Chp'li Susam, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2013 Yılı Bütçesi Görüşmelerine Katıldı
CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, Meclis'te Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2013 yılı bütçesi görüşmelerine katıldı.

AR-GE’ye verilecek desteklerde hedeflerin çok altında kalındığını da hatırlatan Susam, "Son 5 yıldır AR-GE desteklerini yüzde 1,5’a çıkartma hedefi var. Fakat son 5 yılda gerçekleşen AR-GE desteği ancak binde 8 civarında kalıyor. Bunun nedeni AR-GE destekleri için yasaya koyulan 50 çalışan zorunluluğu, destekleri sadece birkaç büyük firmanın almasına imkan tanıyor. KOBİ’ler destekten faydalanamıyor. Çünkü ekonomik anlayışınız sadece büyük işletmelere değer veren ölçek ekonomisi anlayışıdır ve dünyada hızla terk edilmektedir" diye konuştu.
Hükümetin elektronik haciz yöntemi nedeniyle borçluların bankalar üzerinden işlem yapmaktan kaçındığını söyleyen Susam, "Yürüttüğünüz bu işlem çağın gereklerini içeriyor ve bir ihtiyaçtan doğuyor gibi görünebilir. Fakat kayıt dışılığı ve insanların banka üzerinden işlem yapmasını engelleyecek bir hale dönüşmüştür. Oysa bizim amacımız tam tersine insanları kayıt içine çekmek olmalıdır. Bu konuda çok küçük borçlar için elektronik haciz yapılmaması gibi yeni tedbirler almaya ihtiyaç vardır. Alkollü içecekler ve sigaraya yapılan zamlarla da kaçak sigara ve içkide önemli artış olmuştur. Bakkallar içinde bazı arkadaşların bu ticareti yaptığını gözlemliyorum. Hatta bir Güneydoğu Anadolu ilimize yaptığım ziyaret sırasında, cadde üzerinde açıkça kaçak sigaraların satıldığını tespit ettim" şeklinde konuştu.
2013 bütçesinde engellilere ayrılan payın arttırılmış olmasını olumlu bulan CHP’li vekil, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gerçekten, en çok desteğe ihtiyaç olan kesimlerden biri de engellilerdir. Ben de engellilere yönelik bir okul açmış ve onların sorunlarını çok yakından bilen birisi olarak evde bakımı ya da özel okulları teşvik etmek yerine devletin bu alana yatırım yapmasını daha doğru buluyorum. Milli Eğitim Kanunu'ndaki değişiklikle 21 yaşını geçen engelli çocuklarımızı okullaştırmadan uzaklaştırarak Halk Eğitim'e gönderiyoruz. Fakat ortada müthiş bir sıkıntı var. Çünkü Halk Eğitim’in ne yeterli binası, ne yetişmiş kadroları bulunuyor. Engelli bir çocuğun evde ailesi tarafından bakılması demek, hem çocuğun eve mahkum, hem de ebeveynlerin eve mahkum olması demektir. Öte taraftan, o çocukların okula geldiğinde sosyal anlamda ne kadar büyük gelişme kaydettiklerini bizzat gözlemledim. Gelin bu alanda para dağıtmak yerine okullaşmayı gerçekleştirelim. Bütçeyi bu yönde kullanalım ve geliştirelim. "
