İşte Suriye Tezkeresinin 4 gizli kodu

1- Her türlü saldırıya anında karşılık verilecek. 2- Süleyman Şah Türbesi'ne saldırı karşılıksız bırakılmayacak 3- PKK bağlantılı oluşumlara izin verilmeyecek. 4- Suriye'nin komşularında sorun çıkarsa oraya da asker gönderilecek

İşte Suriye Tezkeresinin 4 gizli kodu
Suriye ordu birliklerinin havan topu ateşi sonucu Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nde 5 sivil vatandaşın hayatını kaybetmesi sonrası hükümetin hızla Meclis'ten geçirdiği 'yabancı ülkelere asker gönderme tezkeresinin ' şifreleri çözüldü. Tezkerenin verdiği yetki ile Suriye'de bulunan ve Türk toprağı sayılan Süleyman Şah Türbesi'ne yönelik saldırı karşılıksız bırakılmayacak. Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü PKK bağlantılı tek taraflı oluşumlara izin verilmeyecek. Türkiye, Ürdün gibi Suriye'deki olaylardan olumsuz etkilenen ülkelere de ulusal güvenliğinin gerektirdiği somut durumları gözeterek gerektiğinde asker gönderebilecek.

EN İNCE AYRINTILAR
Önceki gün Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen Suriye tezkeresinin içeriği, kapsamı ve metni Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kurmayları ile yaptığı ve gece yarısına kadar süren toplantıda en ince ayrıntısına kadar düşünülerek hazırlandı. Neyin nasıl bir sonuç doğuracağı, hükümete ne kadar yetki verilmesi gerektiği uzun uzun tartışıldı. Toplantıda tezkere ve Türkiye'nin 4 kırmızı çizgisi belirlendi. Tezkeredeki yabancı ülke vurgusu ile Türkiye'nin kırmızı çizgileri şöyle:
1- ANINDA KARŞILIK: Türkiye, Suriye'den gelecek saldırılarılar konusunda teyakkuzda olacak. Türkiye'nin topraklarını ve milli güvenliğini hedef alan saldırılara tereddütsüz ve anında karşılık verilecek. Uluslararası hukukta 'mukabele-i bil misil ' olarak tanımlanan meşru müdafaa sınırları içinde verilecek askeri karşılık en az karşı taraftan yönelen saldırı ile eşdeğer olacak.
2-SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ: Suriye sınırlarında bulunan ancak Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi, hükümetin en hassas davranacağı konuların başında geliyor. Caber Kalesi içindeki bulunan Türbe'ye yönelik saldırı olması halinde son derece kararlı bir tutum ortaya konulacak. Türkiye, saldırıyı karşılıksız bırakmayacak. Türk askeri tarafından korunan türbe ile ilgili risk ortaya çıktığı anda ek askeri önlemler alınacak. Süleyman Şah Türbesi, Osmanlı Dev- leti'nin kurucusu Osman Bey'in dedesi Süleyman Şah'a ait. Süleyman Şah, 1086 yılında 2 muhafızı ile birlikte Fırat Nehri'ni geçerken şehit olunca, bölgede bulunan Caber Kalesi'nde toprağa verildi. Yıllar sonra Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilen bölgede Süleyman Şah adına türbe yaptırıldı. Türbe, 20 Ekim 1921'de Fransızlar ile yapılan anlaşma kapsamında Suriye sınırları içinde kaldı ancak bulunduğu alan Türk toprağı sayıldı. Lozan Anlaşması ile bu hak aynen korundu. 1973 yılında Suriye, türbenin yapılan Tabka Barajı altında kalacağını bildirmesi üzerine türbe Fırat Nehri doğusundaki Karakozak mevkiinde bulunan şu anki yerine taşındı. Süleyman Şah ve iki muhafızının mezarlarının bulunduğu 8 bin 797 metrekare alanı Türk askerleri koruyor ve burada Türk Bayrağı dalgalanıyor.
3-PKK BAĞLANTILI OLUŞUMA İZİN YOK: Türkiye için hayati önem taşıyan bir başka konu ise Suriye'nin kuzeyindeki yeni oluşumlar olacak. Terör örgütü PKK'nın, Kürt gruplar ile bir araya gelerek bölgede tek taraflı oluşumları örgütlemesine, Türkiye'nin güvenliğine tehdit oluşturacak şekilde yapılanmasına kayıtsız kalınmayacak. Türkiye, gelişmelerin toprak bütünlüğü ve sınır güvenliği açısından yakın tehlike oluşturacak boyuta gelmesi halinde diplomatik ve askeri önlemler alacak.
4- 'YABANCI ÜLKELER ' TANIMININ SIRRI: Tezkerede Suriye yerine 'yabancı ülkelere ' yazılmasının sırrı da ortaya çıktı. Bu ifade metne, Suriye'deki gelişmelerden komşusu ülkelerin olumsuz etkilenmesi ve Türkiye'den yardım istemeleri halinde hükümetin elinin rahat olması için konuldu. Suriye'nin komşularından herhangi biri Türkiye'den yardım ister veya Suriye'deki gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini tehdit edecek boyuta tırmanırsa asker seçenek gündeme gelecek. Örneğin, Esad yönetiminden kaçanların sınırına dayandığı Ürdün, Lübnan, Irak gibi ülkeler Türkiye'den yardım ister ve bu durum eş zamanlı olarak Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla da ilişkilendirilirse bu talep karşılıksız bırakılmayacak. Türkiye gerekirse asker sevki planlaması yapabilecek.