MTSO, Genç İşsizlere El Atıyor
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye’de işsizlik rakamı düşse de genç işsizlik oranının hala çok yüksek olduğunu belirterek, “Bizce en önemli sorun budur” dedi.

Sanayide, üretimde marka olmuş, teşviklerle büyümüş birçok bölgenun işsizlikte Mersin 'in üstünde olduğuna işaret eden Aşut, aldığı yoğun göçe, hızlı artan nüfusuna, ekonomik ve siyasi kriz yaşayan bölgelere en yakın illerden biri olmasına rağmen, Mersin 'in yatırım çektiğini, ürettiğini, yeni pazarlar bulduğunu ve insanına iş verdiğini vurguladı. TR 62 bölgesinin Mersin ve Adana illerini kapsadığı için rakamın yüksek olduğuna dikkat çeken Aşut, 2011 'in istihdam şampiyonu olan Mersin 'in işsizliğinin Türkiye ortalaması olan 9,8 'in altında olduğunu ifade etti. Türkiye 'nin, hizmet sektörü dışında, nitelikli işgücü gerektiren sanayi sektörü gibi sektörlere kayması ve istihdam yaratması gerektiğinin altını çizen Aşut, şöyle devam etti: “Nitelikli insan gücü anlamında Mersin olarak büyük çaba sarf ettik. Özellikle genç işsizlere odaklandık. TOBB öncülüğünde başlattığımız ve Mersin 'in önemli bir pilot il olduğu UMEM- Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri projesini en iyi uygulayan ve İstanbul 'dan sonra en çok kurs açan illerin başında geldik. MTSO olarak, iş garantili meslek edindirme kursları düzenledik. İşi takip ettik. İş dünyası elini taşın altına koydu ve bunun sonuçlarını aldık.”
“GENÇ İŞSİZ ORANIMIZ YÜKSEK”
Mersin 'in işsizlikle mücadele yakaladığı başarıyı da değerlendiren Aşut, kentin 2011 yılında Türkiye 'nin oransal olarak istihdam şampiyonu olduğunu ve yaklaşık 30 bin kişinin işe girdiğini anımsattı. Bu başarıya rağmen genç işsiz oranının oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Aşut, şunları söyledi: “Türkiye bazında genç işsizliğimiz yüzde 21,7 'den yüzde 18,4 düşse de oldukça yüksektir. Bizce en önemli sorun budur. Her yıl çalışma çağına girenlerin sayısı artıyor. Sadece geçen yıldan bu yıla devreden işsiz sayısı 300 bin kişi. Önümüzdeki dönemlerde büyüme hızı beklentimiz düştüğüne göre, düşen büyüme hızı ile artan genç işsizliğe köklü bir çözüm bulmak olası görünmüyor. Burada yapılması gereken şey, teşvik sistemini bu anlamda iyi kurgulamak ve iş dünyası ile daha yakın iş birliği yapmaktır. Çin 'den sonra en hızlı büyüyen ülkeyiz. Öte yandan, ABD 'den sonra en büyük cari açığa sahibiz. Ekonomimizin sürdürülebilir ilerlemelere ihtiyacı var. Bu anlamda, Türkiye üretmeli, üretime odaklanmalı ve bunu destekleyecek nitelikte insan gücünü yetiştiren bir eğitim modeli uygulamalıdır. Yerli üretime rekabet gücünü arttıracak yönde teşvik verilmelidir. Böylece istihdam sanayi sektörü gibi daha sağlıklı alanlara kayacak, yeni yatırımlarla yeni istihdam alanları yaratılacaktır. Yerli üretimin desteklenmesinin istihdama sağlayacağı katkı beraberinde ithalatta azalmayı getirecek ve cari açığın azalmasında çözüm olacaktır.”
