koyduk. Balıkları milli emlak müdürlüğümüze teslim ettik. Yani yasak dönemde hem ticari, hem de olta balıkçılığına yönelik denetim ve kontrollerimiz gerek göl üzerinden, gerekse karadan olmak kaydıyla bundan böyle de sürecek.”
