Milletvekili Öz, MİT Kanununu Değerlendirdi
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, MİT kanunun siyasi polemik haline getirilmesinin doğru olmadığını söyledi.

Öz, MİT teşkilatına topyekun yüklenilmesinin doğru olmadığını savunarak, 'Türkiye'nin gündemini ne yazık ki, farklı şekilde meşgul etti. Ben şunu çok net söylüyorum; Türkiye, AK Partiyle birçok önemli badireleri atlatmıştır. Buda çok masumane bir şey değildir. Türkiye'de bugünlerde PKK terör örgütünün eylemlerine başladığı bir ortamda, hemen yanı başımızda Suriye'de hakikaten çok önemli halk ayaklanmalarının ve katliamların olduğu bir süreçte İran ile İsrail arasındaki problemin hat safhada olduğu birdönemde Türk MİT teşkilatının bu tür işlerle meşgul edilmesi bence Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin pekte hayrına olmamıştır. Bunu kurumlar arasında veya AK Partiyle bir kesim arasında bir sürtüşme olduğunu söylemek bence çok yanlış bir şeydir. Böyle bir şey söz konusu değildir. Sadece oradaki savcıların özensiz davranmalarından kaynaklanıyor. Yani bir kamu görevlisi, bu yargıda olsa, seçilmişte olsa, atanmışta olsa yapacağı işlerin ülkenin menfaatine olup olmadığını önceden düşünmesi gerekiyor. Yapılanküçük bir hareketin dünya kamuoyunda ülkemizi sıkıntıya sokacak bir durumdaysa; güçsüz, itibarını yitirmiş bir MİT'in kime ne faydası vardır? Şu bir gerçek, MİT'te de, kamu kurum ve kuruluşlarında da bu ülkeye ihanet eden, bu ülkenin insanlarına ihanet eden, bu tür eylemlere karışan kim varsa mutlaka gereği yapılmalıdır. Ama topyekun bir kurumu suçlu göstermek çok doğru değildir ' diye konuştu. Ana Muhalefet Partisi'ni de eleştiren Öz, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu tür konuşları Anayasa mahkemesine götürmesi tabi haklarıdır. CHP, şimdiye kadar bu ülkenin yararına yapılmış, bu ülkenin birliği, dirliği, uyumu ve kalkınması üzerine yapılmış bütün değişiklikleri anayasa mahkemesine götürmüştür ' ifadelerini kullandı
'TÜRKİYE'YE KARŞI YAPILACAK FÜZE SALDIRISINA KARŞI MALATYA'NIN TÜM BÖLGEYİ ALGILAYABİLECEK DURUMDA OLMASI NEDENİYLE BURASI TERCİH EDİLDİ ' Milletvekili Öz, Kürecik'e kurulan Füze Savunma Sistemiyle ilgili de bir açıklamada bulunarak, 'Kürecik'teki Füze Radar Sistemi, yaklaşık 5-6 aydır Türkiye'nin gündeminde dolayısıyla da Malatya'mızın gündemine yer edindi. Bu biz Füze Kalkanı değildir, bu bir Füze Rampası da değildir. Bu herhangi bir füze saldırısına karşı; füzelerin belirli bir menzili var bir menzile giderken de, o menzili ne kadar mesafede alacağı da teknik olarak bellidir. Dolayısıyla bir yerden bir yere bir füze fırlatıldığında bufüzenin, hangi zaman içerisinde, nereye gidebileceğini bu erken uyarı sistemi algılıyor. Ve bu çerçevede de füze rampalarının olduğu füzesavarlarının olduğu yere bilgi aktarılıyor. Ve bu atılan füzenin hedefine varmadan belirli boş bir alan üzerinde infilak etmesi sağlanıyor. Şimdi buradaki olay şu; bir defa bu Füze Radar Sistemiyle ilgili Bulgaristan ve Polonya'nın da böyle bir talebinin olduğu NATO'ya açıklandı. Şimdi Polonya ve Bulgaristan tarafına bu sistemin konuşlanması halinde bizim ülkemizinsadece Marmara bölgesine yönelik olabilecek füze saldırılarına karşı erken algılamada devreye girebiliyordu. Sadece o bölgeyi kapsayabiliyordu. Malatya'da daha önceden var olan bir tesisten dolayı Malatya tercih edilmiştir. Çünkü bu coğrafyada olması ülkemizin bütün yerlerine yapılacak herhangi bir füze saldırısına karşı algılama imkanı tanıdığı için Malatya tercih edildi. NATO genel sekreteri de, bu konu sorulduğunda buranın olduğunu tercih etmesi doğrudur. Türkiye'nin talebidir. Türkiye'nin talebininolması da, burada konuşlanacak olan sistemin Türkiye'ye yapılacak füze saldırısına karşı algılama imkanı olmasıdır. O açından burası istenmiştir. Bunu çok fazla siyasi polemik konusu yapmamak gerektiğine inanıyorum. Müttefiklerimize yönelik bir saldırı olması halinde NATO üyesi olan ülkelere olması halinde, İsrail bildiğim kadarıyla NATO üyesi değil, müttefikler arasında böyle bir paylaşım olacağı söylendi. Ama ben şunu net söylüyorum; bu mevzuatta böyle olabilir; şahsi kanaatim olarak, böyle bir bilgiyiNATO'nun İsrail'e karşı herhangi bir saldırıda İsrail'i bilgilendirmemesi de mümkün değil. Bunu da kendi şahsi fikrim olarak söylüyorum. Bu sistemin ayn.avcıların özensiz davranmalarından kaynaklanıyor.ısından zaten İsrail'de mevcut. Bu niye en çok polemik konusu oldu? Olası İran2ın İsrail'e karşı bir saldırısı olması durumunda İsrail'i korumak, kollamak için bu tesisin buraya kurulduğu söyleniyor. Ama yapılan anlaşmalarda, uluslar arası sözleşmelerde, yasa olarak İsrail'i uyarma veya bu konuda bilgi vermeimkanı görülmüyor. Ama uygulamada olabilir mi? Olabilir ' şeklinde konuştu.
